Gelişime ayak uydurmak için inovasyon DNA’ya işlemeli

Gelişime ayak uydurmak için inovasyon DNA’ya işlemeli

Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, ‘Türkiye’nin global rekabette gücünü ortaya koymasının ve söz sahibi olmasının yolu inovasyon ve AR-GE’den, sanayide dijitalleşmeden ve Sanayi 4.0 devrimine ayak uydurmaktan geçiyor” diyor.

Yeni dönemin nitelikli işgücü ihtiyacını artıracağını anlatan Kurtul, global ölçekteki gelişime ayak uydurabilmek için inovasyon kültürünün DNA’ya işlemesi gerektiğini söylüyor.

Dünya ekonomisindeki büyüme dinamiklerine baktığımızda, ana unsurun ‘teknolojideki gelişmeler ve bu gelişmelere olan uyum’ olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin, global rekabette gücünü ortaya koymasının ve global ekonomide söz sahibi olmasının yolunun inovasyon, AR-GE, sanayide dijitalleşme ve Sanayi 4.0 devrimine ayak uydurmaktan geçtiğine inanıyoruz.

Sanayide dijitalleşmenin ve Sanayi 4.0 devriminin sadece ürün ve hizmetlere etki etmeyeceğinin, toplumun geneline, ülkenin gelişimine büyük katkılar sağlayacağının da bilincindeyiz. İşte bu nedenle Sabancı Topluluğu olarak AR-GE ve inovasyonu, ürünlerimizin yanı sıra iş yapış şeklimize ve süreçlerimize de entegre etmiş durumdayız. Bugün artık sanayi grubu şirketlerimiz ile teknoloji ihraç eder konuma geldik.

İTİCİ GÜÇ SANAYİ 4.0
Sanayi 4.0 devrimi, önümüzdeki dönemde global ölçekte ekonomik kalkınmanın itici gücü olacak. Çünkü dijital teknolojiler yeni bir sanayi devrimini tetikler duruma geldi. Bugün artık akıllı robotlar, büyük veri, daha çok müşteri odaklılık, nesnelerin interneti gibi teknoloji ve kavramlardan bahsediyoruz.

Amerika’nın önde gelen 265 sanayi şirketinin ortak organizasyonu Industrial Research Institu-te’ün raporu, son 50 yılda ABD’de kaydedilen ekonomik büyümenin en az yarısının teknolojik inovasyonla gerçekleştiğini söylüyor.

YENİ İSTİHDAM OLACAK
Sanayi 4.0 ile istihdamın azalacağı yönünde korkular var. Oysa Sanayi 4.0 ile sadece, makinelerin üretim sürecinde bugüne kadar olduğundan daha etkili olacağı bir döneme geçeceğiz. İstihdamı azaltmak yerine aksine özellikle nitelikli işgücü ihtiyacını artıracak.

Çünkü gerçekleşecek olan bu 4’üncü sanayi devrimi ile makineleri tasarlayacak, programlayacak, algoritmalarını oluşturacak insan gücüne ihtiyaç doğacak. Bunun da işgücünü yüzde 6 artırması bekleniyor.

Yani Sanayi 4.0 diğer sanayi devrimlerinin gerçekleştiği dönemlerdeki gibi yeni istihdam yaratacak. Bu nitelikli işgücü ihtiyacının karşılanabilmesi için ise şimdiden gerekli eğitim programlarının ve politikalarının geliştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

SÖZ SAHİBİ OLACAKLAR
Önümüzdeki dönemde vizyon sahibi, esnek, AR-GE ve inovasyonu faaliyetlerinin merkezine oturtmuş, kendisini Sanayi 4.0’e hazırlamış şirketler büyük gelişim kaydedecek. Bu şirketlerin faaliyet gösterdiği ülkeler ise global ekonomide söz sahibi olma şansını yakalayacaklar.

Biz Sabancı Topluluğu olarak dijital dönüşüme ve Sanayi 4.0 gelişimine ayak uydurarak, inovasyon, özellikle de açık inovasyon konusundaki yaklaşımımızı sürdürerek, teknoloji ihraç etme konusuna daha fazla odaklanacağız.

Bu konuda özellikle sanayi grubu şirketlerimiz 2016 yılında çok güzel işlere imza attılar. Biz topluluk olarak planladığımız yatırımlarımıza ara vermeden devam ediyoruz ve edeceğiz.

SON TEKNOLOJİ VAZGEÇİLMEZ
Ülke olarak global ölçekte gerçekleşen bu gelişime ayak uydurabilmemiz için ise; özel sektör, kamu kurum ve kuruluşları hatta beyaz ve mavi yakalı tüm çalışanların inovasyon kültürünü adeta DNA’sına işlemesi gerekiyor.

Ülke olarak ancak böyle bir dönüşüm yaşadığımız takdirde verimlilik, büyüme, yatırım, istihdam konularında büyük gelişim kaydederek global ekonomide, “biz de varız”, diyebiliriz.

Sanayi kuruluşlarımızın ve tedarikçilerin sanayideki dijitalleşmeden geri kalmamaları için son teknolojileri yakından takip etmesi artık bir vazgeçilmezdir. Teknolojileri takip etmek tek başına yeterli olmayacaktır elbette. Onları kendi iş modellerine entegre etmeleri ve kazandıran inovasyonla şekillendirmeleri de gerekmektedir.

AVANTAJIMIZ GENÇ NÜFUS
Küresel dengeleri yeniden şekillendirecek bu gelişmelere ayak uydurmak artık büyük bir gereklilik. Ülke olarak buradaki en büyük avantajımız ise teknolojiyi yaşam tarzı haline getirmiş, yeni teknolojileri kolay kabullenen genç iş gücüne ve enerjiye sahip olmamızdır.

Bu noktada hem kamu hem de özel sektör kendine düşen görevleri yerine getirmeli, iş birliği içinde hareket etmelidir. Ülke çapında teknolojik altyapı son dönem ihtiyaçları çerçevesinde düzenlenmeli, yatırım yapmak isteyen özel sektör şirketlerini teşvik edici politikalar izlenmeli, gençlerin inovasyon fırsatlarıyla daha fazla karşılaşması sağlanmalıdır.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap