Dış rüzgarlar zorluyor

Dış rüzgarlar zorluyor

tyesılYurt dışı kaynaklı haberlerin iyi olduğu söylenemez. Mali piyasalardaki düşüş, “2008 benzeri yeni bir kriz gelir mi?” tartışmalarının artmasına neden oldu. Kriz kahinlerine daha fazla itibar edilir hale gelindi maalesef. Geçen haftaya kadar FED ağırlıklı olan gündem, Çin’e ve yaratacağı risklerden oluştu.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Mali piyasalardaki bu gelişmelerin yanı sıra, reel tarafta da göstergeler moraliteyi olumsuz etkiliyor. Örneğin HSBC’nin Küresel Ticaret Raporu’na göre dünya ticaret hacmindeki büyüme oranı 2014’te yüzde 3,1 iken, geçen yıl yüzde 1’e düştü.

2009-2013 arasında bu oranın iki haneli olduğunu anımsatırım. Hükümetlerin kendi ülkelerindeki üretimi, şirketleri koruma güdüsünün güçleneceği ve dünya ticaret hacminin küçüleceği tahmin ediliyor.

Küresel ekonomideki dikkate alınan navlun, konteyner, Süveyş Kanalı Geçiş İndeksi gibi göstergeler de pozitif değil. Dünyanın izlediği bir diğer önemli gösterge olan Baltık Dry İndeksi, 2008 krizindeki düzeyinin de altına düştü.

Dış dünyadan iyi rüzgarların esmediği ortada. Aslında bu rüzgarların geleceğini meteorolojinin 10 gün önce yaptığı kar tahmini misali biliyorduk. Evimizin, işyerimizin kapısını penceresini sağlamlaştırmak yerine siyasi tartışmalara odaklanmak, iş dünyasında moraliteyi olumsuz yönde etkiliyor.

Gündemin üst sıraları, reformlar, AB ile ilişkileri sıkılaştırma yerine, ‘Başkanlık’ tartışmalarıyla dolduruluyor. Güneydoğu’daki çatışmaların iş dünyasının gündeminde birinci sırada yer aldığına önceki sayımızdaki CEO anketinde yer vermiştik. Türkiye ekonomisi de maalesef bunun bedelini ödüyor.

Evet, düşen petrol ve emtia fiyatları nedeniyle ithalat faturamız düşüyor ama yakın bölgemizdeki petrol zengini ülkelere olan ihracatımızda da düşüşler var. Aram’ın hazırladığı haberde okuyacağınız gibi, sadece ihracat tarafında değil, Körfez bölgesinden gelen turistlerin harcamaları da geriliyor. Belki de petrol ve emtia fiyatlarındaki düşüşün lehimize mi yoksa aleyhimize mi olduğuna dair ciddi bir akademik araştırmaya ihtiyaç bulunuyor.

Kuruluşundan bu yana 26 yıldır ekonomiye pozitif taraftan bakan bir yayın organının yöneticisi olarak bazı gerçekleri görmezden gelmeyeceğim. Göstergelerin iyi olmadığı, iflas erteleme isteyen şirket sayısının arttığı bir ortamın olduğunun farkındayız. Burada sizlere iş dünyasında 53 yılı geride bırakan Mustafa Taviloğlu’nun sözlerini aktaracağım.

Taviloğlu, geçen hafta Türk Telekom’un ‘İşinin Liderleri Zirvesi’nin konuk konuşmacısı olarak İzmirli iş insanlarına seslendi. Konuşmasında altını çizdiğim ifadeleri sizlerle paylaşmak istiyorum: “İş yaşamında 3 şey önemlidir. 1. Para kaybetmek önemlidir. 2. Sağlığını kaybetmek daha önemlidir. 3. Morali kaybetmek çok daha önemlidir…”

Moralimizi diri tuttuğumuz bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap