Matrah artırımında son günler!

Matrah artırımında son günler!

Yapılandırma Yasası’nın matrah ve vergi artırımı hükümlerinden faydalanmak isteyen mükelleflerin fazla zamanı kalmadı. Mükellefler, 31 Ağustos 2018’e kadar (bu tarih dahil) gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabilecekler.

ENDER İNELLİ / EY KIDEMLİ MÜDÜRÜ
ender.inelli@tr.ey.com
www.vergidegundem.com

Kamuoyunda bilinen adı ile Yapılandırma Yasası’nın matrah ve vergi artırımı hükümlerinden faydalanmak isteyen mükelleflerin ellerini çabuk tutması gerekiyor. Mükellefler, kanunda ve ilgili tebliğde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, 31 Ağustos 2018 tarihine kadar (bu tarih dahil) gelir, kurumlar ve katma değer vergisi yönünden artırımda bulunabilecekler.

Mükellefler, en geç 31 Ağustos 2018 tarihine (bu tarih dahil) kadar başvurmadıkları takdirde, 7143 sayılı Kanun ile getirilen matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanamayacaklar.

Geride bıraktığımız günlerde Sn. Bakan’ın orta vadeli projeksiyonlarda yeni bir yapılandırma yasasının düşünülmediğine ilişkin açıklaması mevcut yasanın değerini daha da artırdı. Azalan süre ve konunun önemine binaen, bu haftaki yazımızı, matrah ve vergi artırımı ile ilgili çokça merak edilen bazı soruların yanıtlarına ve önemli hatırlatmalara ayırmak istedik.

YÜZDE 15 Mİ, YÜZDE 20 Mİ?
Genel kural, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince artırılan matrahlara yüzde 20 vergi oranı uygulanması. Ancak, matrah artırımında bulunmak istedikleri yıllara ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini kanuni süresinde vermiş ve bu beyannameler üzerinden anılan beyannamelere ilişkin damga vergisi de dahil olmak üzere tahakkuk eden vergilerin tamamını süresinde ödemiş bulunan (her bir dönem için ayrı ayrı 10 Türk Lirası’na kadar yapılan eksik ödemeler dikkate alınmayacak) gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin; bu vergi türlerine ilişkin olarak herhangi bir dönem için 7143 sayılı Kanun’un 2 ve 3’üncü maddeleri hükümlerinden yararlanmamış olmaları şartıyla, artırılan matrah üzerinden yüzde 20 yerine yüzde 15 vergi ödemeleri mümkün.

Yüzde 15 oranının belirlenmesinde, şartların her yıl için ayrı ayrı dikkate alınması gerekiyor. Örneğin; 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesini süresinde vermiş ve tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödemiş bir mükellef, 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesini süresinde vermemiş veya tahakkuk eden vergiyi vadesinde ödememiş olsa bile 2017 yılı için yapacağı matrah artırımında yüzde 15’lik oranı uygulayabilecek.

Diğer taraftan; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin artırdıkları gelir/kurumlar vergisi matrahları üzerinden yüzde 20 (veya şartların sağlanması halinde yüzde 15) oranında vergilendirilmesi zorunlu. Bu nedenle matrah artırımına konu olan tutarlar üzerinden, indirimli kurumlar vergisi uygulaması dahil olmak üzere herhangi bir istisna veya indirim uygulanması mümkün değil.

MATRAH ARTIRIMI ZORUNLU MU?
Esasen mükelleflerin her vergi türü için birbirinden bağımsız olarak tercihte bulunması ve artırım yapması mümkün. Ancak bu durumun istisnaları var. En önemlileri de şunlar:

• İlgili yılda hiç KDV beyannamesi verilmemiş ya da bir veya iki döneme ilişkin beyanname verilmiş olması hâlinde, KDV vergi artırımında bulunmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında da bulunulması şart.

• İlgili takvim yılı içindeki işlemlerin tamamının istisnalar kapsamındaki teslim ve hizmetlerden oluşması veya diğer nedenlerle hesaplanan katma değer vergisi bulunmaması ile tecil-terkin uygulaması kapsamındaki teslimlerden oluşması hâlinde, KDV vergi artırımında bulunmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulmuş olması yine şart.

Örneğin; (A) AŞ’nin 2017 hesap döneminin ilk 11 ayında hesaplanan KDVsinin bulunduğunu ancak her ne sebeple olursa olsun (örneğin hiç satış yapmamış olması veya KDV’nin konusuna giren işlemin bulunmaması gibi) Aralık 2017 vergilendirme döneminde hesaplanan KDV’sinin bulunmadığını varsayalım. Böyle bir durumda (A) AŞ’nin KDV vergi artırımından yararlanması için 2017 hesap dönemine yönelik olarak kurumlar vergisi matrah artırımı da yapması zorunlu.

Ayrıca, KDV vergi artırımı nedeniyle ödenmesi gereken verginin tespiti için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunulan tutarın (artırılan matrahın) yüzde 18’i ile de bir karşılaştırma yapılması gerekiyor. Bu iki tutardan büyük olanı, artırım nedeniyle ödenmesi gereken vergi olarak karşımıza çıkıyor.

DEFTER VE BELGE İBRAZI
Yasaya göre, matrah veya vergi artırımında bulunulması, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defter ve belgelerin muhafaza ve ibrazına ilişkin hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmiyor.

Buna göre artırım yapılmayan vergi türleriyle ilgili olarak yapılacak incelemeler veya karşıt inceleme durumları başta olmak üzere, yetkili kişi ve kurumlar tarafından talep edildiğinde defter ve belgelerin ibrazı zorunlu. Aksi durum 18 aydan üç yıla kadar hapis cezasına varabilecek müeyyidelerin gündeme gelmesine neden olabilir.

ARTIRIM DOKUNULMAZLIK SEMBOLÜ MÜ?
Esas olan, mükelleflerin kanunda belirtilen şartlar dâhilinde matrah ve/veya vergi artırımına gitmeleri durumunda, artırımda bulunulan yıl ve vergi türü için vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmaması. Ancak bu durumun da istisnaları var. Şöyle ki;

• Matrah artırımında bulunan mükelleflerin yıllık gelir ve kurumlar vergisine mahsuben daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergilerin iadesi ile ilgili taleplerine ilişkin inceleme ve tarhiyat hakkı saklı kalıyor.

• Artırım talebinde bulunulan yılları izleyen dönemlerde yapılacak vergi incelemelerine ilişkin olarak artırım talebinde bulunulan dönemler için, sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden ve artırım talebinde bulunulan dönemler için ihraç kaydıyla teslimlerden veya iade hakkı doğuran işlemlerden doğan terkin ve iade işlemleri ile ilgili inceleme ve tarhiyat hakkı devam ediyor.

Sonraki dönemlere devreden katma değer vergisi yönünden yapılan incelemelerde artırımda bulunulan dönemler için tarhiyat önerilemiyor fakat sonraki döneme devreden KDV tutarı tenzil edilebiliyor.

ÖDEME YAPILMAZSA NE OLUR?
7143 sayılı Yasa’nın diğer yapılandırma kanunlarından belki de en önemli farkı, matrah ya da vergi artırımı yapılması ancak tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi durumunda, kanunun sağladığı incelemeden bağışıklık avantajının ortadan kalkması.

Bir diğer deyişle matrah ya da vergi artırımında bulunur ancak tahakkuk eden vergileri kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemezsiniz, hem bu ödemediğiniz vergilerle ilgili olarak takibe alınıyorsunuz (vergiler sizden alınıyor) hem de vergi incelemelerine karşı korumasız hale geliyor yani genel hükümlere göre incelemeye tabi olmaya devam ediyorsunuz.

ÖRTÜLÜ KAZANÇ İNCELEMELERİ
Bilindiği üzere, örtülü olarak dağıtılan kazanç tutarı gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında dağıtılmış kâr payı kabul olarak ediliyor ve şartların oluşması durumunda bu tutarlar üzerinden kâr payı stopajı vergilemesi yapılıyor.

Bu noktada akla gelen sorulardan biri de şu: Kurumlar vergisi matrah artırımından yararlanan bir mükellef, bu yılla ilgili örtülü kazanç incelemesine ve bunun sonucu olarak kâr payı stopajı tarhiyatına tabi tutulabilir mi?

Konu uzun süredir vergi uygulamacıları arasında ve vergi yazınında tartışılıyor. Birçok açıdan tenkide açık olsa da Maliye Bakanlığı’nın görüşü bunun mümkün olduğu yönünde.

TÜR DEĞİŞİKLİĞİNDE MATRAH ARTIRIMI
5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan tür değişikliklerinde, münfesih hale gelen kurumun tüm hak ve yükümlülükleri yeni kuruma intikal ettiğinden, tür değişikliği nedeniyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları kapatılan kurumlar adına dönüşülen kurumlar tarafından matrah artırımında bulunulması ve kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkün.

Dolayısıyla, limited şirketin faaliyette bulunduğu dönemler için limited şirket adına anonim şirket tarafından matrah artırımında bulunulabilecek.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap