12 soruda piyasanın şifreleri

12 soruda piyasanın şifreleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile arasının gergin olduğu bir süredir bilinen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun geçen hafta istifa benzeri bir karar almasıyla, finansal piyasalarda işler yeniden karıştı.

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Başbakan Davutoğlu, 22 Mayıs’ta AKP’nin olağanüstü kongreye gideceğini ve kendisinin bu kongrede genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı. Bu, iktidardaki AKP’ye yeni bir genel başkan seçileceği ve dolayısıyla hükümetin de değişeceği anlamına geliyor.

Görsele tıklayın.
hb46‘Sell in may and go away – Mayısta sat ve git’. Siyasette yaşanan son gelişmelerden sonra, bu söz daha mayıs ayının ilk haftasında gerçeklik bulmuş gibi görünüyor. ‘Zayıf dolar, güçlü piyasa’ eğiliminde önemli bir bozulma var. Elbette bu gelişmede global piyasalardaki hareketlerin de etkisi bulunuyor. Ancak siyasette yaşanan kriz daha çok öne çıkıyor. Yaşanan bu gelişmelerle bir ara borsa 87.000’den 77.000’e indi, dolar/TL 2,80’den 2,97’ye çıktı, faiz yüzde 9,12’den yüzde 10’a fırladı, gram altın ise 110 TL’den tarihi zirvesi 120’nin üzerine yükseldi.

Şimdi gelinen noktada bir sürü kritik soru var. Yaşanan bu süreçle piyasalarda gerçekleşen düşüşler alış için fırsat mı, yoksa önümüzdeki dönemde gelecek daha büyük bir dalganın öncüsü mü? Yeni hesaplar neye göre yapılacak? Yatırım stratejisi nasıl olacak? Bu temel soruları detaylandırıp yanıt aradık. Kritik 12 soruda piyasalarda hesapların değişip değişmediğini analiz ettik.

1- Bundan sonra siyasi cephedeki gelişmelerde, piyasa için önemli başlıklar neler olacak?
Başbakan değişikliğinin şok etkisi kısa sürdü. Genel seçimlerin zamanında yapılacağı, erken seçime gidilmeyeceği yönündeki açıklamalar piyasaları rahatlattı. Ancak sütten ağzı yanan piyasalar yoğurdu üfleyerek yiyor. Bundan sonra piyasalar 22 Mayıs’ta yapılacak kongrede kimin başbakan olacağına ve yeni ekonomi yönetiminin kimlerden oluşacağına bakacak. Risk priminin azalması için bu soruların biran önce cevaplanması lazım.

Ancak yeni hükümetin önceliğinde başkanlık sistemi olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Bu durumda da ya meclisten konuyu halk oylamasına götürecek kararı çıkarmak ya da erken seçime giderek direkt halktan destek istemek gerekiyor. Bunların ikisi de ekonomi açısından endişe yaratıyor. Örneğin İş Yatırım değerlendirmesinde, “Bizim endişemiz, başkanlık sistemine odaklanan ekonomi yönetiminin ekonomiyi geri plana itmesi ve Türkiye’nin ivedilikle ihtiyaç duyduğu yapısal reformları ötelemeye devam etmesi”diyor.

hb482- Piyasalardaki algının bozulmasında siyaset dışında neler etkili oldu?
Japonya Merkez Bankası’nın ilave parasal genişlemeye gitmemesi sonrasında dolar endeksinde yüzde 5’e yakın gerileme olmasına rağmen, dünya borsalarında satışlar iç siyasi gelişmelerden önce başladı. Yenin dolara karşı güçlenmesini risk iştahında bozulmanın öncü işareti olarak gören yatırımcılar, hisse senedi piyasalarında önceki hafta kâr satışına geçti. Piyasalarda asıl önemli konu FED’in faiz artırım hamlesi. Burada ABD’den gelecek makro veriler yakından izlenecek.

3- Önümüzdeki dönemde daha büyük bir dalga gelir mi?
3Integral Menkul Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu, büyük bir dalganın belirleyicisi olabilecek iki faktörün bulunduğunu söylüyor. Birincisi, küresel piyasalarda şubat ayında başlayan gelişmekte olan ülkelere yönelik ılımlı havanın devam edip etmeyeceği. İkincisi ise yeni kurulacak kabinede kimlerin yer alacağı. Eğer hem küresel iklim bozulur hem de piyasaların fazla ikna olmadığı bir kabine oluşursa, Memişoğlu’na göre piyasalarda yeniden yüksek volatilite ile karşı karşıya kalabiliriz. Üçüncü bir olasılık da, MB’nın politika faizini aşağıya çekmesi durumunda yeni bir dalgalanma yaratabilir.

Sayfa: 1 2 3 4



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap