|
Ekonominin lokomotifi sektörlerde kriz yorgunluğu çabuk atlatıldı.
Haber : Ekonomist Online / 17.10.2010
Sanayi üretiminin ağustos
ayında beklenenin üzerinde
artış göstermesi, önceki hafta
ekonomik kamuoyunda şaşkınlıkla
karşılanmıştı. Bu şaşkınlığın
nedeni yaz aylarına yavaşlama
eğilimiyle giren ekonominin bu kadar
HABER
çabuk toparlanmasının beklenmemesiydi.
Mevsimsel düzeltilmiş sanayi üretim
endeksinde haziran ayında yüzde
2.2 düşüş yaşanmış, temmuz ayında ise
sadece yüzde 0.4’lük bir artış olmuştu.
Bu endeksin ağustos ayında da temmuzdaki
gibi yerinde sayması beklenirken
yüzde 2.7’lik artış
yaşanması herkesi şaşırttı.
Sanayi üretimi verilerinin
yayınlanmasından
sonra iktisatçıların yaptığı
yorumlar esasında bu yanılgının nedenini
ortaya koyuyor. Ekonomik kamuoyunda
ihracatta işlerin çok kötü
olduğu yönünde bir görüşbirliği olduğundan,
iktisatçıların çoğu sanayi üretiminde
ağustos ayında yaşanan artışı iç
talepteki canlılığa bağladı.
Ekonomide tempo iyi
Oysa Ekonomist’in iki aydır dikkat
çektiği gibi yaz aylarına yavaşlamayla
giren ihracat da bu sıcak mevsimin sonunda
yeniden toparlanmaya başlamıştı.
Nitekim Ekonomist Araştırma
Birimi’nin (EAB) yaptığı hesaplar, haziran
ve temmuz aylarını düşüşle geçiren
mevsimsel düzeltilmiş reel
ihracatın ağustos ayında yüzde 2.7 arttığını
gösteriyor. EAB, ihracattaki toparlanmanın
eylül ayında da devam
ettiğini ve bu nedenle ekonominin sonbahara
da iyi bir tempoda giriş yaptığını
tahmin ediyor.
Büyüme yüzde 8 olabilir
Geçen hafta Türkiye ekonomisinin
temel sektörlerinde
yaptığımız araştırmada makroekonomik
verilerden
gelen bu sinyalleri teyit
ediyor. Birçok sektör hem
iç talepteki canlılık hem
de ihracattaki toparlanma
nedeniyle, resesyon
sırasında boşa
çıkan kapasitelerini
giderek dolduruyor.
Bu nedenle yatırım
projeleri
de raflardan
indiriliyor.
Bu gidiş bu yıl ekonomideki büyümenin
yüzde 8 dolayını bulabileceği
sinyalini veriyor. İç talepteki canlanma,
ihracattaki toparlanma ve yatırımlardaki
ayaklanma, 2011’de de büyümenin
beklentilerin üzerinde gerçekleşmesini
sağlayabilir. 2011’e ilişkin büyüme tahminleri
halen yüzde 4-5 civarında ama
böyle giderse bu oran rahatlıkla yine
yüzde 5’in üzerine çıkabilir.
Çünkü yaşanan kriz ortamının dağıldığına
ilişkin reel ekonomiden önemli
kanıtlar gelmeye başladı. Hem de ülke
ekonomisinin lokomotifi olan en güçlü
sektör temsilcilerinden geliyor bu sinyaller.
Aralarında tekstil-hazır giyim, otomotiv,
demir-çelik, beyaz eşya, gıda,
mobilya gibi alanların olduğu sanayi çevrelerinde
bir taraftan iç pazardaki dinamik
yapıya, diğer yandan ihracattaki
ivme ile birlikte üretim önemli ölçüde
artmış durumda. Pek çok şirket kapasitelerini
en üst seviyede kullanırken, atıl
durumdaki makineler devreye alınıyor,
kriz nedeni ile
1 | 2 | 3 | 4 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|