|
Türk müteahhitlerin, kurtuluşu buralarda bulup bulamayacağını 2010'da göreceğiz.
Haber : Okhan Şentürk / 27.12.2009
İnşaat sektörü, gelişmekte olan pek
çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de
de ekonominin lokomotifi konumunda
yer alıyor. Sektörün milli
gelir içerisindeki payı, son yıllarda
ortalama yüzde 4-5 düzeylerinde seyrediyor.
Yaklaşık 38 alt sektörü de peşinden
sürükleyen inşaat sektörünün, Gayri Safi
Milli Hasıla (GSMH) içindeki payı yüzde
30’ları buluyor.
Vasıfsız işgücü için yüksek düzeyde
istihdam yaratan ve tarım dışı istihdamdaki
payı yüzde 11’e kadar ulaşabilen inşaat
sektörü, bu nedenle sünger sektör
olarak nitelendiriliyor.
İnşaat sektörü, yurt dışı müteahhitlik
hizmetleri ile döviz ve istihdam yaratmakta
etkin bir rol oynuyor.
İnşaat sektörü,
2005 yılından itibaren konut sektöründeki
patlamaya paralel olarak büyüme
trendine girdi.
Sektör, 2005 yılında yüzde 21.5 rekor
bir büyüme rakamına imza attı. 2006 yılında yüzde 19.4 oranında büyüme kaydeden
inşaat sektörü, 2007 yılında ise
adeta fren yaptı. Sektörün bu dönemdeki
büyüme oranı, yüzde 5.7’ye geriledi.
2008 yılında baş gösteren global kriz, inşaat
sektörünü de vurdu.
Sektör, kan kaybediyor
Sektör, 2008’de yüzde 8.2 oranında
küçülme yaşadı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun
(TÜİK) verilerine göre; inşaat
sektörü 2009 yılının ilk 3 çeyreğinde sırasıyla yüzde 18.9, yüzde 21 ve yüzde18.1
oranlarında küçülme yaşadı. İlk dokuz
aylık dönemde ise, sektörde yaşanan daralma
yüzde19.5 oldu. Yine küresel krizin
etkisiyle 2009 yılının ikinci yarısında inşaat
sektöründe istihdam bir önceki yılın
aynı dönemine göre yüzde 25.3 azalarak,
Ağustos 2009 itibariyle 1 milyon 300 bin
kişiye geriledi. Haberi hazırladığımız dönemde
2009 yılının 4’üncü dördüncü
çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını henüz
açıklanmamıştı. O nedenle biz de
sektör yetkililerinin bu konudaki tahminlerine
vermek zorunda kaldık. İnşaat sektörünün
önde gelen isimleri, sektörün
2009 yılını 15 oranında bir küçülme rakamı
ile kapatacağını öngörüyor.
1 | 2 | 3 | 4 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|