Son 10 yılda elektrik ve
doğal gaz tüketim artış
oranları bakımından
Çin’den sonra ikinci sırada yer alan Türkiye’de
enerji ihtiyacındaki artış,
ivmesini kaybetmeden devam
ediyor. Geçmiş yıllarda olduğu
gibi bu yıl da enerjiye olan talebin
2009 yılına oranla yüzde 5–6
oranında artacağı öngörülüyor.
Fosil yakıtların azalması, buna
bağlı olarak maliyetlerin artması
ve küresel ısınma gibi unsurlar
tüm dünyayı olduğu gibi
Türkiye’yi de yenilenebilir enerji
kaynaklarına yönlendiriyor.
Bu alanda büyük bir potansiyele
sahip olan Türkiye’de, özellikle
rüzgar enerjisine yönelik yatırımların son dönemde hız kazandığı
görülüyor.
Ege’de 10 yıl kadar önce Demirer
Grubu’nun öncülük ettiği
rüzgar tribünü kurma girişimlerine,
bugün Sabancı Holding’den
Zorlu’ya, Sanko’dan Ağaoğlu
Grubu’na kadar onlarca sermaye
grubu katılmış bulunuyor.
Son yıllarda artmış olan bu
yatırım iştahına karşın yine de
Türkiye, rüzgar enerjisini değerlendirmede diğer ülkelere
göre biraz geç kalmış durumda.
Ancak 2005 yılında çıkan ‘Yenilenebilir
Enerji Kaynakları Kanunu'yla
birlikte bu alanda ol
oldukça
hızlı bir yol kat edildiği
gözleniyor.
Rüzgarın payı artacak
Enerji Bakanlığı’nın
2006’da tüm Türkiye’nin rüzgar
haritasını çıkarmasının ardından
rüzgarın enerji üretimi için
kullanabileceği uygun yer için
lisanslar verildiği belirtiliyor.
Bunun ardından Bandırma,
Çeşme Yarımadası, Hatay, Manisa,
Çanakkale'de gerçekleştirilen
150 megawatt(MW) gücündeki
santraller, RES’in ilk örneklerini
oluşturuyor.
Şu anda birçok özel firmanın elinde rüzgar enerji santrali
lisanları bulunuyor, bu lisanslı
santrallerin birçoğunun yapım
ve kurulum çalışmaları devam
ediyor. Bunlar tamamlandıktan
sonra, Türkiye’deki rüzgar
enerjisinin gücünün toplam kurulu
güç içerisindeki payının oldukça
artacağı kaydediliyor.
Türkiye’de rüzgar enerji
santrallerinden üretilen elektrik
3 milyar kilowatt saat. Yıllık
tüketim miktarı ise 210 milyar
kilowatt saat olduğu için tüketimin
yüzde 1.5’i rüzgardan
karşılanıyor.
Ancak önümüzdeki beş yıl
içerisinde üretim pastasından
rüzgarın aldığı bu yüzde 1.5’lik
payın, özel sektör yatırımlarının tamamlanması ile birlikte yüzde 5
seviyesinin üstüne çıkması bekleniyor.
48 bin MW’lık kapasite
2007 yılında gerçekleştirilen Türkiye
Rüzgar Enerjisi Potansiyel Atlası
(REPA), Türkiye’de yıllık rüzgar hızı
8.5 m/s ve üzerinde olan bölgelerde en
az 5 bin megawatt (MW), 7.0 m/s'nin
üzerindeki bölgelerde ise en az 48 bin
MW büyüklüğünde rüzgar enerjisi potansiyeli
bulunduğunu gösteriyor.
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►