İhracatta Latin Fırsatı

İhracatta Latin Fırsatı

YENİ ALTERNATİF PAZAR
Latin Amerika’ya ihracatta gelecek vaat eden sektörlerden biri demir ve demir dışı metaller. Henüz 50 milyon dolarlı seviyelerde, emekleme aşamasında olan bölgeye demir ve demir dışı ihracatı konusunda sektör gelecekten umutlu. Sektör ihracatının yarısından fazlasını Avrupa ülkelerine gerçekleştirdiklerini belirten İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB)

Başkanı Tahsin Öztiryaki, “İhracatımızı sürdürülebilir şekilde artırmaya devam etmek için yeni dönemde alternatif pazarlara odaklanarak rotamızı genişletmek için çalışıyoruz” diyor. Son dönemde mobilyadan kimyaya, elektrikli ürünlerden mutfak eşyalarına, el aletlerinden yapı malzemelerine kadar pek çok sektörün Latin Amerika’ya ticaret heyetleri, fuar katılımları ve benzeri organizasyonlar düzenlediğini kaydeden Öztiryaki, “Türk malı algısını pozitif etkileyen etmenlerden bir tanesi de Türk dizilerinin Latin Amerika’da çok popüler olması ve sevilerek izlenmesi.

Bu dizilere yapılacak ürün yerleştirme bize oldukça iyi katkı sağlayabilir” diye konuşuyor. Öztiryaki, ağustos sonunda Meksika ve Şili’ye ticaret heyetleri göndereceklerinin de bilgisini veriyor.

ABD PAZARINA YAKINLIK
Türkiye’nin Latin Amerika’da en fazla ihracat yaptığı ülke olarak öne çıkan Meksika, petrol fiyatlarındaki düşüşle gelen gelir azalması nedeniyle, 2016 ve 2017 yıllarında bir kemer sıkma politikası uygulamaya koymuştu. Türkiye ile Meksika’nın ayrı kıtalarda ortak kaderleri paylaşan iki ülke gibi olduğunu dile getiren DEİK Türkiye-Meksika İş Konseyi Başkanı Albert Saydam, “İki ülke de benzer zamanlarda benzer ekonomik gelişim süreçlerinden geçti.

Ayrıca Türkiye için Avrupa Birliği, Meksika için ABD olmak üzere, iki ülkenin de büyük bir pazara aşırı yakınlıkları mevcut” diyor. Meksika’daki güvenlik sorununun pek çok ihracatçı için kaygı unsuru olduğuna işaret eden Saydam, buna karşın ülke genelinde işlerin güvenle yürütülebildiğini söylüyor.

VERGİ DUVARINA DİKKAT
Yaklaşık 210 milyon nüfuslu bir pazar olan Brezilya, Latin Amerika’nın en büyük ekonomisi. Diğer Güney Amerika ülkelerine kolay erişim sağlayan stratejik bir coğrafi konumda bulunan Brezilya’ya ihracat geçen yıl yaklaşık 400 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Ülkede son yıllarda yaşanan siyasi krizler ve durgunluk öncesinde ise Türkiye’nin Brezilya’ya ihracatı 1 milyar dolar seviyesinde seyrediyordu. Brezilya’daki Türk yatırımlarının çoğu, otomobil parçaları, makine, turizm ve bunlarla alakalı hizmetlerden oluşuyor. Brezilya’daki en önemli Türk yatırımı, KORDSA Global’in Camaçari bölgesinde kurduğu ve 200’den fazla kişiye istihdam sağlayan üretim tesisi olarak biliniyor.

DEİK Türkiye-Brezilya İş Konseyi Başkanı Demir Şarman, karşılıklı işbirlikleri arttıkça Brezilya’ya ihracatın da hızla artabileceğini vurguluyor. 2017 yılında iki ülke arasında karşılıklı ticaret hacminin yaklaşık 2,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini kaydeden Şarman, bunun 2,5 milyar dolarının Brezilya’dan yapılan ithalat olduğuna dikkat çekiyor. Şarman, ülkeye ihracat yapmayı planlayan şirketleri ise son dönemde artırılan vergi duvarları konusunda uyarıyor.

DİZİ İHRACATI ARTIYOR
Mali piyasalarda dalgalanma olsa da son yıllarda ihracatta adını sıkça duymaya başladığımız bir Latin Amerika ülkesi de Arjantin. 2017 yılında Arjantin’e ihracatın bir önceki yıla kıyasla yüzde 26 artış ile 159,3 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten DEİK Türkiye-Arjantin İş Konseyi Başkanı Simone Kaslowski, yalnızca tarım ve sanayi ürünleri ihracatında değil, son dönemde özellikle dizi ihracatıyla da Latin Amerika pazarında önemli başarılara imza atıldığını kaydediyor.

Arjantin’de Türk dizileriyle bu alanda çok başarılı bir pazar payı elde edildiğine işaret eden Kaslowski, “Primetime’da bu dizilerin başarısı, Türkiye’de üretilen tüketici ürünlerinin tanıtılması açısından büyük bir reklam potansiyeline sahip. Bunun yanı sıra bu reklam potansiyeli, Türkiye’ye turist çekmek için de fırsat yaratıyor” diye konuşuyor.

Elektrik, Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği verilerine göre, 2017 yılında bölgeye dizi ihracatı 300 milyon doları aşarken, 2023’e kadar bu miktarın 750 milyon dolara çıkarılması hedefleniyor.

Simone Kaslowski, bununla birlikte, Latin Amerika’ya özgü korumacı yapı, karmaşık ticaret anlaşmaları ağı, dile ve kültüre yabancılık gibi faktörlerin Türk şirketler açısından engel teşkil edebileceğini ifade ediyor. Kaslowski, “Bölge ülkeleriyle öncelikle sağlam ticari ilişkiler kurulmaya çalışılmasında ve bölgenin belirli bir düzeyde tanınmasının ardından yatırımcılığa yönelinmesinde yarar görüyoruz” diyor.

YERLİ-YABANCI AYRIMI YOK
Türkiye’nin Latin Amerika pazarında artan bir ivmeyle ihracatını en fazla yükselttiği ülkelerden bir diğeri de Şili. Latin Amerika’nın en düzenli ve refah seviyesi olarak en Avrupai ülkesi sayılan Şili, aynı zamanda 2010 tarihinde imzaladığı anlaşma ile OECD’ye giren ilk Latin Amerika ülkesi. Bununla birlikte, Türkiye’nin Şili ile 2011’den beri yürürlükte olan Serbest Ticaret Anlaşması (STA) da karşılıklı ticareti artıran bir etken. 10 yıl önce 40 milyon dolar seviyesinde olan Şili’ye ihracat, 2017’de 250 milyon dolar seviyesine kadar yükseldi.

Şili’nin Ekonomi Bakanlığı tarafından 2018-2019 döneminde öncelikli ülkelerden birisi olarak belirlendiğine işaret eden DEİK Türkiye-Şili İş Konseyi Başkanı Bahadır Balkır, “Türk ürünlerinin tanıtımına yönelik aktif bir strateji uygulanarak, bu ülkeye yönelik ihraç ürünlerimizin çeşitlendirilmesi mümkün” diyor.

Şili’de ulusal ve yabancı şirketlere ayrımcılık yapılmadığını kaydeden Balkır, “Ancak uzak/dezavantajlı coğrafi bölgelerde birtakım bölgesel teşvikler ya da bilgi teknolojileri sektöründe teşvik uygulanabiliyor. Bu teşvikler, fizibilite çalışmalarına eş finansman programları, sanayi bölgelerinde arazi satın alma, yerel çalışan istihdamı, proje finansmanında kolaylık tanınması şeklinde olabiliyor” diye konuşuyor.

Sayfa: 1 2 3 4 5 6



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap