Artık bütün şirketler dönüşmek zorunda

Artık bütün şirketler dönüşmek zorunda

Bugüne kadar şirketler hep zamana dayanıklı işler yapıp kalıcı şeyler elde etmeye çalışıyorlardı. Bu, sürdürülebilir gelir, sürdürülebilir kârlılık, sürdürülebilir büyüme ve zamana dayanıklı iş modelleri yaratma çabası.

Bugün sürdürülebilir bir şeyden bahsetmek aslında tutuculuk haline geldi. Artık sürdürülebilir olmak, sürekli değişen pazara ve koşullara sürekli uyum sağlayabilmek lazım. Hiçbir organizasyon sürekli aynı şeyleri yaparak ayakta kalamayacak. Dijitalleşmeyle birlikte hangi büyüklükte olursa olsun bütün şirketler dönüşmek zorunda.

HIZA DAYANIKLI OLMALI
Geleceğin trendi çok net. Bundan sonra şirketler zamana dayanıklı değil, hıza dayanıklı olmak zorunda. Önemli olan ihtiyacı, eğilimleri ve ortamı çok çabuk anlayıp ona en hızlı şekilde uyum gösterebilenler ayakta kalacak. Her konuda olduğu gibi aracısızlık iletişimde de geçerli. Müşteri istediğine aracısız doğrudan ulaşırken, müşteriye ulaşmak da doğrudan yolları gerektiriyor. Yeni dünyada çoklu ve çok hızlı iletişim var.

GİRİŞİMCİLİK TÜM ŞİRKETLERİN İŞİ
Kitle iletişiminde herkese aynı şey söylenirken, yeni durumda 50-100 farklı alt hedef kitle grubuna onlara uygun kişiselleştirilmiş mesaj verebilme olanağı var. Girişimcilik artık sadece yeni genç heyecanlı insanların değil, bütün şirketlerin işi. Yeni fikirler, şirketin içinden çıkabileceği gibi yeni fikri olan herkesten alınabilir.

PAYLAŞIM ÖNEM KAZANIYOR
Yeni dönemde her aşamada her şeye sahip olmak gerekmez. Paylaşım esastır, büyük veya küçük herkes ekosistemde uzmanlığını becerisini birbiriyle paylaşarak büyüyor. Verilerin anlamlandırılması ve en işe yarayacak şekilde kullanılabilmesi için modeller geliştirebilmek önemli. Şirketler yapılarını bu dönüşüme göre planlamak zorunda. Örneğin yeni nesil şirketlerde ‘tüketici deneyiminden sorumlu başkan yardımcısı’ var. Ya da ‘veriden sorumlu başkan yardımcısı’.

YÖNETİCİ DEZAVANTAJI
Dijitalleşen dünyada Türkiye’nin en büyük avantajı ve en büyük sorunu genç nüfus. Avantaj çünkü çabuk öğrenen, kolay adapte olan, fikir üreten nüfusun yüzde ellisini oluşturanlara karşın; şirketlerin yönetiminde 40 yaş üstü, eğitimini tamamlayalı 15-25 yıl olmuş, yeniye kolay adapte olamayan belli teknoloji yatırımını yeterli sayan eski alışkanlık ürünü yöneticilerin olması dezavantaj.

Türkiye’nin önündeki en büyük fırsat, daha az sermaye gerektiren bilgiye ve yaratıcılığa dayanan yeni iş fikirleri geliştirme konusunda yeterli kaynağa sahip olmak. Bu kaynağın doğru yönetilip yönlendirilmesi, kısa sürede ülkenin büyük atılımlar yapmasını sağlayabilir. Yaratıcı düşüncenin önünü açmak, teknolojinin sağladığı hız ile bilgiyi doğru yönlendirebilecek ve öngörebilecek yeni durumlara kolay uyum sağlayabilecek bir yapıya geçebilmek gerekir.

“YENİ SÜRÜM YÖNETİCİLER”
“Next Akademi, belki de konusunda dünyada ilk yüksek lisans programı. Amacımız farklı eğitimlerden, farklı disiplinlerden insanları dönüşüme ve dijitalleşmeye uygun, yaşayabilir, yaratabilir, düşünebilir hale getirmek.

Çok farklı sektörlerin ihtiyaç duyduğu ‘dönüşüm ajanlarını’ ortaya çıkartabilmek. Çünkü bu dönemin en büyük ihtiyacı ‘yeni sürüm’ yöneticiler. Amacımız hata yapmaktan korkmayan, risk alabilen, meraklı, yeninin peşinde ve sürekli değişmeye hazır, öğrenen insanlar yetiştirmek.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap