Doğu Avrupa’ya yatırım akını

Doğu Avrupa’ya yatırım akını

30 yıl öncesinin ‘demir perde’si olarak bilinen Doğu Avrupa ülkeleri, bugün yüz milyarlarca dolarlık uluslararası yatırıma ev sahipliği yapan bir cazibe merkezine dönüştü.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Son yıllarda giderek artan bir ilgi ile Doğu Avrupa pazarlarını mercek altına alan Türk şirketleri de gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerinin ve Rusya’nın en önemli tedarikçisi haline gelmeye başlayan Romanya, Polonya, Sırbistan ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkelere yatırım akını başlattı. Otomotiv yan sanayinden tekstile, beyaz eşyadan enerjiye pek çok alanda Türk yatırımları artıyor.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.
Son 20 yılda yurtdışında binlerce projeye imza atan ve ABD’den Çin’e, Kuzey Avrupa’dan Sahraaltı Afrika’ya dünyanın dört bir yanında milyarlarca dolarlık doğrudan yatırıma imza atan Türk şirketlerinin yeni gözdesi, Doğu Avrupa ülkeleri oldu.

18 Doğu Avrupa ülkesiyle toplamda 35 milyar doları aşan dış ticarete imza atan Türkiye, yeni dönemde bölgeye yapacağı milyarlarca dolarlık yatırımlarla Doğu Avrupa ekonomileri içindeki ağırlığını artıracak. Biz de Ekonomist Dergisi’nin bu sayısında, 18 bölge ülkesindeki doğrudan yatırım fırsatlarını ve yakın dönemde bölgeye yatırım planlayan Türk şirketlerini araştırdık.

SSCB’nin yıkılması sonrasında, 90’ların başından itibaren liberal ekonomiye entegre olmaya başlayan Doğu Avrupa ülkeleri, bugün Almanya, Fransa, İngiltere gibi gelişmiş Avrupa ekonomilerinin en önemli tedarikçilerinden biri haline geldi. Başını Polonya, Macaristan, Romanya, Hırvatistan ve Çek Cumhuriyeti’nin çektiği Doğu Avrupa Bölgesi, hızlı büyüyen ekonomisiyle yatırımcıların dikkatini üzerine çekmeye devam ediyor.

Bölgenin ortalama GSYİH artış oranı AB ortalamasının iki katı seviyelerinde bulunuyor. Uluslararası Para Fonu IMF’in 2017 tahminlerine göre, Euro Bölgesi’ndeki ekonomik canlanma ile birlikte Doğu Avrupa ekonomilerindeki yükseliş de devam edecek. Öyle ki, 18 Doğu Avrupa ülkesinden 10’unun 2017’yi yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamlaması öngörülüyor.

AVANTAJLARI NELER?
Peki yaklaşık 30 yıl önce ‘Demir Perde’ ülkeleri olarak adlandırılan ve kapitalist sistemin dışında olan Doğu Avrupa ülkelerini, uluslararası yatırımcıların yeni gözdesi haline getiren faktörler neler?

Bölge ülkelerinin en büyük avantajı, hem gelişmiş AB pazarlarına hem de Rusya’dan Orta Asya ülkelerine kadar geniş bir pazara hitap etmeleri. Bunun yanı sıra becerikli ve ucuz işgücü, AB ile uyumlu ve yatırımcı dostu mevzuatı, basit ve çekici vergi sistemi, stratejik transit ve lojistik merkezleri, yüksek üretkenlik ve düşük kurumlar vergi-
si de Doğu Avrupa ülkelerini cazip kılan diğer etkenler. Diğer taraftan, zaman zaman yaşanan ekonomik istikrarsızlıklar ve ülke ölçeklerinin ufak olması yatırımcıları frenleyen unsurlar olarak belirtilebilir.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain&Company tarafından hazırlanan Yurtdışı Yatırım Endeksi 2017 raporunda, Doğu Avrupa ülkelerinin yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürdüğüne vurgu yapılıyor.

