Bankacıları tedirgin eden üç gelişme

Bankacıları tedirgin eden üç gelişme

Bankacılık sektörü, hem iç hem de dış kaynaklı gelişmeleri pür dikkat izliyor. 10 Kasım özelinde, özellikle hükümet kanadından Türkiye’nin kurucu lideri Mustafa Kemal Atatürk’e gösterilen ilgiden memnunlar. Bir bankanın genel müdürü, “Ayrıştırıcı havanın azalması açısından önemsiyorum” diyerek memnuniyetini dile getiriyor.

Piyasalarda, özellikle mali piyasalar tarafında ise tedirginlik hakim. Nasıl olmasın ki? Eylül ayında dolar kurunun ortalama değeri 3,47 TL iken ekim ayında 3,66 TL’ye yükseldi. Kasım ayında 10 günlük ortalama ise 3,83 TL. Geçen hafta içinde 3,90 TL seviyelerinden işlem yapıldığına özellikle dikkat çekiliyor.

İki ayda yüzde 10’u aşan bir kur artışı. Bu artışın hem şirket borçlarına hem de enflasyona etkisi tedirginlik konusu. Bankacıları tedirgin eden üç gelişmeyi aktarmak istiyoruz.

Birincisi, hafta içinde JP Morgan’ın açıkladığı rapor. Rapor, özetle, “TL sat, Ruble al” diyor. Raporun ayrıntılarında TL getirilerinin enflasyon karşısında negatif olduğuna, Ruble’nin ise pozitif getiri sağladığına dikkat çekiliyor. Üstelik önümüzdeki dönemde hem petrol fiyatlarındaki yükseliş hem de kur artışı nedeniyle enflasyonda bir miktar daha yükseliş beklenmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.

Merkez Bankası’nın faizleri artırmama direnci sert bir artışı zorunlu kılar mı? Bir bankacı, “Geç Likidite Penceresi’nden verilen faiz oranı yüzde 12. Ama bankalar için ciddi bir fon penceresi olan swap’larda TL faiz oranı yüzde 14,40. Bu işlemi yaptığımız yabancı bankalar mali disiplinin bozulduğunu düşünüyor ve faizlerin daha da yükselmesini bekliyor. Merkez Bankası bu beklentilere ne kadar direnecek?” değerlendirmesini yapıyor.

İkincisi, kasım ayı sonunda Amerika’nın New York kentinde görülecek Reza Zerrab davasının seyri. Önceki haftalarda basına sızdırılan “Altı banka İran’a ambargonun delinmesine katkı yaptı, bu bankalara ceza gelecek” haberinin doğru olup olmadığı merak ediliyor. Bankalara ceza gelirse bunun kurlarda yeni bir yukarı harekete yol açacağı tahmin ediliyor.

Üçüncüsü de yine Zerrab davasıyla ilgili. Bankacılar arasında dolaşan bir söylentiye göre, bir bankanın hazine birimi çalışanı, yapılan işlemlerle ilgili itiraflarda
bulundu. Ancak bu söylentinin Türkiye’yi sıkıştırmak için çıkarılmış olması olasılığına da dikkat çekiliyor.

Gerçek olması halinde ise Türkiye’nin bazı yaptırımlara maruz kalabileceğine ilişkin olumsuz senaryolar konuşuluyor. Çok şubeli bir bankanın genel müdürü, mevcut durumu şöyle özetliyor: “Türkiye’de olumlu yönde 2-3 tane gelişme sayabiliriz. Ancak olumsuz gelişme ve beklenti sayısı maalesef 13-15’lerde.”

Bunların sonucunda piyasa nasıl şekilleniyor? Edindiğimiz bilgileri sizlerle paylaşmak istiyoruz. Geçen hafta, TL mevduat faizleri, 32 gün için yüzde 14,25-14,30 gibi dar bir aralıkta seyretti.

Ancak dolar mevduatı faizlerinde bir miktar yükseliş yaşandı ve aylık yüzde 4,40-4,60’lı seviyelerle işlem yapıldığı ifade edildi. TL kredi faizlerinde ise yüzde 18’ler konuşuluyor. Hatta yüzde 20’lerin konuşulduğunu aktaralım.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap