|
371 halka açık şirket, yönetimlerinin üçte birini 'bağımsız üye'lerden seçecek.
Haber : Ekonomist Online / 15.01.2012
Gerek yeni Türk Ticaret Kanunu,
gerekse Sermaye Piyasası
Kurulu’nun (SPK) 2011’in
son iş gününde yayınladığı
tebliğ, bağımsız yönetim kurulu üyeliği konusunda önemli düzenlemeler getirdi.
SPK tebliğine göre bankalar dahil
halka açık 371 şirketde yönetimin üçte
biri bağımsız üyelerden oluşacak.
SPK’nın getirdiği bu düzenlemeyle birlikte,
özellikle nisan ve mayıs aylarında
yapılan şirket genel kurullarında seçilecek
bağımsız üye sayısının 700 ile bin
arasında olacağı tahmin ediliyor. Yeni
düzenlemeye yıl sonuna kadar uyması
istenen bankalar da katıldığında, yönetim
kurullarında yer alan ‘bağımsız
üye’ sayısı daha da artacak.
Yeni TTK’da bağımsız üyelik konusunda
şirketleri bağlayıcı zorlayıcı bir
hüküm olmasa da kurumsal yönetimin
gereği, yönetim kurullarında en az üçte
bir oranında bağımsız üyeye yer verilmesinin
pek çok şirkette söz konusu
olması bekleniyor.
Bunun en önemli göstergesi ise beyin
avcısı olarak tabir edilen yönetici
seçme ve yerleştirme hizmeti veren danışmanlık şirketlerine bu pozisyon için
gelen talepler. Taleplerin artarak gelmeye
başladığını ifade eden danışmanlık şirketi yöneticileri eğer kanunun yürürlüğe giriş tarihi ertelenmezse,
2012’de seçme ve yerleştirme yapacakları
pozisyonların toplam yüzde 20’sinin
bağımsız yönetim kurulu (BYK)
üyeliği olacağını söylüyorlar.
Uzmanlar, SPK’nın şirketlerin bağımsız yönetim kurulu adayı bulma açısından ise sıkıntı yaşanacağını düşünmüyor.
Zira Türkiye’de çok deneyimli,
çok iyi eğitimli, yüksek yetkinlikte, üst
düzey yöneticilik yapmış profesyonellerin
sayısı hiç de az değil. Ayrıca uzun süreler
yönetici pozisyonlarda çalıştıktan
sonra, artık icra görevinden çok yönetim
kurullarında görev yapmayı tercih
eden pek çok profesyonel olduğu söyleniyor.
Hatta bu konuda düzenlenmeye
başlayan eğitim ve workshoplara katılımın yüksek olması arzın da oldukça
yüksek olacağını gösteriyor.
Seçim nasıl yapılmalı?
MY Executive Yönetici Ortağı Müge
Yalçın, geçen yıl yaptıkları araştırmada
Türkiye’nin önemli markalarının da
bulunduğu 48 şirketin yönetim kurullarını incelediklerini ve bu şirketlerin yalnızca yüzde 35’inin yönetim kurullarında
bağımsız üye bulunduğunu gördüklerini
söylüyor. Yalçın, yapılan yeni düzenlemeler
paralelinde Türkiye’de bağımsız yönetim kurulu üyesine sahip
şirket sayısının bu oranın çok daha üzerine
çıkacağını belirtiyor.
Odgers Berndtson Yönetim Kurulu
Başkanı Ayşe
Öztuna, seçim
sürecinin başarılı ilerlemesi
ve zorunluluktan
ziyade bir
avantaja dönüşmesi
için kurumun
stratejisinin
ve ihtiyacının tam olarak tanımlanması gerektiğinin
altını çiziyor.
Profesyonel yönetim kurulu üyelerinde, çeşitli
menfaat sahiplerinin
temsil
edilmemesi ilkesi
olduğunu
söyleyen Stanton
Chase Kurucu
Ortağı
Çağrı Alkaya,
dolayısıyla yönetim kurulunda yer alacak
bağımsız üyelerde sermayeden bağımsız, piyasanın ve işin gereklerine göre
hareket edebilen, karar alabilen, iç
denetim mekanizmalarını işletebilen
kişiler olmasına dikkat edildiğini vurguluyor.
Referanslar öne çıkacak
Bu kişilerin seçilmesinde en önemli
kaynağın referanslar olduğunu söyleyen
Fortune Danışmanlık Genel Müdürü
Ayşen Arıduru, bilinen ve arzu
edilen isimlere bizzat ulaşarak, referans
yolu ile ve headhunter’lar (beyin
avcıları) vasıtasıyla ‘Bağımsız Yönetim
Kurulları’ oluşturmaya gidildiğini belirtiyor.
Genellikle CEO, CFO, danışmanlık
ve denetim kökenli, deneyimli, şirketlere
yönetim danışmanlığı yapan
kişiler,
BYK üyesi olarak
aday gösteriliyor.
Eski
CEO’ların bağımsız yönetim
kurulu üyeliği
söz konusu olduğunda akla gelen ilk isimler olduğunu
belirten Müge Yalçın, CEO’ların da
belli yaşlardan itibaren kariyerlerinde
yeni fırsatlar aramaya başladıklarına
değiniyor. Yalçın sözlerini şöyle sürdürüyor:
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|