UZUN VADELİ YATIRIM
Raporda özellikle Polonya, Macaristan ve Romanya’nın gerek Türkiye’den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çektiğine dikkat çekiliyor. Ayrıca Estonya, Litvanya ve Letonya’nın başı çektiği Baltık grubu ülkelerinin de kişi başına düşen yüksek orandaki yabancı yatırım miktarı ile giderek daha fazla ilgi gördüğüne işaret ediliyor. Raporda Avrupa Birliği’nin genişleme politikası sonrasında iş ortamları hızla gelişen bölge ülkelerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulunuluyor:

“Bu ülkeler anlık barındırdığı fırsatlardan ziyade daha uzun vadeli iş ve yatırım planlarının potansiyel parçası konumuna gelmişlerdir. Fırsat odaklı yatırımlar için gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerinden ziyade; Romanya, Bulgaristan, Polonya, Macaristan ve Baltık Bölgesi ülkelerinin daha cazip olduğu söylenebilir.”

Ülke ülke bakıldığında Romanya,Türk yatırımcıların en çok tercih ettiği ülke olarak öne çıkıyor. Fiba Holding, Yıldız Entegre, Tomus Holding gibi pek çok dev firmanın Romanya’da uzun yıllardır yatırımları mevcut. Son yıllarda ise Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Hırvatistan ve Sırbistan Türk yatırımcıların gözdesi olmaya başladı.

Bu ülkelerin kurumsal yetkinlikleri, maliyet ve lojistik avantajları pek çok yerli üreticiyi bu ülkelerde üretim yapmaya itiyor. Sayfalarımızda yeni dönemde Doğu Avrupa’ya doğrudan yatırım planlayan Türk şirketlerin yer aldığı tablo da, bu eğilimi ispat eder nitelikte.

OTOMOTİV MERKEZİ OLDU
Bölgede belki de en fazla yatırım çeken ve öne çıkan sektör otomotiv ve otomotiv yan sanayi. Orta ve Doğu Avrupa otomotiv endüstrisi, düşük maliyetli, yüksek kaliteli bir üretim merkezi olmasıyla, Amerika’da Meksika’nın otomotiv endüstrisine benzer bir rol oynuyor.

Özellikle Avrupalı dev otomotiv markalarına üretim yapan Türkiyeli yan sanayicilere Doğu Avrupa ülkelerinden büyük talep var. Bunun en önemli nedeni dev markaların yan sanayicilerini daha yakınlarına çekmek istemeleri ve Türk şirketlerin kaliteli ve nitelikli üretim gücü. Türkiye’den de pek çok otomotiv yan sanayi üreticisi bölgede tesis kurarak, AB ile Rusya’ya buralardan ihracat yapıyor.

ROMANYA’DA FABRİKA ALDI
Doğu Avrupa’da üretime soyunan yan sanayi şirketlerinden biri Beyçe-lik Holding. İlk yurtdışı yatırımını Beyçelik Gestamp markası ile Romanya’da yapma kararı alan şirket, kalıp tasarım ve imalatı ile sıcak/ soğuk şekillendirilmiş sac parça ve kaynaklı komponent üretimi yapacak. Romanya’nın otomotiv merkezi sayılan Piteş-ti’de presli ve kaynaklı sac parça ve komponent üretimi yapan bir tesisin çoğunluk hissesini satın alan Beyçe-lik, bu sayede küresel müşterileri olan Renault-Nissan Grup ve Ford ile ilişkilerini de güçlendirmiş olacak.

Yine Haksan firması da otomotiv pazarına yönelik kauçuk parça üretmek için bu yıl Romanya’ya yatırım planlıyor. Bölgedeki önemli bir diğer Türk yatırımı ise Arçelik’in yine Romanya’daki çamaşır makinesi fabrikası. Toplamda 105 milyon Euro’luk yatırım bedeline sahip tesis, Damboti-va kentinde yeşil teknoloji ile üretim yapacak. Bunun yanında Güriş Holding ve Atlas Global Energy, Ukrayna’da rüzgar enerjisi kurma hazırlığında.

DOĞUŞ’UN YENİ YATIRIMLARI
Son birkaç yılda ucuz ve kaliteli tatilin adresi haline gelen Doğu Avrupa ülkeleri, Türk turistlerin de yoğun ilgisini çekiyor. Bunu gören turizm yatırımcıları da bölgeye çıkarmaya yapmaya başladı. Bunlardan en önemlisi ise Doğuş Holding oldu. Doğuş, Yunanistan’da dört, Hırvatistan’da üç marina işletiyor. Ayrıca yine Hırvatistan’da beş yıldızlı bir oteli bulunan Doğuş, şimdi de 100 milyon Euro’yu aşan yatırımla ülkede ilk Hyatt markalı oteli açmaya hazırlanıyor. Adı Hyatt Regency Zadar Maraska olacak otelin 2019 baharında faaliyete geçmesi planlanıyor.

1-POLONYA
YABANCI YATIRIMCI İÇİN CAZİBE MERKEZİ
Nüfus ve ekonomik potansiyeli ile orta büyüklükte bir Avrupa ülkesi olan Polonya’nın GSYİH’da son yıllardaki artış nedeniyle dünya ekonomisindeki önemi ve payı artıyor. Uyguladığı özelleştirme politikasıyla merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içerisinde en fazla doğrudan yabancı sermaye yatırımı çeken üke haline gelen Polonya’ya giren doğrudan yabancı yatırım stoğu, 2016 sonunda 224 milyar dolara ulaştı. Ülkede alt yapı yatırımlarının hız kazanması, doğrudan yabancı sermayenin pazara olan ilgisinin kesintisiz devam etmesi ve tüketim harcamalarının mali krizlerden az etkilenmesi gibi nedenlerden ötürü Polonya, son yıllarda pozitif büyüme gösteren yegane AB üyesi ülke oldu. Ülkedeki yabancı yatırımlar imalat sanayinin yanı sıra ticaret ve finansman alanlarında yoğunlaşıyor. Yabancı yatırımların yoğun olduğu imalat sanayi kolları ise gıda işleme, otomotiv, kağıt, elektrik ve kimya endüstrileri. Doğrudan yabancı sermayenin Polonya’yı tercih etmesinin başlıca nedenleri arasında, ülkenin AB üyeliği ve Orta Avrupa’daki konumu, kalifiye iş gücü, büyük şirketlerle işbirliğine hazır çok sayıda küçük ve orta ölçekli işletmenin mevcudiyeti, AR-GE, iyi yönlendirilmiş devlet yardımları ve üniversitelerle işbirliğine hazır tekno parklar sayılabilir.

2-ROMANYA
ALTYAPI, SAĞLIK VE GIDA ÖNE ÇIKIYOR
Romanya, Doğu Avrupa coğrafyasında Polonya ile birlikte Türkiye’nin ticaret ve yatırımda en fazla işbirliği içinde olduğu ülke olarak öne çıkıyor. Romanya’nın ihracatında yüzde 21, ithalatında ise yüzde 12 – 14 civarında bir pay Türkiye tarafından gerçekleştiriliyor. 2016 yılında Romanya’da gerçekleşen doğrudan yabancı yatırım miktarı 3,9 milyar dolar iken, aynı yıl ülkedeki toplam doğrudan yatırım stoğu miktarı 76,9 milyar dolara ulaştı. Türkiye’den de Romanya’ya yatırım için yönelen firma sayısının hızla arttığını dile getiren DEİK/Türkiye-Romanya İş Konseyi Başkanı Fatih Karamancı,

“Toplam 13 binin üzerinde firma Romanya’da yatırım gerçekleştirdi. Türkiye, Romanya’ya yatırım açısından üçüncü ülke konumunda” diyor. Bugüne kadar Türkiye’den Romanya’ya 500 milyon dolarlık bir sermaye transferi gerçekleştirildiğini anlatan Karamancı, altyapı, enerji ve yenilenebilir enerji, sağlık sektörü ve özelleştirme projelerinin Romanya hükümeti tarafından öncelikli olarak desteklenen alanlar olduğunun altını çiziyor. Arıca ülkede tüketicilerin en büyük gider kalemini yüzde 39,27 ile yiyecek-içecek oluşturuyor. Romanya’da birçok büyük market ürünlerini doğrudan ithal etme veya büyük ithalatçılardan temin etme yoluna gittikleri için, bu alanda da önemli yatırım fırsatları mevcut.

3-MACARİSTAN
500 MİLYONLUK PAZARA HÜKMEDİYOR
Bir AB ülkesi olan Macaristan yatırımcıların hem AB fonlarından yararlanmasını sağlıyor, hem de kendi teşvik fonlarını devreye sokuyor. Teşvikler başta AR-GE desteği, arazi tahsisi, vergi muafiyeti, istihtam teşvikleri, eğitim desteği gibi birçok alanda mevcut. Yatırımın yapılacağı bölgeye göre yüzde 50’ye varan teşviklerin bazıları kredi, bazıları da hibe şeklinde kullanılabiliyor. 2017’den itibaren kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a çekilirken, bu oran AB’deki en düşük değer konumunda.

Macaristan’da yüksek potansiyeli olan sektörler otomotiv, lojistik, su arıtma, biyoteknoloji, bilişim, elektronik, inşaat, gıda, tarım, hayvancılık, hizmet, sağlık turizmi, yenilenebilir enerji ve paylaşımlı hizmetler olarak sıralanabilir. Macaristan’da inşaat, gayrimenkul, ticaret ve enerji alanında yatırımları bulunan Polat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Polat, Macaristan’ın Doğu Avrupa ve Balkanlardaki 493 milyon nüfusluk bir pazara doğrudan hükmetme imkanına sahip olduğunu söylüyor. Polat, “Avrupa’ya ihracat yapan veya yapmayı planlayan Türk yatırımcıların, teşviklerden yararlanıp yatırım yapan birçok global şirket gibi Macaristan’a yatırım yapmalarını öneriyorum” diyor.

4-ÇEK CUMHURİYETİ (ÇEKYA)
FİNANS VE GAYRİMENKULDE YATIRIM ÇAĞRISI
2004 yılında AB üyesi olan ülkeye olan doğrudan yabancı yatırımlar, makroekonomik istikrar, dış ticaret yapısındaki köklü değişiklik, AB coğrafyasındaki konumu ve vasıflı işgücü nedeniyle giderek artıyor. Üretim ve ihracatta AB pazarına, özellikle de Almanya’ya bağımlı olan Çek Cumhuriyeti, yeni dönemde ihracat pazarlarını çeşitlendirmeyi hedefliyor. Halihazırda son derece sıkı olan kredi alma sürecini basitleştirici yeni bankacılık düzenlemeleri hayata geçirilirken, Euro’ya geçiş sürecinin de tamamlanması ile yabancı yatırımcı için daha çok tercih edilecek bir ülke olası bekleniyor.

Başkent Prag, iş çevreleri için en önemli cazibe merkezi konumunda ve Avrupa kıtasındaki ekonomik ağırlığını sürekli artıran bir şehir. Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri içinde daha büyük bir rol oynama potansiyeline sahip. Yatırımlar Prag, Brno ve Plzen kentlerinde yoğunlaşırken, sadece üretim faaliyetleri değil, perakende ve hizmet sektöründe de yoğun yatırım ihtiyacı dikkat çekiyor. Hatta Çek Cumhuriyeti’ne yapılan yabancı sermaye yatırımlarının büyük bir bölümünü hizmet sektörü oluşturuyor. Elektrik, finans, ticaret ve gayrimenkul öncelikli hizmet sektörleri arasında. Otomotiv sektörü ise imalat sanayi yatırımları arasında önemli yer tutuyor.

5-SIRBİSTAN
BALKANLARIN YÜKSELEN EKONOMİSİ
Balkan yarımadasının yükselen ekonomisi olan Sırbistan, yatırım avantajları nedeniyle Türk yatırımcıların ilgisini çekmeye başladı. Hem AB pazarına açılan en yakın kapı olan hem de ABD ile Tercihli Ticaret Anlaşması bulunan Sırbistan, aynı zamanda Rusya ile de serbest ticaret anlaşması olan tek ülke. 2012’de başlayan AB’ye tam üyelik müzakerelerine başarılı bir şekilde devam eden Sırbistan’ın küresel ticaretteki avantajlı durumu, bu ülkeden ihracatlarda yaklaşık 1 milyar nüfuslu bir pazara ulaşmayı mümkün kılıyor. Sırbistan, Financial Times’ın her yıl düzenli olarak yayınladığı “FDIntellegence” raporuna göre 201/de Singapur’u geride bırakarak doğrudan yabancı yatırıma en elverişli ülke seçildi.

DEİK/Türkiye-Sırbistan İş Konseyi Başkanı Aleksandar Medjedoviç, hazır giyim ve tekstil firmalarının AB pazarlarına dönük üretim için üs olarak seçtiği Sırbistan’ın otomotiv yan sanayi şirketleri için de büyük fırsatlara kapı araladığını söylüyor. Medjedoviç, “Şimdilik ülkedeki doğrudan Türk yatırımların büyüklüğü 50 milyon Euro civarında. Ancak yakın gelecekte özellikle tarım ve gıda alanında Türk firmalarının Sırbistan’a olan ilgisi hızla artacak” değerlendirmesinde bulunuyor.

6-HIRVATİSTAN
ÖZELLEŞTİRME FIRSATLARI BÜYÜK
Hırvat ekonomisi devlet mülkiyetindeki işletmelere dayanan sosyalist ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçişin yarattığı yapısal sorunları tam olarak aşabilmiş olmasa da barındırdığı yatırım fırsatları ile uluslararası yatırımcıların radarına girmiş bir ülke. Hırvatistan’daki Türk yatırımlarının değeri ise geçen yıl itibariyle 300 milyon Euro’yu aşmış durumda. Hırvatistan kanunlarına göre yerli ve yabancı yatırımcılar arasında hak ve yükümlülükler açısından herhangi bir fark gözetilmiyor. Ülkedeki özelleştirme takvimi, yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.

Özelleştirme kapsamında ilk olarak bankacılık ve iletişim sektörleri özelleştirildi. Ancak, enerji, demir-çelik, demiryolları, gemi inşa sanayi gibi sektörlerde özelleştirme ve yeniden yapılanma faaliyetleri henüz hedeflenen seviyeye ulaşamadı. Özelleştirme programının yavaş ilerlemesinde kamu idaresinin ağır işleyişinin yanı sıra yasal sorunlar, yatırımcıların özelleştirme projelerine ilgisizliği, satış koşullarının yatırımcı için uygun olmaması gibi nedenler etkili oldu. Yeni dönemde özellikle Hırvat Hava Yolları, Hırvat Posta İdaresi ile kamuya ait demiryolu şirketinin bazı alt teşekküllerinin, turizm sektöründeki birçok kamuya ait otel ve tesislerin özelleştirilmesi çalışmaları devam ediyor.

7-UKRAYNA
METALURJİ VE EMLAK ALANINDA CAZİP
Ukrayna, diğer eski Sovyet Bloğu ülkelerinde olduğu gibi ağır sanayiye dayalı ve teknolojik bakımdan yetersiz bir ekonomik mirasa sahip olsa da Asya’daki talebe yönelik metal ve kimyasal üretimi ile önemli başarı elde etti. Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesi sonrasında ekonomik darboğaza giren ülkeye olan yabancı yatırımcı ilgisi ise azımsanmayacak düzeyde.

Yabancıların yatırım yaptıkları sektörler arasında metalurji, finans, araç ve araç yan sanayi ticareti ve imalatı, inşaat, gıda, finans, ticari kiralama, emlak hizmetleri başta geliyor. Yatırımcı ülkeler arasında, 16 milyar dolarla Güney Kıbrıs ilk sırada yer alıyor. Güney Kıbrıs’ı, Almanya, Hollanda ve Rusya Federasyonu takip ediyor. Türk sermayesinin başka ülkeler yoluyla Ukrayna’ya girmesi nedeniyle fiiliyatta gerçekleşen yatırım miktarı, kayıtların oldukça üzerinde seyrediyor.

8-BULGARİSTAN
ENERJİDE TÜRK YATIRIMCIYI BEKLİYOR
Türkiye ile Bulgaristan’ın AB üyeliği öncesinde geçerli olan Serbest Ticaret Anlaşması, iki ülke ticaret hacmini kademeli ve dengeli olarak artırdı. Toplam ticaret hacminin 10 yılda 15 milyar dolara çıkarılması hedefi var. Bulgaristan’ın Türkiye ile birlikte Balkanlar’da enerji, elektrik ve doğalgaz alanındaki projelerde öncü rol almak istediğini kaydeden DEİK/Türkiye-Bulgaristan İş Konseyi Başkanı Osman Ak, Bulgaristan topraklarından 16,7 milyar metreküp doğal gaz transferi yapıldığına dikkat çekiyor.

Ülkede özel tüketimin hızla artması beklenirken, sektör bazında gayrimenkul, enerji, tarım, inşaat, ulaştırma, turizm, imalat sanayi öne çıkıyor. Bulgaristan AB fonlarından sağladığı destekler, ülke dışından düşük enerji bağımlılığı, turizme elverişli bir ülke olması, ICT ve outsourcing açısından hızlı gelişen bir ülke olması, düşük iş yapma maliyetleri ile yatırımcılar için cazip bir ülke.

9- YUNANİSTAN
KALİTELİ TÜKETİCİ KİTLESİ AVANTAJ
Geçmişte Avrupa ile ticarette bir üs gibi düşünülen Yunanistan, yaşadığı ağır ekonomik krizler sonrasında, şimdilerde yalnıza iç pazar odaklı yatırımlar açısından değer taşıyor. Ülkede Zıraat Bankası, Kartonsan, Doğuş, Setur, Habas, Ekol, Arkas gibi Türk firmalarının yatırımları mevcut. Kamu kaynaklı bir mali kriz yaşaması nedeniyle teşvik sisteminin uygulanmadığı Yunanistan’da özelleştirme süreçleri de çok yavaş ilerliyor.

DEİK/Türkiye-Yunanistan İş Konseyi Başkanı Tevfik Bilgen, Yunanistan pazarına sıfırdan yatırım ya da şirket satın alma yolu ile girilebileceğini belirterek, “Kriz öncesi oldukça yüksek olan fert başına gelir sonradan düşse de Yunan halkı iyi bir kaliteli ürün tüketici kitlesi oluşturuyor. Türkiye’d’ veya Yunanistan’da yatırım yaparak pazara girmek isteyenler için en büyük avantaj budur” diyor.

10-BOSNA HERSEK
TURİZM TESİSLERİNE İHTİYAÇ ARTIYOR
Kalkınma döneminde olan ve AB üyelik başvurusu kabul edilen Bosna Hersek’te hemen hemen her sektörde büyüklü küçüklü projeler, fırsat ve teşvikler mevcut. Bunlar içerisinde turizm, tekstil, enerji, mobilya, yazılım ve tarım-hayvancılık öne çıkıyor. Özellikle turist sayısının her yıl yüzde 25’ten fazla artması, otel, restoran ve tesis yatırımlarında patlama yarattı. Avrupa’ya iş yapan firmalar için üretimlerinin bir bölümünü Bosna’ya kaydırmak çok avantajlı.

Ülkedeki en önemli Türk yatırımcılardan biri olan Çilek Mobilya CEO’su Muzaffer Çilek, ülkede kurumlar vergisinin yüzde 10 olduğunu ve stopaj vergisi bulunmadığını söylüyor. Türkiye ile Bosna Hersek arasında neredeyse tüm ürünlerin ticaretinin sıfır gümrük ile yapıldığına işaret eden Çilek, “Bosna Hersek’i Avrupa ile iyi ticari ilişkiler içerisinde olması ve konumu itibariye Avrupa’ya açılan bir kapı olarak düşünebiliriz” diyor.

11- ESTONYA
PERAKENDE VE FİNANSTA YÜKSELİYOR
Estonya, kamu ve özel sektör hizmetlerini çevrimiçi uygulamalarıyla yürüten dünyadaki ilk ülke olarak dikkat çekiyor. “e-estonia” adıyla elektronik kimlik sistemi aracılığıyla genel seçimler dahil olmak üzere bir çok konuda çevrimiçi çözümler ile hizmet sağlanıyor. ABD ve İsrail’den sonra hane başına düşen girişimci sayısı açısından dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olan Estonya’da demir çelik sektörü, ulaştırma, ticaret, hizmet sektörü öne çıkıyor.

Yabancı yatırımlar açısından en büyük payın çevre ülkeler olan İskandinav ülkelerinde olduğunu belirten DEİK/Türkiye-Estonya iş Konseyi Başkanı Galip ¡iter, “Doğrudan yatırımlar için en önde gelen alanlar perakende, gayrimenkul, toptancılık, finans ve sigortacılık alanlarıdır. Estonya’nın dikkat çekici özelliği şeffaflık, serbest piyasa politikası ve avantajlı bir vergi sistemi sunmasıdır” diye konuşuyor.

12-ARNAVUTLUK
TURİZM VE MADENCİLİKTE FIRSAT VAR
Arnavutluk, Balkanlar bölgesinin en çok gelişen ve hızlı değişen ülkelerinden biri. Türk firmalarının Arnavutluk’taki yatırım tutarı yaklaşık 1,7 milyar dolar. Söz konusu firmalarda 650 civarında Türk vatandaşı olmak üzere 9 bin 700 kişiye istihdam sağlanıyor. Yatırım projeleri bakımından turizm, enerji, madencilik önemli sektörlerden birkaçı. Ülkedeki ilk Türk yatırımcı olan Çalık Grubu’nun Arnavutluk ve Kosova’da faaliyet gösteren bankası BKT’nin yönetim kurulu başkanı Mehmet Usta, Arnavutluk’un yatırım teşvikleri bakımından ‘iş dostu’ bir ülke olduğuna vurgu yapıyor. Usta, “Türkiye ve Arnavutluk arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması sonucunda diğer komşu pazarlara erişim imkanı var. Bu Türk yatırımcılar için çok önemli bir fırsat” diye konuşuyor.

13-LİTVANYA
50 BÜYÜK PAZARLA ANLAŞMASI VAR
2004 yılında AB üyeliği ve Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliğine dahil olmasıyla, ikili ticarette gümrük vergilerinin sıfırlanması, sahip olduğu yasal düzenlemeler ve görece düşük üretim maliyetleri Litvanya’yı Türk yatırımcılar için cazip hale getiriyor. Lojistik bir merkez olma hedefi bulunan Litvanya, karayolu taşımacılığı kalitesi bakımından da Doğu Avrupa ülkeleri arasında lider konumda. Prestij Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Güneş, Litvanya’nın ABD, Çin ve Rusya’nın da yer aldığı 50 büyük piyasa ile vergi anlaşmaları bulunduğunu ifade ediyor. Güneş, internet hizmetinin tüm AB ve Doğu Avrupa Ülkeleri arasında en ucuz olduğu ülke olan Litvanya’nın gelişmiş bilgi ve iletişim teknolojisi, ileri düzey yaşam bilimleri, yenilenebilir enerji ve nano teknoloji alanında giderek geliştiğine işaret ediyor.

14- MAKEDONYA
BİLİŞİM, KONUT VE TURİZM İÇİN UYGUN
Bir süredir uygulanan ekonomik reform programı ve düşük enflasyon politikası sayesinde istikrarlı bir ekonomiye kavuşan Makedonya’da, hükümetin önceliği, yabancı yatırımcıları ülkeye çekmek ve özel sektöre ağırlık vermek. Küçük ve açık bir ekonomi olarak Makedonya, yabancı yatırımları çekmek için aktif adımlar atıyor. Yabancı yatırımcıların yerli ortakları ile aynı haklardan yararlanmalarını sağlayıcı ve diğer haklarını da güvence altına alıcı düzenlemeler yapılmasına önem veriliyor. Hollanda, Avusturya, Slovenya ülkeye yapılan yatırımlarda ilk üç sırayı paylaşıyor. Türkiye ise yatırımcı ülkeler arasında 10’uncu sırada. Makedonya hükümeti tarafından yatırımcı beklenen alanlar; bilişim, gıda işleme, otomotiv, turizm, enerji, toplu konut, tekstil, sigortacılık, bankacılık.

15- SLOVAKYA
TIBBİ MALZEME ÜRETİMİ BEKLİYOR
Soğuk savaşın sona ermesi ve Batı-Doğu bloklarının birleşmesiyle Avrupa’nın merkezinde bir konum kazanan Slovakya, Viyana’ya 60 kilometre, Budapeşte’ye 200 kilometre ve Prag’a 330 kilometre uzaklıkta. 2004’te AB üyesi olan Slovakya ekonomisinin gelişiminde, ülkenin AB fonlarından sağlamakta olduğu teşvikler önemli rol oynadı. Yine son birkaç yıl içinde ülkeye büyük ölçeklerde yatırımlar gerçekleştiren Volkswagen, Peugeot-Citroen ve KİA gibi başlıca otomotiv kuruluşları var.

