|
Yanlış hedefe giden kredilerin de etkisiyle sütte arz fazlalığı gündemde.
Haber : Özlem Bay Yılmaz / 23.01.2011
Son günlerin en çok konuşulan
konusu hayvancılık sektörü.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı
2002 yılında 80 milyon lira
olan hayvancılık desteklerini 2010’da
1.2 milyar lira seviyesine yükseltti. Ancak
2002 yılında ithalat yokken, bugün
her şey ithal ediliyor. Sektör tamamen
dışa bağımlı hale gelmiş durumda.
Devlet, 2008 yılında düşürülen
çiğ süt taban fiyatları ve kaldırılan
teşviklerle çöken hayvancılık sektörünü
canlandırma ve yeniden
hayata geçirme çabasıyla Ziraat
Bankası aracılığıyla sıfır faizli
kredi veriyor. Bundan yararlananların
sayısının 40 bine ulaştığı,
kullandırılan kredi miktarının
ise 3 milyar liraya ulaştığı belirtiliyor.
Bu krediyi alanların hayvan
satın alma arayışında olması nedeniyle
de damızlık inek ve koyun fiyatları
artıyor. Öyle ki damızlık inek
fiyatlarının 7 bin, damızlık koyun fiyatlarının
ise bin lirayı bulduğu kaydediliyor.
Fiyat artışı nedeniyle içeride
hayvan bulamayanların ise ithalata
yöneldiği gözleniyor.
Kontrolsüz büyüme
Hayvancılığa yabancı olan bu girişimcilerin,
ithal ettikleri hayvanların süt
verimliliği konusunda ciddi sorunlar yaşayacağına
ve birçok işletmenin sektörden
çekileceğine dikkat çekiliyor.
Öte yandan, verilen sıfır faizli kredinin
etkisiyle süt üretiminde artış bekleniyor.
Çiğ süt üretiminin iki yıl içinde 2
milyon tonluk artışla 15 milyon tona
ulaşması bekleniyor. Bu durumda sütün
nasıl değerlendirileceği merak konusu.
Çünkü süt tüketiminin artırılmasına
yönelik hiçbir çalışma bulunmuyor.
Yurt dışından gelen protein, kazein,
krema ve süt tozu gibi ürünlerin sanayiciler
tarafından kullanılması da çiğ sütteki
arz fazlalığına gerekçe gösteriliyor.
Bunların yanı sıra yem-süt paritesinin
de üretici aleyhine değişmeye devam ettiği
vurgulanıyor. Önlem alınmadığı
taktirde önümüzdeki aylarda Türkiye’de
‘süt krizi’ nin kapıda olduğunun
altının çizen sektörün önde gelenleri,
bu durumda ithal edilen damızlık hayvanların
kesilmek zorunda kalınacağına
dikkat çekiyor.
Süt üretimi artıyor
Anımsanacağı gibi 2008 krizinde çiğ
süt fiyatları aniden düşmüş ve üretici
sütünü satamamış veya yok pahasına
satmıştı. Bu süreçte hem yem fiyatlarının
artması, hem süt fiyatlarının düşmesi
ile üretici süt üretimini azaltmış ve
ciddi sayıda süt hayvanının kesime gönderildiği
ileri sürülmüştü.
Üretimin azalması ve 2010 yılından
itibaren iç talebin tekrar artışa geçmesi
ile birlikte 2010 başından itibaren süt
fiyatları 2007 fiyatlarına göre enflasyonun
çok üzerinde artış gösterdi. 2007 yılında
çiğ sütün litresi ortalama 50 kuruş
iken, 2008’de 60 kuruş, 2009’da 54 kuruş
oldu. 2010 yılında ise çiğ sütün litresi
73 kuruşa yükseldi. Süt fiyatları toparlanmaya
başlayınca ve Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı da kredi imkanlarını genişletince
hem genç dişiler sürülere girdi
ve süt vermeye başladı hem de üretici
yemlemesini artırarak hayvan başı veriminde
artış sağladı. Sonuçta süt üretiminin
toplamında artış gerçekleşti.
Süt fiyatları düşecek mi?
Fakat özellikle et fiyatlarında yaşanan
krizin çözüm yolu olarak ithalatın
seçilmesi ve canlı damızlık hayvan ithalatının
hızlanması, süt üretiminde ileriye
dönük artışlar olabileceğini gündeme
getirdi. İç pazarın da bu artışa ayak
uyduramayacağının düşünüldüğünü ve
piyasada ‘süt fiyatları düşecek 2009’dan
da kötü olacak’
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|