|
Türkiye-Japonya ilişkilerinde lojistik dışında önemli bir sorun yaşanmayacak.
Haber : Ekonomist Online / 27.03.2011
Japonya dünya tarihinin en şiddetli
yer sarsıntıları arasında
gösterilen büyük depremin
yaralarını sarmaya çalışıyor. Yaşanılan felaketin, dünyanın en
büyük üçüncü ekonomisi olarak bilinen
Japonya ve dolayısıyla dünyaya
ekonomik etkilerine ilişkin tartışmalar
ise sürüyor. Japon hükümetinin son
tahminlerine göre deprem ve tsunaminin
yaratmış olduğu zararın 25 trilyon
yen (309 milyar dolar) olması bekleniyor.
Dünya Bankası ise 11 Mart tarihinde
yaşanan deprem ve tsunami sonrasındaki altyapı yatırımları için Japonya’nın beş yıl boyunca harcama yapmak
zorunda kalacağını bildiriyor.
Japon Merkez Bankası da (BoJ) yaşanılan felaket sonrasında para arzını
artırarak ekonomide yaşanabilecek
herhangi bir parasal sıkışıklığı önlemeye
çalışıyor.
Türkiye’ye etkileri
Japonya’daki felaketin Türkiye’ye
etkilerinin de kısıtlı olması bekleniyor.
Konuya yakın kaynaklar, Türkiye ile Japonya
arasındaki ticaret hacminde ciddi
bir azalma beklemiyor. Türkiye ile
Japonya’nın ticaret hacmi, 2010 yılı itibarı
ile 3.5 milyar doların üzerinde bulunuyor.
Türkiye, 2010 yılında 3.3 milyar
dolarlık ithalat yaparken ihracat
miktarımız ise 272 milyon dolar düzeyinde.
Türkiye’nin Japonya’dan yaptığı ithalat
kalemleri ağırlıklı olarak kara
ulaşım araçları, içten yanmalı otomobiller
ve elektrik motorlu taşıtlardan
oluşuyor. Türkiye’nin Japonya’ya ihracatındaki başlıca ürünler ise balık ve
tekstil ürünleri. Türk-Japon
İş Konseyi Başkanı Tuncay
Özilhan, Japonya’daki
üretim merkezlerinde üç ay süreyle
sorunların yaşanabileceğini söylüyor.
Özilhan, yılın ikinci yarısından
sonra işlerin tekrar normal düzeylere
geleceğini düşünüyor. Radyasyon sebebiyle
Türkiye’ye gelecek ürünler konusunda
Japonya’da gerekli kontrollerin
yapılacağını söyleyen Özilhan, Türkiye’de
de bir denetim yapısının oluşturulması
gerektiğini anlatıyor.
Yaşanan felaketin makro çerçevede
etkilerini değerlendiren JP Morgan başekonomisi
Yarkın Cebeci ise Türkiye
ile Japonya arasındaki doğrudan ticari
ilişkilerin boyutu dikkate alındığında
kayda değer bir etki beklemiyor.
Nükleer
tehlike önemli
5 trilyon dolarlık
hacmi ile dünyanın
en büyük üçüncü ekonomisi
olan Japonya’nın yaşanılan deprem
felaketinden sonra
yılın ilk yarısında
gelişmelerden negatif
etkileneceği ifade ediliyor. Ancak yeniden
inşa çabaları nedeniyle 2011’in
ikinci yarısından itibaren depremin
ekonomiye daraltıcı etkisinin ortadan
kaybolmaya başlaması da bekleniyor.
Yeniden yapılanma faaliyetleri ekonomik
büyümeye önemli katkılar
yapacak. Yolların, limanların, binaların
inşası ekonomik faaliyetlerin harekete
geçmesi anlamını da taşıyor. Ekonomik
açıdan biraz daha geniş bir zaman dilimine
bakıldığında kamu harcamaları
artacak ve bu durumda ekonomik aktivitelerin
hareketlenmesine neden olacak
şeklinde bir özetleme yapılabilir.
Fakat bu tahminlerin nükleer tehlikenin
kontrol edilmesi senaryosuna göre
yapıldığını da belirtelim. Fukushima
nükleer reaktöründe sorunlar çözülemezse
o zaman yapılan tahminlerin
iyimser kalma olasılığı yüksek.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|