Bakan bizi duymuş

Bakan bizi duymuş

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), 15 yıllık AKP döneminin hanesine artı olarak yazılan bir düzenleme. 2003’te uygulanmaya başlanan sistem, Ocak 2013’te getirilen yüzde 25’lik vergi desteğiyle ciddi bir sıçrama yaşadı. Nitekim temmuz ayı sonu itibariyle BES’teki toplam birikim 70 milyar TL’ye ulaştı.

Sistemi büyütmek için atılan ikinci adım, Ocak 2017’de başlatılan Otomatik BES uygulaması oldu. Ancak bu uygulama beklenen ilgiyi görmedi.

Hafta başında basın mensuplarıyla bir araya gelen Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Can Akın Çağlar, temmuz sonu itibariyle sistemde cayma oranının yüzde 57 olduğunu açıkladı.

BESMETRE sayfalarında da okuyacağınız gibi sisteme otomatik olarak katılan 6,1 milyon kişinin sadece 2,6 milyonu BES’li kaldı. 3,5 milyon çalışan ise kısa sürede sistemle vedalaştı!

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklamalar da BES’i yeniden ön sıralara taşıdı. Bakan Şimşek, özetle, cayma süresinin iki aydan altı aya yükseltilebileceğini söyledi.

İkincisi ve önemlisi, 18 yaşın altındakiler için BES yaptırabilme olanağının getirilmesi üzerinde çalışıldığını da ifade etti.

DEĞİŞİKLİKLER NE GETİRİR?
Bu durumu BES şirketlerinin yöneticilerine sorduk. Büyük bir şirketin genel müdürünün ilk değerlendirmesi “Bakan Şimşek bizi duymuş” oldu.

Yabancı sermayeli bir şirketin genel müdürü de, “Daha önce söylediklerimiz tahakkuk etti ama maalesef bizi hiç dinlemediler” diyerek görüşlerini aktardı.

İki yenilik için değerlendirmelerini almak istediğimiz sektörün büyük oyuncularından bir şirketin genel müdürü, “18 altı yaş uygulaması getirilirse, sektör için olumlu olur.

Sektörü büyütecek bir gelişme olur. Ancak buradaki potansiyelin ne olduğunu tam hesaplamak mümkün değil. Çünkü, sayıları net olmasa da ciddi bir kitle, çocuklarının geleceği için anneanneler, dedeler, babaanneler üzerinden bunu zaten yapıyordu. Şimdi iş resmileşmiş olacak” diyor.

Ya ikincisi, süre uzatımı için ne söylenebilir? Aynı genel müdür, sorunun sürenin iki aydan altı aya uzatılması olmadığını söylüyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Çıkmak isteyenler zaten iki ayı beklemiyor, ikinci günde çıkıyor.

Dolayısıyla bu süreyi altı aya uzatmanın nasıl bir katkı sağlayacağından emin değilim. Eğer düzenleme ‘altı ay sistemde kalınır’ derse bu süre zarfında biz de iletişim çalışmaları yapar, cayma oranını aşağı çekebiliriz.”

İngiltere’nin dört yılda yaptığının Türkiye’de dört ayda yapıldığını anlatan bir şirketin genel müdürü de, “Kurguda, işleyişte sorun var ve maalesef bu süreçte Hazine hiç yanımızda olmadı.

Sistemin kâr sorunu yaşadığını, tanıtım bütçelerinin sınırlı olduğunu söyledik, otomatik katılım için kamu spotları hazırlanmasını önerdik ama maalesef destek bulamadık” diyor.

VARLIK FONU ETKİSİ
Otomatik katılımda çıkışların yüksekliği tartışma konusu. İşveren desteğinin olmaması, çıkışta en büyük faktör olarak sayılıyor. Sadece özel sektör değil, kamu kesiminde de çıkış oranı yüksek. Bir sigortacı, “Kamu kesiminde memurların eğitim oranı yüksek, onlar da beklemediler ve çıktılar.

Ayrıca şubat ayı başından itibaren Türkiye referandum sürecine girdi, üzerine Varlık Fonu kuruldu. İnsanlar, ‘Paramızı Varlık Fonu’na aktaracaklar’ endişesiyle sisteme güven sorunu yaşadı. Bütün bunlar göz ardı ediliyor ve yine BES şirketlerine fatura kesiliyor” değerlendirmesini paylaşıyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap