|
Sadece ekonomisi değil, sosyolojisi de Türkiye'ye yakınlaşmış Erbil'in.
Haber : Ekonomist Online / 20.11.2011
Geçen hafta, duyanların ‘Aman
ne işiniz var oralarda’ diyerek
korku dolu bakışlarla gidilmesini
pek tasvip etmediği
Erbil’e, Genel Enerji’nin Kürdistan-
Irak Gaz ve Petrol Konferansı için
gittik. 15 kişilik gazeteci grubunda, doğrusu kimsede öyle bir endişe yoktu.
Kalkıştan 1 saat 50 dakika sonra Erbil’deyiz.
İngiliz gazeteciler ile birlikte
40-50 kişilik bir grubuz. Makyol’ın yaptığı
Erbil Havaalanı CIP salonuna alınıyoruz ‘özel konuklar’ olarak. Bir yandan
ikramlarla açlığımızı bastırırken,
diğer yandan toplanan pasaportlarımızın kayda geçirilmesini bekliyoruz. Bilgisayarsız, manuel yapılan kayıtlar uzadıkça uzuyor. Pasaportlara giriş damgası
vurulurken, bir güvenlik eskortu ile
otele gideceğimiz anlatılıyor. Otele iki
minibüsle devam ederken, önümüzde
iki arkamızda da bir Toyota Land Cruies jiplerle otele doğru yol alıyoruz.
?Sırf bu nedenle, eğer Erbil’e kısa
bir süre için gidiyorsanız ve zamanınız
havaalanı ile beş yıldızlı bir otelde yapacağınız toplantı ile sınırlıysa, aklınızda
kalacak tek şey, ‘güvenlik paranoyası’
olacaktır. Her güvenlik çemberinden
geçerken duvara asılı Bölgesel Kürt Hükümeti
Başkanı Mesut Barzani’nin üstü
aranırken çekilmiş bir fotoğrafını göreceksiniz.
Özetle size ‘Barzani bile aranıyor. Sabırlı ol” denmekte. Havaalanı girişinden
itibaren dört ağır aramadan
geçiriliyorsunuz.
?Aracınız otelin dış duvarından içeriye
giremiyor. Araçtan iniyorsunuz. Bavullarınız ve siz yeni bir aramadan geçiriliyorsunuz.
Otelin lobisine yürüyerek
gidiyorsunuz. Girişteki son kontrol ve
arama noktasını da aşmak koşuluyla…
Sonrasında oteldeki hayat herhangi bir
batı kentindeki oteller gibi.
?Bir konferans için gitmişseniz bizim
gibi (Biz Kürdistan-Irak Petrol ve
Gaz Konferansı için oradaydık) sabah
minibüslerle aynı eziyeti çekerek konferans
salonuna doğru yol alıyorsunuz.
?Ağır silahlı askerlerin çoğalmasından
konferans salonuna yaklaştığınızı
anlıyorsunuz. Yine binanın bulunduğu
büyük alanın dış duvarlarından önce
araçlardan inerek ciddi bir aramadan
sonra 500 metre uzaktaki salona yürüyerek
gidiyorsunuz. Hiçbir araç oraya
doğru gidemiyor.
?Erbil’in diğer yüzünü, günlük hayatı
merak ediyorsanız, orada hiç de öyle
bir paranoya ile yaşanmadığını görebilirsiniz.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|