|
İtalya'daki krizin etkilerinin neler olacağı merak ediliyor.
Haber : Kıvanç Özvardar / 20.11.2011
Euro Bölgesi, borç ve durgunluk
sarmalından çıkmaya çalışırken,
sorunlar her geçen gün yeni bir
boyut kazanıyor. Dünyanın en
güvenilir kurum ve devletlerinin
sorgulanmaya başlandığı bu dönemde
azami güven arayışı, dünya ekonomi ve
ticaretini yeniden şekillendiriyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın
“Bizi Avrupa Birliği’ne almayan ülkeler
düşünsün” sözleriyle değerlendirdiği
Euro Bölgesi’nde yaşanan ciddi ekonomik
sıkıntılar, Türkiye’yi teğet geçecek
mi? Farklı yönelimlerine rağmen hala
en büyük ticaret ortağı olduğu Avrupa
Birliği’ndeki bu süreçten Türkiye’nin
nasıl etkileneceği sorusu gündemdeki
yerini her geçen gün biraz daha güçlendirerek
koruyor.
Bunun nedeni, hiç kuşkusuz Euro
krizinin son aktörünün İtalya olması.
TÜİK verilerine göre İtalya, bu yılın ilk
dokuz ayında Almanya, Rusya ve
Çin’den sonra Türkiye'nin en çok ihracat
yaptığı dördüncü ülke konumunda.
Türkiye, İtalya'ya söz konusu dönemde
dönemi toplamında 6,1 milyar dolar ihracat
yaparken, aynı dönemde İtalya'dan
10, 2 milyar dolar tutarında ithalat
yapıldı. İtalya, aynı zamanda Ocak-
Temmuz 2011 döneminde ise Türkiye'nin
yüzde 5,8 ile en fazla ithalat yaptığı
beşinci ülke.
Borç oranı yüksek
Ticaretimizde böylesine önemli bir
yeri olan İtalya, son dönemde Euro Bölgesi
borç krizinin öne çıkan ülkelerinden.
İtalya'nın milli gelirinin yüzde
119'una ulaşan borçlar (1.9 trilyon Euro)
kriz alarmı verirken, piyasalardaki gerginlik
Yunan Başbakan Yorgo Papandreu'dan
sonra İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin
de görevinden ayrılmasına
neden oldu. Borsada sert düşüşlerin yaşandığı, İtalyan devlet tahvillerinin yüksek
faizlere ulaştığı bugünler, "kriz bu ülkeye
sıçradı" endişelerini güçlendiriyor.
Euro Bölgesi'nin üçüncü en büyük
ekonomisi olan İtalya, Yunanistan'dan
sonra borç oranı en yüksek ülke. Uzmanlar,
küçük ülkeler Yunanistan veya Portekiz'in
borç sorununun yeni yapılandırmalarla
içinden çıkılabileceğini, ancak krizin
İtalya ve İspanya gibi büyük ekonomilere
sıçramasının ciddi sorunlar yaratacağını
vurguluyor. Eurasia analisti Antonio Barrosso,
reform yanlısı hükümetlerin iktidara
gelmesine bile piyasaların kalıcı bir
olumlu tepki vermemesi, krizin Euro bölgesi
ülkelerinden de büyük olduğu anlamına geldiği uyarısında bulunuyor.
“Hastalık bize de bulaşır”
Ancak süreçten özellikle ülkemiz adına umutlu olanlar da var. "Avrupa hastalanırsa bize de bulaşır" diyen DEİK Türk-İtalyan Konseyi Yönetim Kurulu üyesi ve
Fontana Pietro Kalıp Sanayi ve Ticaret
şirketi CEO'su Selçuk Saraçoğlu, her yeni
değişikliğin bir fırsat yarattığını hatırlatıyor. Avrupa'nın sorunlarını halledebileceğini ifade eden Saraçoğlu, "Hemen
‘Avrupa battı’ diyemeyiz. Bir çare bulacaklardır, fakat 10 yıla sığabilir" diyor. İhracat
piyasalarımızı biraz küçüleceğini
öngören Saraçoğlu, Türkiye'nin artık
ürünlerini daha inovasyona, el emeğinden
çok beyin gücüne dayalı üreteceğini
ve pazarlarını çeşitlendireceğini ifade
ederek, süreçten umutlu olduğunun altını çiziyor.
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|