Öngörülmeyen gelişim

Öngörülmeyen gelişim

İş dünyasının çok farklı kesimleriyle bir araya geldiğimiz için sohbetlerin içerikleri de büyük bir farklılık içeriyor. Örneğin, kimi iş insanlarına göre bazı teknokent yönetimlerinin hem Türkiye’de hem de Silikon Vadisi olmak üzere start up’ların dış merkezlerdeki açılımlarına sağladıkları destekler boşa akıtılıyor ve paraya yazık oluyor!

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Hükümetin Ar-Ge için verdiği destekler için de benzer eleştirileri tekrarlamak mümkün. Kimileri de bu yatırımların, önümüzdeki dönemde öngörülmeyen büyük bir fayda sağlayacağı görüşünde. Ben ikinci tarafa yakın hissediyorum kendimi…

Yaslanalım ve bir miktar geriye gidelim. 20-25 yıl öncesinde Elon Musk gibi bir girişimcinin, dünyanın sayılı ülkelerinin tekelinde olan uzaya uydu fırlatma alanında oyunu değiştiren bir konuma geleceğini düşünür müydünüz?

Bence, bu olasılık milyonda bir bile değildi. Ya şimdi? Geliştirdiği SpaceX uydu fırlatma platformunu bir kez değil, defalarca kullanma olanağıyla, uzayda ticarileşmenin kapısını açtığını söyleyebiliriz.

Dünyada kaç tane Elon Musk gibi girişimci çıkabilir, diye düşünebilirsiniz. Evet, bu alanda 10-20 farklı girişimciyi görmeyeceğiz. Lakin, başka alanlarda farklı gereksinimlerimizi karşılayan, beğeniyle kullandığımız uygulamalara bakalım.

Örneğin, cep telefonunuza bakmanızı öneriyorum. Lütfen, hangi uygulamaları kullandığınızı, bu uygulamaların çıkış tarihini ve ne kadarlık bir hacim, piyasa değeri yaratıldığını bir düşünün. Hesap zor değil, elinizin altında. Ne de olsa arama motoruna yazsanız 1-2 dakika içinde o bilgiye ulaşabilirsiniz.

Birçok ülkeden daha iyi olabiliriz, çok eksiğimiz olabilir ama Türkiye’de start-up’ları destekleyen, büyümesine katkı yapan her oluşuma, her girişime, her fikre, Ekonomist dergisi olarak her türlü desteği sağlayacağımızı tekrar ediyorum.

DNA’mız da bunu gerektiriyor. Geçmişte olduğu gibi, yenilikçi yapımızla bu alandaki değişimi, dönüşümü aktarmaya devam ediyoruz. Aynen, Burcu’nun hazırladığı kapak haberinde olduğu gibi. Start up’lara çekirdek sermaye desteği veren kurumlardaki girişimlerin tamamı ticarileşerek büyük hacimler yaratmayacaktır.

Ama sayıları az da olsa bazılarının üç haneli milyonlar, hatta milyar dolarlar düzeyinde hacim yaratacaklarına olan inancım tam. Bu girişimler bizim zenginliğimiz. Gelecekte bu yazıyı da sizlere anımsatacağım…

Fiziksel sermaye tabii ki önemlidir ama zengin insan kaynağının yarattığı fikirlerin daha önemli olduğu görüşündeyim. Aksi olsaydı, dünyanın doğal kaynak zenginliğini kontrol eden ülkelerin pozisyonu daha farklı olurdu. Sermaye çok ama fikirlere yatırım yapmak için gidip başka ülkeleri tercih ediyorlar. Sizce neden?

Geleceğe yönelik beklentilerin pozitif olduğu bir hafta diliyorum…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap