5,7 milyar dolarlık kömür yatırımı yolda

5,7 milyar dolarlık kömür yatırımı yolda

Hükümet, kömür madenleri ve termik santraller için yeni teşvik sistemi hazırlığında. Türkiye’de 2018’den itibaren yıllık 35-40 milyon tonluk kömür ithalatına karşı yerli üretim desteklenecek.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Aralarında FlBA, Hattat, Anadolu ve IC Içtaş gibi devlerin de bulunduğu şirketler ise önümüzdeki üç yılda 5,7 milyar dolarlık yatırımla toplam 5 bin 725 megavatlık kömür santrallerini devreye alacak.Kamuoyunda kömür üretimine ilişkin oluşan olumsuz havayı daha güvenli ve teknolojik yatırımlarla dağıtmak isteyen hükümet, 2018 itibariyle yerli kömür üretimi ve santral yapımına ilişkin yeni teşvik paketi hazırlığında.

Hedef, Türkiye’nin yıllık 35-40 milyon tonluk kömür ithalatına son vermek. Önümüzdeki üç yılda devreye alınacak ve 5,7 milyar dolara mal olacak 13 kömür santrali yatırımıyla 5 bin 725 megavatlık yeni kurulu güç yaratılacak.

Dünya Enerji Konseyi’nin araştırmalarına göre, dünya kanıtlanmış işletilebilir kömür rezervi toplam 892 milyar ton büyüklüğünde. 80 civarında ülkede bulunduğu raporlanan dünya kömür rezervlerinin en büyük kısmı 237,3 milyar ton ile ABD’de yer alıyor. ABD’yi 157 milyar ton ile Rusya Federasyonu ve 114,5 milyar ton ile Çin izliyor. Türkiye ise dünyadaki toplam kömür rezervinin yüzde 3,2’sine sahip.

REZERV 2 KATINA ÇIKTI
1957 yılında linyit için kurulan Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) ve taş kömürü için kurulan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) bünyesinde uzun yıllar devlet tekelinde kalan kömür üretimi, 2000’li yıllardan itibaren hem rödovans ve taşeronlaşma hem de özelleştirme hamleleriyle özel sektöre açıldı. 2005 yılından itibaren
enerji üretiminde yerli kaynaklara önem verilmesi ve dışa bağımlılığın azaltılması hedefleri çerçevesinde, yeni kömür sahalarının bulunması ve bilinen sahaların geliştirilmesi çalışmalarına hız verildi.

Aramalar sonucunda 8,3 milyar ton olan mevcut rezerve ilave olarak, 2014 sonunda 7,38 milyar ton yeni linyit rezervi tespit edildi. 2016 yılında kömüre dayalı santrallerin toplam elektrik üretimi içerisindeki payı ise yüzde 33,9 düzeyinde gerçekleşti.

2014 yılı içinde Manisa-Soma ve Karaman-Ermenek’te yaşanan maden facialarında toplamda 319 maden işçisinin yaşamını yitirmesi sonrasında, kömür madenlerindeki güvenlik açıkları ve denetim eksiklikleri, kamuoyunun büyük tepkisine neden oldu.

Bu nedenle bu alandaki yatırımların önemli bir kısmı ertelendi, hükümetin yerli kömür üretiminin artırılmasına dönük çalışmalarına da ara verildi. Geçen hafta ise Zonguldak’ta TTK’da çalışan yaklaşık 2 bin maden işçisi, kurumun özelleştirilmesinin önünü açan torba yasa tasarısını protesto için ‘maden ocağından çıkmama’ eylemi başlattı. Hükümetin özelleştirme kararını geri çekmesinin ardından eylem 21 saat sonra sona erdirildi.

TEŞVİK PAKETİ GELİYOR
Son birkaç yıldır yapılan kömür sektöründeki yatırımlara 5’inci Bölge teşvikleri ve asgari ücret desteği uygulayan hükümet, yeni dönemde teşvik kapsamını genişletecek adımlar atacak. Son dönemde yerli kömür konusunda sık sık açıklamalarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye’nin kömür üretiminin artış eğiliminde olduğunu belirterek, “Son iki yılda 60 milyonları, geçtiğimiz yıl 70 milyonları bulduk. Bu yıl 80 milyon ton yerli üretimi geçeceğiz. Hedef 2018 yılı sonuna doğru 100 milyon tonları yakalamak ve Cumhuriyet tarihinin en yüksek yerli kömür üretimine ulaşmak” dedi.

Albayrak, 2018’den itibaren sektöre verilecek destekleri de şu sözlerle anlattı: “Alım garantisi verilen miktarı artırarak yerli kömürle ilgili teşvik ve destek mekanizmasını da uzun vadeli bir şekilde 2018 başında devreye alacağız. Özellikle ithal kömür santrallerinin yerliye dönüşümünü, bunlardan elektrik alımını garanti ederek teşvik edecek bir çalışma olacak.”

İŞÇİ SAĞLIĞI VE DENETİMLER
Soma ve Ermenek faciaları sonrasında kamu-özel sektör işbirliği ile kurulan Kömür Üreticileri Derneği Başkanı ve Polat Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Polat, “Son ortaya çıkan rezervlerle toplamda 15 milyar tonluk kömür varlığımızı ekonomimize kazandırmak zorundayız” diyor.

Kömür alanında yapılan yeni yatırımlarda iş sağlığı ve işçi güvenliği konusunda hem büyük şirketlerin hem de kamunun büyük bir denetim mekanizması oluşturduğunu dile getiren Polat, şöyle konuşuyor: “Şu anda önümüzdeki üç yılda tamamlanacak ve 5 bin 725 megavatlık kurulu güç yaratacak 13 proje devam ediyor. Bu da megavatı 1 milyon dolar maliyetle, 5,7 milyar dolarlık yatırım demek. Türkiye kendi kömürünü çıkarmak ve işlemek zorunda. Elbette bunu çevreye en az zararı vererek, işçilerimizi koruyarak yapmak zorundayız.”

TKİ ANLAŞMALI ŞİRKETLER
Türkiye’de özel madencilik ve kömür santrali kurma girişimlerinin yanında son dönemde kamuya ait atıl madenlerin işletmesi de ihale yoluyla özel firmalar tarafından kiralanabiliyor. Bu şirketlerden biri de yıllık cirosu 2016’da 800 milyon TL’ye ulaşan İmbat Madencilik.

TKİ ile yaptığı rö-dovans sözleşmesi kapsamında 2028’e kadar Manisa Soma bölgesinde kömür üretimi yapacak olan İmbat Madencilik’in genel müdürü Gökalp Büyükyıldız, Eynes havzasında gerçekleştirdikleri üretimle 2017’de yıllık 7 milyon tonluk üretime ulaşacaklarını söylüyor. Son iki yılda toplam 120 milyon Euro yatırımla üretim kapasitelerini artırdıklarını dile getiren Büyükyıldız, “TKİ ile sözleşmemizin biteceği 2028’e kadar kapasitemizi yıllık 12 milyon tona çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

Gökalp Büyükyıldız, 2017’yi 1 milyar TL ciro ile kapatmayı hedeflediklerini, 2020’de ise 1,5 milyar TL ciro hedefi koyduklarını vurguluyor. Büyükyıldız, “Şu an 6 bin çalışanımızla faaliyet gösteriyoruz. Şu an kömür sektöründeki teşviklerin büyük bölümü özel ruhsatlı şirketlere veriliyor. Bizim gibi TKİ ile sözleşme yapan şirketlerin de tüm teşviklerden yararlanması, yatırımların da aynı şekilde artmasına yol açacaktır” diye konuşuyor.

ELEŞTİRİLER DE VAR
Ancak Türkiye’nin kömür üretimi ve kömür santrallerine ilişkin adımlarını eleştirenler de var. Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, doğalgaz zengini bir coğrafyada yaşayan ve yüksek yenilenebilir enerji kaynağına sahip Türkiye’nin kömürle çalışan yeni termik santralleri hayata geçirmesinin yanlış bir strateji olduğunu ifade ediyor.

Kumbaroğlu, bu konuda şunları söylüyor: “Enerji sektöründe kömüre yönelik teşvikler kalkmalı, onun yerine verimli çalışacak küçük ölçekli dağıtık üretim sistemlerine ve akıllı şebekelere yönelmeli. Yoksa bu gidişle insanoğlu küresel ısınmaya yenik düşecek. Bu yenilginin sonucunda da küresel bazda çok daha ağır bir fatura ortaya çıkacak.”

KÖMÜR SEKTÖRÜNE UYGULANAN TEŞVİKLER
1- Kömür yatırımları kalkınmada öncelikli 5’inci Bölge teşvikinden faydalanıyor.
2- Yeraltı kömür i şletmeler i nde çalışan işçilere bir maaş asgari ücret desteği sağlanıyor.
3- Devlet hakkı bedeli yüzde 2 ola¬rak uygulanıyor. Maden zengin¬leştirilmesi yapıldığında bu bedel yüzde 1’e iniyor.
4- Yerli kömürden elektrik enerjisi üretimine alım garantisi var.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap