|
Tezcan, sorunlara pragmatik açılımlar getirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Haber : Kıvanç Özvardar / 01.01.2012
"Soykırımı inkar yasası” olarak
bilinen ve 1915 olaylarıyla ilgili
Ermeni tezinin reddedilmesini
suç sayan yasa teklifi,
önceki hafta Fransa Ulusal
Meclisi’nde kabul edildi. Türkiye’de
büyük yankı uyandıran karar üzerine
Türkiye, siyasi istişareleri durdurma, askeri
uçuşların yıllık izinlerinin iptali gibi
birtakım yaptırımları uygulamaya aldı.
Türkiye’nin 40 yılı aşkın AB hedefinden
uzaklaşıldığı yorumlarına sık
rastlanan son dönemdeki bu kararın
olası sonuçları konusunda soru işaretleri
oluştu. Karara tepkili adreslerden biri
olan, Türkiye’nin en köklü Fransız
okullarından Galatasaray Üniversitesi
de senatolarında bu kararı protesto
eden bir bildiri yayınladı.
Kararın siyasi ve ekonomik anlamdaki
olası sonuçlarını değerlendirmek
üzere Galatasaray Üniversitesi Uluslararası
İlişkiler Prof. Dr. Ercüment Tezcan
ile görüştük. Fransa’nın seçim ve sosyal
konjonktürünün kararın alınmasında
etkili olduğunu söyleyen Tezcan, Türkiye’nin
bölgesel güç olmak istiyorsa
pragmatik davranıp, diğer ülkelerle sorun
yaşama lüksünün olmadığını vurguluyor.
Ekonomist: Fransa’nın Ermeni soykırımı inkarını cezalandırmayı öngören yasanın kabul edilmesinin arkasında yatan
neden nedir? Seçim öncesi siyasi hesapların etkili olduğu yorumlarına katılıyor
musunuz? AB hedefinden uzaklaştırmanın etkisi olabilir mi?
Prof. Dr. Ercüment Tezcan: Seçim
atmosferinin bu kararı etkilediğine inanı
yorum. 2002 seçimleri öncesi 2001'de
tanıma kanunu çıkmıştı. 2002'de cumhurbaşkanlığı
seçimleri vardı. Keza
2006'da aynı süreç yaşandı. 2012’de de
seçimler var. Fransız sağı da solu da Ermeni
konusunda duyarlılar.
Fransa'da ilkokul kitaplarından itibaren
Ermeni soykırımı olduğu öğretiliyor.
Bir teşnelik, hazırlık durumu var.
Türkiye'yi AB masasında havlu attırmak
da istiyor olabilirler. Ama daha çok
konjonktür.
Paris’teki oylama sonrasında Türkiye
birtakım yaptırımlara gitme kararı aldı.
Bu yaptırımları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sizce Türkiye-Fransa ilişkilerinin geleceği ne ölçüde etkilenir?
Ciddi tutarsızlıklar var. Geçmişte
soykırımı kabul eden ülkelerden geri
çekilen büyükelçiler sessiz sedasız geri
gönderiliyor. Ölçüsüz tepkilere dikkat
etmek lazım. İhalelerde Fransız firmalarını elemek, ayrımcılık yapmak gibi tepkiler
Gümrük Birliği gibi birçok anlaşmada
imzası bulunan Türkiye için hukuki
açıdan mümkün değil. Ayrıca Türkiye
ticaretinin yarıya yakınını AB ülkeleriyle
yapıyor. Fransa'nın Türkiye'de
çok ciddi yatırımları var. Teknik olarak
yaptırım mümkün değil. Anlık tepkilerden
ziyade daha yapıcı olmak lazım.
Uluslararası konjonktür düşünüldüğünde Türkiye’nin tepkisi ne olabilirdi?
Denklem sadece Türkiye ile ilgili
değil. Diaspora çok güçlü. Anlık tepkiler
vermemek, iyi etüt etmek lazım. En
önemli akslardan biri de Ermenistan'la
yapılan protokoller, bana göre olumlu.
Diasporanın Ermenistan'la olan bağının koparılması söz konusu olabilir. Ermeni
diasporasının Ermenistan ve Türk
dış politikası üzerindeki belirleyiciliğini
ortadan kaldırmak lazım. Protokoller
hızla devreye sokulabilir. Sınır kapısının açılması gibi somut adımlar atılabilir.
Ermenistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi
seçenek olabilir.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|