Konut sektöründe markayla fark yarattılar

Şehirleşme çalışmalarıyla öne çıkan Türkiye’de birçok sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de zincir markalar oluşmuş durumda. Mesa, “Mesa” markası ile Ağaoğlu “My” markası ile Teknik Yapı “Up” ve “Evora” markaları, Artaş inşaat da “Avrupa Konutları” markası ile sektöre öncü oldu.

LEVENT GÖKMEN
lgokmen@ekonomist.com.tr

Konut atılımının devam ettiği günümüzde yeni zincirler de doğuyor. Sektördeki 27 zincir marka bu güne kadar 516 projede 229 bin konut üretti. Konut sektörü son yıllarda baş döndürücü bir hızla büyüyor. Bu süreçte de farklı olan, tüketicinin beğenisini kazanan başarıyı kazanıyor, projesini kolay satıyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Peki başarının ölçütü nedir? Uzmanların bu soruya yanıtı ise “tüketicinin taleplerini karşılayıp geliştirdiği projeleri kolay satabilmek” oluyor. Bunun için de inşaat şirketleri marka ve konsept yaratarak zincirleşme yoluna gidiyor.

Türkiye’de markalaşma serüveni Erhan Boysanoğlu ve ortakları tarafından yarım asır önce kurulan Mesa ile başladı, Ağaoğlu’nun My konsepti ile devam etti. Günümüzde Nef’ten Makro İnşaat’a, Teknik Yapı’dan Kuzu Grup’a kadar birçok şirket tek marka ve konsept çatısı altında kendi zincirini oluşturmuş durumda.

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, markalaşıp bir konsept yaratmanın tüketici güvenini ve sadakatini sağlama konusunda şirketlere kolaylık sağladığını söylüyor.

Maya, rekabetin arttığı günümüzde marka yaratarak zincirleşen şirketlerin sağladıkları güvenle daha başarılı satış grafiği izlediklerine dikkat çekiyor.

BAŞARININ SIRRI
Ekonomist dergisi olarak sektördeki eğilimi mercek altına alıp konutta marka ligini araştırdık. Buna göre 27 marka, 516 projede 229 bin konut üretmiş durumda. Araştırmamızın sonucunda bugüne kadar 180 projede 95 bin konut üreten Mesa, marka liginde ilk sırayı alırken sektöre yeni inşaat teknolojilerini de kazandırdı.

Mesa Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Boysanoğlu, bir konut projesinin doğru yerde, doğru konumlandırılıp doğru fiyat-landırılmasıyla başarıya ulaşabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’de sektörün kalite standartlarını belirleyen bir marka olarak kaliteden ödün vermemeleri sayesinde yarım asırdan bu yana var olabildiklerini belirten Boysanoğlu, net- brüt farkı olmaksızın satış yapan ender markalardan biri olduklarını da vurguluyor.

Tüketicinin konut alırken bildiği, güvendiği markadan alım yapıp sorun yaşamak istemediğine de dikkat çeken Boysanoğlu, “Son yıllarda öne çıkan sektörümüze başka sektörlerden gelen yatırımcılar da bulunuyor. İşi bilmeyen yatırımcılar sektörde kalite standartlarını düşürüyor. Bu durumda köklü markaların tüketici tarafından tercih edilmesini sağlıyor” diyor.

1990’lı yılların sonunda My konsepti ile sektörde markalaşmaya öncü olan Ağaoğlu da bugüne kadar 35 projede 35 binin üzerinde konut üreterek zincir marka liginde ikinci sıradaki yerini aldı. Üçüncü sıra ise Avrupa Konutları markası ile 14 projede 17 bin 500 konut üreten Artaş İnşaat’ın oldu.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ÖNEMLİ
Konut sektörü Türkiye’de son yıllarda inanılmaz boyutlarda bir gelişme gösterdi. Bu gelişim sadece projelerin mimarisi, yapım hızı ya da inşaat kalitesiyle de sınırlı kalmadı. Sektörün literatürüne yeni yeni kavramlar girdi. Müşteri memnuniyeti, satış sonrası hizmetler, proje yönetimi, sürdürülebilirlik konut projeleri geliştiren inşaat şirketlerinin üzerinde önemle durmaları gereken konuların başında gelmeye başladı.

Sürekli başka bir marka üretip, her seferinde yeni bir marka yatırımı yapmaktansa, Mavera markasını oluşturup,
bu markaya sürekli yatırım yapmayı pazarlama açısından daha efektif bulduklarını belirten Makro İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Uyan, 20 yıl sonra da proje üretmeye devam etmek ve kalıcı bir marka olmak istediklerini vurguluyor.

Aynı marka ile yola devam etmenin firmaya kurumsal bir kimlik kazandırdığına dikkat çeken Özyurtlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Özyurt, “Marka algısı yaratmayı başardığınızda ve tüketicinin zihninde bir kelimeye sahip olduğunuzda artık markanızın bir imajı oluşuyor. Tabii bu durum yatırımcının zihninde bir bilinirlik ve güven yaratıyor” diyor.

ANADOLU’YA AÇILIYORLAR
Sektörde markalaşan bir diğer şirket de Next Level markasını yaratan Pasifik İnşaat. Zincirlerinin ilk halkası olan Next Level Ankara’yı 2013 yılında teslim ettiklerini belirten Pasifik İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Fatih Erdoğan, markanın gördüğü yoğun ilgiden dolayı Ankara’da Next Level markalı ikinci ve üçüncü projeyi hayata geçireceklerini söylüyor.

Next Level markası ile üst segment projeler yaptıklarına dikkat çeken Erdoğan, “Tüketici tüm standartların sağlandığı markalı konut istiyor. Biz de markamızla tüketicinin taleplerini karşılayıp proje ürettiğimiz bölgenin kalite standartlarını yukarı taşıyoruz.

Dikmen’de Next Level Yıldız adıyla 1 milyar 250 milyon yatırım değerine sahip bin 750 konutluk projeye başlayacağız. Büyükşehirden aldığımız arazide Büyükşehir içinde bin 500 konut yapacağız” diyor.

NEDEN MARKALAŞIYORLAR?
Günümüzde konut üreticilerinin işi proje geliştirmek ve üretmek ardından da üretilen konutları satmakla sınırlı değil. Özellikle markalaşmış ya da markalaşma yolunda hızla ilerleyen şirketler müşteri memnuniyetini ön planda tutarak müşterisiyle uzun süreli güven ilişkisi kurmak istiyor.

Türkiye’deki konut satışlarının önemli bir kısmı oturum amaçlı konutlardan oluşuyor. Hal böyle olunca da alıcı kitlesi, memnun kaldığı bir inşaat şirketinin daha sonra yapacağı başka bir projeden de alım yapabiliyor. Ayrıca yakın çevresine memnun kaldığı şirketin projelerini de tavsiye ediyor.

Ispartakule’nin antik dönem ismi olan Spradon’u mar-kalaştırıp Bahçeşe-hir’de kült bir isim olmasını sağladıklarını belirten Kuzu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Özen Kuzu, projelerinin bulunduğu lokas-yonun farkındalığını ve değerini artırdığını söylüyor. Kuzu, aynı marka ile zincirleşmenin daha fazla tanınmışlık, daha hızlı satış, müşteri memnuniyeti ve sadakatinin yanı sıra markanın sürdürülebilirliğini sağladığını da vurguluyor.

Bir markanın tercih edilmesinin en önemli kriterlerinden biri de satış sonrası verdiği hizmetler oluyor. Satış sonrası hizmetler organizasyonunu iyi kurgulayamayan şirketler başarısızlığa mahkum oluyor.

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap