Reformlar ve kaliteli insan gücü

Reformlar ve kaliteli insan gücü

tyesılPerşembe akşamından beri Uludağ’da iş dünyasına ev sahipliği yapıyoruz. 2012’de başlayan Uludağ Ekonomi Zirvesi macerası beşinci yaşına girdi.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Her yıl yenilik katarak, içerik kalitesini artırarak bine yakın iş insanının buluştuğu bir etkinliğine dönüştü.

Zirvenin açılışını Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yaptı. Şimşek, konuşmasında yeni nesil reformların, özellikle mikro reformların üzerinde durdu. Bu reformların çocuklarımızın geleceği için zorunlu olduğuna dikkat çekti. Amacım Bakan Şimşek’in konuşmasını özetlemek değil, ancak üzerinde durduğu bir konu için görüşlerimi paylaşmak istiyorum.

Bakan Mehmet Şimşek, Türkiye Kalkınma Bankası’nın start up’lara kredi sağlayacak şekilde yeniden yapılandırılacağını söyledi. Start up’ların finansmana ulaşımında atılacak her adımın, Türkiye’nin yüzde 3’ler seviyesine sıkışan büyüme temposunun hızlanması için önemli bir katkı yapacağına inanıyorum.

Geçmişte bu sayfada paylaştığım gibi, Amerika’da büyüme dinamiklerini değiştiren temel olgu start up’lar. Nasıl mı? Geçmişte bireysel tüketime, harcamalara dayanan Amerikan ekonomisindeki büyüme dinamiklerinde artık start up’ların izi ve etkisi var. Yapılan bir araştırmaya göre, son yıllarda Amerika’da büyümenin kaynağı start up’lar oldu.

Türkiye bu yapıya dönebilir mi? Bence kesinlikle dönebilir. Bir kere, start up’ların finansa ulaşımı konusunda bugünkü melek yatırımcı ekosisteminin yetersiz olduğu zaten biliniyor. Uludağ Ekonomi Zirvesi’nin konuşmacılarından, online film sitesi Mubi’nin kurucusu Efe Çakarel, “Amerika’da bu sistem Türkiye’den 400 kat daha büyük. Çin, bizim 40 katımız daha büyük” diyerek hangi ligde mücadele ettiğimizi anımsatmış oldu! Yılıp, oturup, kaderimize razı mı olacağız? Tabii ki hayır, olmayacağız.

Burada da insan gücü ve kalitesi ortaya çıkıyor. Bunu da ikiye ayırabiliriz. Birincisi, genç neslimizi iyi eğitmemiz gerekiyor. Bunu ben değil, Türkiye’deki bütün taraflar söylüyor. Meslek eğitiminde çıtanın yükseltilmesi birinci öncelik. Öğretmenlerin eğitilmesi bir diğer öncelik. İkincisi de, kadınların iş gücüne katılımı konusunda daha cömert ve katılımcı olmalıyız. Son yıllarda kadınların iş gücüne katılımında oransal bir yükseliş görünüyor. Ancak bu yükselişe rağmen hala 25 yıl öncesinin gerisinde olduğumuzu unutmayalım.

Eğer Türkiye sanayi devriminin dördüncü aşamasının bir parçası olmak istiyorsa, iyi eğitimle birlikte kadınların iş gücüne katılımında daha sıkı bir strateji izlemek zorunda. Sadece oranlarla değil, kadın girişimci, vali, bürokrat, büyükelçi, bakan sayısında da demografideki eşitliğe yakın olmak zorunda. Türkiye’nin sahip olduğu demografik avantajın sonsuza kadar sürmeyeceğinin farkındayız ve bu potansiyelimizi kullanmak hiç de zor değil. Biraz gayret lütfen…

İyi bir hafta dileklerimle…



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap