|
İthalata getirilen vergiler nedeniyle başlayan tartışma giderek alevleniyor.
Haber : Ekonomist Online / 18.12.2011
Tekstil ve hazır giyim sektöründe,
ithalata geçen temmuz ayında
getirilen vergilerden bu yana
kaynayan kazan iyice fokurdamaya
başladı. Bir tarafta iç üretimin
artmasıyla birlikte yüzü gülen tekstil
üreticileri, diğer tarafta kumaşa getirilen
ek vergiler nedeniyle, iç pazardaki
üreticilerden eskiye oranla daha pahalıya
kumaş aldıklarını söyleyen ve bu durumdan
şikayet eden hazırgiyimciler var.
Artık pahalı üretim yaptıklarını söyleyerek,
yurt dışı pazarlara rekabetçi fiyat
veremediklerinden yakınan hazırgiyimcileri
bu sıkıntısını, ihrcat rakamlarında
başlayan gerileme de teyit ediyor.
Ekonomi ve Strateji Danışmanlık Hizmetleri
Şirketi’nin TGSD için hazırladığı
hazır giyim endeksi, son üç aydır art arda
gerileme gösteriyor. 2005 yılından beri,
2009 çöküş yılı haricinde, ilk defa üç ay
üst üste gerileme gösteren endekse göre,
en son kasım ayında bir önceki aya göre
yüzde 14.5’lik keskin bir düşüş yaşandı.
Temmuz’da 1.6 milyar dolar ihracat
yapan hazırgiyim sektörü, Ağustos’ta 1.5
milyar dolar, Eylül’de 1.1 milyar dolar,
Ekim’de 1.3 milyar dolar, Kasım’da da
tekrar 1.1 milyar dolar ihracat yapılabildi.
TGSD Başkanı Cem Negrin’e göre bu
düşüş büyük tehlikenin göstergesi.
Kim doğru söylüyor?
Fakat tekstil üreticileri bu gelişmelerin
ithalata getirilen vergiye dayandırılmasını doğru bulmuyor. Bu kesime göre
ihracattaki düşüşün, kurların artarak sektörün
daha rekabetçi hale geldiği bu dönemde,
tamamen yurt dışı pazarlardaki
ekonomik krizin bir göstergesi olabileceğini savunuyor.
Tekstil sektörüyle ilgili bir önemli iddia
da, bu vergilerin getirilmesi yönünde
hükümete, ‘Atıl kapasite çalışıyoruz’ nedeniyle baskı yapan tekstil üreticilerinin,
şu anda yurt dışından tam 1.5 milyar dolarlık makine siparişi verdiği yönünde.
TİM Sektörler Konseyi Hazır Giyim ve
Konfeksiyon Sektör Kurulu Başkanı Ahmet
Akbalık, “Hani boş kapasiteleri vardı,
şimdi nasıl makine siparişi veriyorlar”
diyerek, sektörde önemli bir tartışma konusunu
da gündeme getiriyor.
İhracat geriliyor
Hazırgiyim ihracatındaki gerileme
sektörün temsili kuruluşlarını alarma geçirmiş
durumda. Konuyu hükümete daha
güçlü bir şekilde iletmek için platform
kuran hazırgiyimciler, birçok konuda şikayetçi.
Hazırgiyimcilerin belirttiğine göre
iç piyasadaki kumaş fiyatları hızla artıyor. Özellikle polyester karışımlı kumaşlara
yüzde 10 ila 20 arasında bir fark getirilirken,
pamuklu kumaşlarda ithalat yapmak
Türkiye’den temin etmekten daha
ucuza gelmeye başladı. Denim kumaşta
iç piyasaya 5 dolardan fiyat verdiği iddia
edilen bir üreticinin, aynı denim kumaşı
yurt dışına 4 dolardan verdiği belirtiliyor.
Kur artışı nedeniyle rahatlamış gibi
görülen ithalatçı da, sıkıntıda. Çünkü
kumaş ithalatı yapmak isteyen bir üretici,
kumaşı temini ve mal üretimini ancak
yedi haftada tamamlayabiliyor. Dolayısıyla ihracatçı eskiden 4-5
haftada malı teslim ederken,
bu süre şu anda 11 haftaya
uzamış durumda. Türkiye ihracatta
Uzakdoğu’ya karşı
kullandığı 4-5 haftalık kısa
termin avantajını yavaş yavaş
kaybetmeye başlıyor.
Bu arada Kipaş Holding
Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ahmet Öksüz, “Hazırgiyim ihracatçısı kumaşı
dahilde işleme belgesiyle vergi vermeden
getirip, hazırgiyim ihracatı yapabilir”
derken, Öz-ak Tekstil Yönetim Kurulu
Başkanı Ahmet Akbalık da şöyle konuşuyor:
“Dahilde işleme belgesi alan İstanbul’da
500 atölye varsa, 14 bin 500 atölyede
de bu belge yok. Dolayısıyla bunu genele
yayamayız.”
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|