Sony, Samsung gibi elektronik eşya üreticisi kuruluşların da ihracata yönelik üretimleri ekonominin gelişiminde etkili oldu. Yabancı yatırımların yoğunlaştığı diğer sektörler ise makina, kimya sanayi ve bilgi teknolojileri sektörleri. Yeni dönemde yatırımda öne çıkması beklenen sektörler ise tıbbi malzemeler, endüstriyel laboratuar araç gereçleri ve elektrikli makineler.

16-MOLDOVA
TARIM ALTYAPISI İÇİN KAPILARINI AÇTI
Bölgede ekonomik bakımdan en zayıf ülkeler arasında yer alan Moldova, özellikle yabancı yatırımları ülkesine çekebilmek amacıyla son yıllarda hukuki yapısında önemli düzenlemelere gitti. Yabancı yatırımcılar için avantajlı bir yatırım iklimi oluşturmak amacıyla reformlar yaparak, yabancı firmaların da yerel firmalarla aynı hukuki avantajlardan yararlanmasını sağlayacak önlemler almaya başladı.

Moldova aralarında Türkiye’nin de olduğu 35 ülkeyle yatırımların korunması ve teşvikini sağlamaya yönelik ikili anlaşmalar imzaladı. Moldova ekonomisinde tarım üretimi ile tarıma dayalı sanayi üretiminin ağırlığı dikkate alındığında, Türk firmaları ile tarım alanında birçok işbirliği imkanı var. Üretim teknolojileri, modern ekipmanlar, depolama gibi konularda Türk firmalarının tecrübelerinin, bilimsel ve teknolojik altyapılarının Moldovalı firmalara aktarılması çerçevesinde iki ülke firmaları arasında birçok işbirliği imkanı mevcut.

17-SLOVENYA
KİŞİ BAŞINA GELİR 28 BİN DOLAR
Orta Avrupa’nın güneyinde yer alan Slovenya, 28 bin dolar seviyesindeki kişi başına milli gelir ile yüksek gelir grubundaki gelişmiş ülkelerden biri. Slovenya’nın en önemli özelliği iyi yetişmiş ve verimli bir iş gücü yapısına sahip olması. Başlıca önemli sektörleri; otomotiv, elektrik elektronik sanayi, ilaç-kimya sanayi, metal işleme sanayi, kağıt ve kağıt ürünleri. Serbest Ekonomi Bölgesi ve Serbest Gümrük Bölgesi olmak üzere iki çeşit serbest ticaret alanı bulunuyor.

Bu bölgelerde sağlanan teşvikler ise şöyle:
Ekipman, üretim maddelerinin ithalatında ve ihracat üretimi veya izin verilen faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde gerekli hizmetlerde KDV muafiyeti, kurumlar vergisinde indirim, somut varlık yatırımlarında yatırım kaynağının yüzde 50’si için vergi indirimi ve kalifiye elemanların ve daha önce en az altı ay işsiz olan çalışanların ücretlerinin yüzde 50’si kadarının vergilendirilmesinde indirim.

18-LETONYA
HAZIR GİYİM VE EV TEKSTİLİ İÇİN UYGUN
Baltık Cumhuriyetleri arasındaki en küçük ülkelerden biri olan Letonya, 2 milyonluk nüfusu ile çok küçük bir pazar. Ancak ulaşım, bilgi teknolojileri, finan-sal hizmetler ve turizm dahil olmak üzere hizmet sektörü, imalat sanayinde ise ağaç ve orman ürünleri, gıda işleme, metal işleme, tekstil gibi hafif sanayi ve inşaat gelişme gösteren sektörler ön planda.

Bilgisayar ve telekomünikasyon hizmetleri ve ekipmanı, ormancılık, tarım ve ağaç işleme ekipmanı, ulaşım ve enerji dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde ticaret ve yatırım açısından önemli fırsatlar bulunuyor. Letonya, birçok ürün grubunda net ithalatçı. Bu pazara girmeyi düşünen Türk firmaları açısından mücevherat, kumaş, hazır giyim, ev tekstili, otomotiv yan sanayi, kablo ve teller, elektrik devresi teçhizatı, inşaat malzemeleri, tarım ve gıda ürünleri işleme ekipmanı sektörlerinde fırsat var.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap