|
İSO Başkanı Küçük, bu konuda biraz yanlış anlaşıldıklarını vurguluyor.
Haber : Özge Yavuz / 31.10.2010
Son birkaç yıldır İstanbul Sanayi
Odası (İSO)’nun bu tür ekonomik
değerlendirmelerde son derece
‘temkinli’ olması hep dikkat
çekmiştir. Zaten İSO Başkanı
Tanıl Küçük de yaptığı resmi açıklamalarda
bu kelimenin altını özellikle çizmesiyle
biliniyor. Ekonomist olarak zaman
zaman ekonominin İstanbul’dan
gelen nabız atışlarını okurlarımıza duyurmak
için görüştüğümüz Küçük, bundan
bir yıl kadar önce de bu kelimenin
altını çizerek sorularımıza yanıt vermişti.
Bugün birçok uzmana göre ekonomide
işler giderken bu konuyu kendisine
anımsattığımızda ve “Hala temkinli
misiniz?” dediğimizde, “Temkinli iyimserlik”
yönündeki düşüncelerinde bir
değişiklik yapmayacağını vurguluyor
Tanıl Küçük.
Ancak ekonominin krizden beklendiği kadar kötü etkilenmemesi hakkında
“Biraz yanlış da anlaşıldık bu mesajımızla. Belki biraz görüntüde, en azından
takdirde biraz cimri davranmış olabiliriz,
o da biraz tepki toplamış olabilir”
diyen Küçük, son gelişmeler hakkında sorularımaz şu yanıtları verdi:
Ekonomist: İş dünyasında referandum
sonrasında ekonominin rahatlayacağı, genel bir kanıydı. Şimdi ise seçime
doğru gidiyoruz. Bu yeni bir endişe kaynağı
olarak gündeminize girmeye başladı
mı? Örneğin Mali Kural’ın adeta unutulmaya
terk edilmesi sizi rahatsız ediyor
mu?
Tanıl Küçük: Bir seçime giderken
mali kuralın uygulanmamasını doğal
karşılamasak da ‘olabilir’ diyoruz. Ancak
Sayın Babacan’ın açıklaması var
‘mali disiplinden vazgeçilmeyecek’ diye.
Bunu da son derece doğru ve akılcı
buluyoruz.
Geçmişte siyasi partiler hep bedel
ödedi. Popülizmden, seçim politikası
uygulamalarından. Bunun neticede ülkeye
bir şey kazandırmadığını, orta
uzun vadede çok büyük zarar verdiğini
hep birlikte gördük. Gelinen bu noktada
ekonomi yönetiminin de özel sektörün de çok büyük çabası var.
Hükümetin ekonomik büyümeyle
birlikte vergi gibi gelirlerinin artmasını
seçim sürecinde nasıl bir unsur olarak değerlendiriyorsunuz?
Tanıl Küçük: Çok büyük bir avantaj
var aslında, oynama alanı da var baktığınız zaman. Gelirlerin artmasıyla birlikte,
ona seçim ekonomisi demeyelim
ama doğal olarak uygulayacağı bazı politikalarda
da oynama alanı var. Mali disiplinden
çok vazgeçmeden en azından
riayet ederek bir anlamda seçimin gereklerini
de kısmen yerine getirebileceği bir avantajı doğdu.
Seçim harcaması derken, yatırımları
hızlandırmak, bir takım kesimleri
memnun edeceği şeylerde bulunmak,
bu işin doğasında var. Samimi cevap veriyorum.
Büyümenin getirdiği çok ciddi
bir oynama alanı var hükümetin.
Türkiye ekonomisi yılın ilk 6 ayına
baktığımızda yüzde 11 büyüdü. Siz bu gelişmeyi
bekliyor muydunuz, öngörünüz
neydi?
Tanıl Küçük: Şu olumlu gidişte
olumsuz görüşler koymamak gerekiyor
diye düşünüyorum. Biz temkinli bir
iyimserlik içinde olduk, bu üslubumuzu
da değiştirmeyeceğiz. Bence zaman zaman
yanlış anlaşılan o oldu. Belki biraz
görüntüde en azından takdirde biraz
cimri davranmış olabiliriz, o da biraz
tepki toplamış olabilir. Onun haricinde
baktığınız zaman ilk çeyrek büyümesinde
bir önceki çeyreğin yaralarını saramamıştık, ama ikinci çeyreğin büyümesi
olumludur. Dolayısıyla bu bir anlamda
yaraların sarıldığını gösterir. Ama
esas olan bunun artarak devam etmesi.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|