|
Türkiye'nin en önemli 10 büyük teknoparkının büyüme planlarını araştırdık.
Haber : Ekonomist Online / 01.05.2011
İnovasyon, artık yaşadığımız yüzyılın en önemli kavramları
arasında sayılıyor. Keza katma değeri yüksek yani
inovatif ürünlerin üretimi giderek önem kazanmaya
başladı. İnovatif ürünlerin doğuşu ise teknoloji bölgeleri
adı verilen teknoparklarda başladı. Dünyada 1950’lerde
Silikon Vadisi ile gündeme gelen ‘teknopark’ kavramı
Türkiye’de de teknoloji alanında TÜBİTAK, KOSGEB,
TTGV gibi kurumların kurulmasını teşvik etti ve nihayetinde
2001 yılında 4 bin 691 sayılı Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri Kanunu yürürlüğe girdi.
Aslında teknoparklar, üniversite-sanayi ilişkilerinin işbirliğine dönüşmesinin somut bir örneği. Yüksek teknoloji
kökenli yeni şirketlerin kurulması ve küçük şirketlerin
büyümesi açısından teknoparklar büyük önem taşıyor.
Üniversitelerdeki akademik bilginin teknolojik ürünlere
dönüşmesi ve teknoloji transferi üniversitelerin içerisinde
kurulan teknoparklarda gerçekleştiriliyor.
Ar-Ge ağırlıklı faaliyetlerle bölgesel ve yerel ekonominin
yeniden yapılanmasında da önemli rol üstelenen bu
teknoloji bölgeleri, var oldukları bölgede yeni istihdam
alanları yaratılması ve beyin göçünün önlenmesi açısından
da büyük bir öneme sahip.
2023’e kadar vergi muafiyeti
Zira mart ayında yürürlüğe giren ‘Teknoloji Geliştirme
Bölgeleri’ kanununda çok önemli değişiklikler yapıldı.
6 bin 170 sayılı kanun ile teknokentlerin daha etkin hizmet
verebilmeleri sağlandı. Kanun değişikliği teknokentte
genç ve yeni işletmelere ofis hizmetleri, teknik destek hizmetleri
ve Ar-Ge şirketleriyle teknoloji kullanıcısı sanayi
şirketleri arasında bilgilendirme ve koordinasyonun oluşturulması,
işbirliğinin geliştirilmesi sağlandı. Ancak asıl
değişiklik ise teknokentlerde Ar-Ge çalışması yapan şirketleri
Ar-Ge çalışmalarından elde ettikleri gelirlerden 2023
yılına kadar gelir vergisi, kurumlar vergisi ve KDV’den muafiyet
getirilmesiyle oldu. İşte bu noktadan sonra teknoparkalara
olan talepte de büyük bir artış sözkonusu.
Neredeyse boş parseli kalmayan teknoloji bölgeleri
hızlı bir şekilde genişleme çalışmalarına başlamış durumda.
Kapak haberimizde Türkiye’nin en önemli teknoloji
bölgelerinin yatırım planları ve girişimcilere sunduğu
avantajlarını okuyacaksınız.
Türkiye’nin ilk kuluçka merkezi
ODTÜ Teknokent, 2000 yılından bu yana faaliyette.
ODTÜ Teknokent’te 255 Ar-Ge firması faaliyet gösteriyor.
Bu firmaların yaklaşık üçte biri ilk defa ODTÜ Teknokent’te
kurulmuş firmalar. 255 firmada yüzde 90’ı üniversite
mezunu, doktora veya yüksek lisans mezunu olmak
üzere yaklaşık 3 bin 700 kişi istihdam ediliyor. Bilişim,
elektronik, savunma sanayi, telekomünikasyon ve biyoteknoloji
ODTÜ Teknokent’in öncelikli sektörleri. Şirketlerin
yüzde 56’sı bilişim, yüzde 22’si elektronik, yüzde 6’sı
telekomünikasyon, yüzde 2’si medikal, biyomedikal, yüzde
14’ü ise ileri malzeme, uzay-havacılık, enerji, otomotiv,
çevre gibi diğer alanlarda Ar-Ge çalışması yürütülüyor.
METUTECH ATOM (ODTÜ Teknokent Animasyon
Teknolojileri ve Oyun Geliştirme Merkezi) adıyla girişimci
öğrencilerin oyun yazılımı alanındaki fikirlerini ve projelerini
geliştirebilecekleri ve kendi şirketlerini kurma imkanı
buldukları ön kuluçka merkezinde ise oyun yazlımı
alanında becerisi olan öğrencilere, oyun, animasyon ve simülasyon
geliştirmek için ihtiyaç duyacakları eğitimler ve
şirketlerle ortak proje geliştirme imkanı sağlanıyor. Türkiye’deki
ilk ön-kuluçka merkezi olan ATOM kapsamında
bir yıl içinde, 15 farklı proje grubundan 100’den fazla
genç girişimciye hizmet verilmiş. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın 100 bin TL’lik Tekno-Girişim desteği sayesinde,
sekiz grubun şirketleşmesine de doğrudan katkı sağlanmış. ‘METUTECH-BAN, Teknoloji Yatırımcıları Derneği’
ise erken dönem finansman ihtiyacı olan teknoloji tabanlı
girişimciler ve yatırımcılar
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|