İhracatçıdan Gümrük Birliği ve AB vurgusu

İhracatçıdan Gümrük Birliği ve AB vurgusu

Türkiye’nin ihracatı 2017 yılının genelinde olumlu bir tablo çizdi. Küresel gelişmeler ve bölgesel çatışmalara rağmen ihracat Ocak-Ekim döneminde yüzde 11 artışla 128,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Son 12 aylık ihracat artışı da yüzde 10,7 olarak gerçekleşirken, ihracat dünyası 2017’yi ortalama yüzde 10-12 büyüme ile kapatmayı planlıyor.

2018’de ise özellikle Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerin geliştirilmesine odaklanacak olan ihracatçılar, bu amaçla ekonomi yönetiminden de Gümrük Birliği ve AB ile ilişkilerde yakın işbirliği talebinde bulundu.

İşte öne çıkan talepler:

  • İhracatçılarımızın gümrüklerdeki mesai saatleri dışında yaptıkları işlemler için ödedikleri ek bedel kaldırılmalı.
  • KDV reformunun bir an önce hayata geçmesini bekliyoruz.
  • Gümrük Birliği anlaşması güncellenmeli.
  • AB ile ilişkiler güçlendirilmeli ve yeni fasıllar açılmalı.
  • Büyüme modeli inovasyon temelinde yeniden tasarlanmalı.
  • AR-GE ve inovasyona destek verilmeli.
  • Kur riskini kaldıracak çalışmalar hızlanmalı.
  • Esnek çalışma sistemi ve kıdem tazminatı çalışmaları hayata geçirilmeli.
  • Dış ticaretle uğraşan şirketler mevzuatta yeri olmamasına rağmen 700 milyon TL’ye yakın ordino parası ödüyor, buna çözüm bulunmalı.
  • En büyük atılım eğitimde gerçekleştirilmeli.

RİSK BAROMETRESİ
İYİLEŞMEDE ASLAN PAYI AVRUPA’NIN
Küresel ekonomi toparlanmaya devam ederken, dünya ticaretindeki artış da yılbaşında beklenenden daha güçlü gerçekleşiyor. Avrupa bir yandan canlı bir performans gösterirken, diğer yandan AB’deki siyasi riskler de tamamen yok olmamakla birlikte azalıyor. Bu alanda Brezilya ve Rusya’dan giderek daha fazla pozitif sinyal alınıyor. Öte yandan sermaye yine yükselen ekonomilere akmaya devam ediyor. Bu olumlu eğilimler, Coface’ın bazı ülkelerin notlarını yükseltmesine neden oldu.

İşte son dönemde öne çıkan ülkeler:

MACARİSTAN
Esnek kredi koşulları ve AB yardımları sayesinde hane halkı tüketiminin artmasının ve yeniden canlanan yatırımların desteğiyle canlı bir ekonomik faaliyet sergiliyor.

FİNLANDİYA
Daha olumlu bir dış bağlam içerisinde, şirket iflaslarında 2016 yılında yüzde 6 ve 2017 yılının ilk yarısında yüzde 19 düşüş yaşandı. Büyüme 2017 için yüzde 1,3 ve 2018 yılı için yüzde 1,7 olarak tahmin ediliyor. Umut vaat eden bir görünüm sunuyor.

BELARUS
Rusya ve Avrupa’da ekonomik faaliyette kaydedilen ve hem ihracatı hem de hanehalkı tüketimini olumlu etkileyen
iyileşmeden yararlanıyor.


RUSYA İLE TİCARETTE OLUMLU HAVA

Türkiye ekonomisinin kamu desteği, ihracat ve artan inşaat yatırımlarının etkisiyle 2017’de yüzde 5,5, 2018’de ise yüzde 4,9 büyümesi bekleniyor.

Yurtiçi talepteki ılımlı toparlanma da büyümeye destek veriyor. İhracat tarafındaki beklentiler son dönemde oldukça olumlu görünüyor.

Türkiye Rusya’ya en çok meyve, sebze, kara taşıtı parçaları ve tekstil ürünleri satıyor. Türkiye’nin başlıca ihracat sektörleri olan tekstil, giyim, gıda, otomotiv gibi sektörlerde kapasite kullanımları yüzde 80’e yakın ya da bu seviyenin üzerinde bulunuyor.

Özellikle Doğu Karadeniz’denRusya’ya yapılan ihracatta büyük artış var. Ocak-Ağustos 2017 döneminde Doğu Karadeniz Bölgesi’nden Rusya Federasyonu’na yapılan ihracatta miktarda yüzde 305, değer bazında ise yüzde 186 seviyesinde artış olduğu görülüyor.

Ancak son dönemde Rusya ile ilişkilerin gelişmesine karşın birtakım sorunlar hala mevcut. Rusya’nın Türkiye’den sadece dört firmaya domates ihracatı için izni vermesi, sektörde haksız rekabete neden olabilecek bir uygulama yaratıyor.

Öte yandan hala ticari vize sorunlarının giderilmemesi, Rusya’da üretim yapan Türk firmalarının personel gönderimlerini olumsuz etkiliyor.

Türkiye’nin en büyük üçüncü ticaret ortağı
1- Jeopolitik gerginlikler ve düşen petrol fiyatlarıyla birlikte 2015 ve 2016 yıllarında daralan Rusya ekonomisinin 2017 büyüme beklentisi yüzde 1.
2- 2015 yılında Rusya yaklaşık 5 milyar dolar yabancı yatırım çekti. Türkiye’deki Rus yatırımlarının ise Akkuyu Santrali hariç yaklaşık 10 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.
3- Türkiye’nin en büyük üçüncü ticaret ortağı. 2016 yılında Türkiye’nin Rusya’dan ithalatı 15,2 milyar dolar, Rusya’ya ihracatı ise 1,7 milyar dolar oldu.
4- Rusya’da 3 bin civarında Türk şirketi faaliyet gösteriyor. Yaşanan gerilime rağmen Rusya Türk şirketleri için cazibesini koruyor.
5- Rusya’nın ithal ettiği başlıca ürünleri nükleer reaktör,makine,
elektronik, kara taşıtları, ilaç ve farmakolojik ürünler oluşturuyor. Ülke, en çok petrol, doğalgaz, demir-çelik, gübre ve makine ihraç ediyor.
6- Türkiye, Rusya’ya en çok meyve-sebze, kara taşıtları aksam ve parçaları ile tekstil ürünleri satıyor. Rusya’dan ise petrol ve petrol ürünleri, taş kömürü ve alüminyum ithal ediyor.
7– Müteahhitlik, turizm, tekstil, yaş meyve-sebze, otomotiv, tarım ürünleri gibi sektörlerde, Türk ihracatçılar için çeşitli fırsatlar mevcut.

KÜRESEL SEKTÖR ANALİZİ
TIBBİ İLAÇ
Tıbbi ilaç sektörü dünyadaki en düşük riskli sektör olarak kendisini gösteriyor.Başta İtalya, Fransa ve Almanya olmak üzere,Batı Avrupa’da iyi yönlendirilen üretim ve talep sayesinde sektör riski şu anda “düşük” olarak değerlendiriliyor.
Şirket iflasları da düşük düzeyde.
TAŞIMACILIK
Kuzey Amerika’nın taşımacılık sektörü kamu yatırımlarından faydalanırken “düşük riskli” kategoride yer alıyor.

BİLİŞİM
Bilişim sektörü için yükselen Asya ülkelerinde, Çin’de ve Latin Amerika’da işler tekrar yoluna giriyor.Bu, dinamik hane halkı tüketiminin durumunun daha sağlıklı olduğunu gösteriyor.
Brezilya’da tüketimde iki yıldır görülen düşüşün ardından pozitif eğilim kaydediliyor. Bu bölgelerde ve ülkelerde risk düzeyi “orta” olarak değerlendiriliyor.

PERAKENDE
Latin Amerika yine iyileşmeye konu olurken, enflasyondaki ve işsizlik oranındaki düşüşlerin desteklediği hane halkı tüketimi sayesinde perakende sektörü bölgesel olarak ve Brezilya’da “orta risk” kategorisinde yer alıyor.
GIDA – TARIM
Rusya ve Güney Afrika’da, tarımsal gıda sektörü krizden çıkışı teyit ediyor. Farklı nedenlerle de olsa, her iki ülkede sektörün notu şu anda “düşük” olarak değerlendiriliyor. Rusya’da yerel işletmeler Batı ürünlerine uygulanan ambargodan yararlanırken,Güney Afrika’daki mükemmel hasat bu yıl çok iyi karşılanan bir rahatlama sağlamış bulunuyor.

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap