İhracatta Latin Fırsatı

İhracatta Latin Fırsatı

PARAGUAY
YABANCI YATIRIMCIYA ÖZEL PROGRAM
Paraguay’da ekonomi tarımsal ve hayvansal ürünlerin ihracatına dayalı. Paraguay’daki İtaipu Barajı, dünyanın en fazla elektrik üreten hidroelektrik santrali unvanına sahip. 18 tribünden oluşan baraj, modern dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul ediliyor. Özellikle tarım, otomotiv, elektrik-elektronik, beyaz eşya ve makine sektörlerine yönelik ürün gruplarında Türkiye’deki ihracatçı firmalar için fırsatlar bulunuyor. Son yıllarda yabancı firmaların da rağbet gösterdiği “Maquila” yatırım programı devlet tarafında başarıyla yürütülüyor. Paraguay pazarına girmek isteyen ihracatçıların öncelikle marka tescili yaptırmaları ve sektördeki gelişmeleri yakından takip edebilecek bir yerel temsilciyle çalışmaları önemli. İhracat ve yatırım için hedef sektörler: Enerji, makine, otomotiv, kimyasal maddeler ve gübre, demir-çelik, tekstil.

BOLİVYA
DOĞALGAZ ANLAŞMALARIYLA GELİŞİYOR
Güney Amerika’nın ortasında yer alan ve denize kıyısı olmayan Bolivya, Brezilya, Arjantin, Paraguay, Şili ve Peru ile komşu. Guyana’dan sonra Güney Amerika’nın en yoksul ikinci ülkesi olan Bolivya’da Arjantin, Brezilya ve ABD gibi ülkelerde çalışanların sayısı ülke nüfusunun dörtte birini buluyor. Yurtdışından gelen işçi gelirleri Bolivya’da yaşayan pek çok aile için başlıca gelir kaynağı. Doğalgaz üretimindeki artışın ve gelir artışıyla birlikte iç talepteki canlanmanın desteklediği 2017’deki yüzde 3,7’lik ekonomik büyüme son yıllarda kaydedilen en yüksek büyüme. Bolivya ekonomisinin Brezilya ve Arjantin ile 2019 yılına kadar imzalanan doğalgaz anlaşmaları sayesinde bu büyümeyi sürdürmesi bekleniyor. İhracat fırsatı sunan sektörlerin başında ise işlenmiş petrol ürünleri, otomotiv, inşaat araçları, kimyasal ürünler geliyor.

KÜBA
CASTRO’SUZ YENİ DÖNEME HAZIRLANIYOR
Dünyaca ünlü devrimci Che Guevara ve ülkenin kurucu başkanı Fidel Castro ile özdeşleşmiş olan Küba, soğuk savaş sonrası yeni dünyada bir yandan küresel ekonomiye entegre olmaya çalışırken diğer yandan kendi değerlerini ayakta tutma mücadelesi veriyor. Küba’da geçtiğimiz günlerde 2008’den beri görevde olan Devlet Başkanı Raul Castro yerini 57 yaşındaki Başkan Yardımcısı Miguel Diaz-Canel’e bıraktı. Böylece 1959’daki sosyalist devrimden bu yana Küba ilk kez Castro’lar dışında biri tarafından yönetilecek. 2017 yılı itibarıyla, Türkiye’nin Küba’ya ihracatı 20,4 milyon dolar. ABD-Küba ilişkilerinde yaşanan pozitif gelişmenin Küba’ya yapılacak yatırımlar için olumlu bir ortam yaratması bekleniyor. İnşaat malzemeleri, tarımsal ekipman ve tüketim ürünlerinde ihracat potansiyelimizin artması mümkün.

MÜŞFİK CANTEKİNLER EY TÜRKİYE KURUMSAL FİNANSMAN BLM. BŞK.
“LATİN FUARLARINA TÜRK İLGİSİ ARTIYOR”
“Son dönemde Türk şirketleri Latin Amerika ülkelerindeki yatırım fırsatlarını anlamak, ürünlerini tanıtmak adına fuarlara daha fazla ilgi gösteriyor. Latin Amerika ülkelerinin gelişmekte olan pazarlar olduğunu göz önüne alırsak, bu bölgede yatırım gerçekleştiren Çin, Kanada ve Avrupalı şirketlerle ortak yatırımlar yaparak bölgede uzun süredir yatırım yapan firmaların tecrübesinden faydalanabilirler.

Yine bölgede şirket satın alma veya ortaklıklar kurma yoluna giderek bölge genelinde ticari faaliyetlerini daha hızlı büyütme olanağı yakalayabilirler. Ülkeler özelinde ekonomik ve politik riskler, bürokrasi, ithalat ve ihracat mevzuatları/izinleri, gümrük rejimi yani kotalar, teşvikler, damping uygulamaları, fikri mülkiyet hakları, vergi, bankacılık, lojistik, kültürel farklılıklar ve iletişim gibi konularda öncelikli olarak bilgi sahibi olunması, gerekirse danışmanlık hizmetleri alınması başlıca risklerin kontrol altında tutulması noktasında yararlı olacaktır.”

ÖZLEM ÖZUNER EULER HERMES TÜRKİYE CEO’SU
“STA’LARIN ARTMASIYLA TİCARET BÜYÜYECEK”
“Küresel ticaretteki toparlanmaya eşlik edenler arasında, emtia fiyatı şoklarından yavaş yavaş toparlanan Latin Amerika’daki ülkelerin de yer alacağını tahmin ediyoruz. Güney Amerika, iflas oranlarındaki dengelenme sebebiyle de yatırımcıların dikkatini çekiyor.

Finansal koşullardaki rahatlama ve ekonomik toparlanmanın hız kazanmasıyla Brezilya’da iflas sayılarının 2018 yılında azalmaya başlaması gerekiyor. Aynı sebeplerden ötürü Kolombiya’da da 2017 yılında yüzde 6’lık bir düşüş eğilimi başlamıştı ve bunun 2018 yılında da yüzde 3 azalarak devam etmesini bekliyoruz. Latin Amerika’daki ülkelerarası farklı makroekonomik performansları gözetmek gerekir.

Örneğin Brezilya ve Peru’da siyasi riskin daha fazla değerlendirilmesi gerekirken, Şili ve Kolombiya’da ekonomik yapısal riskler daha ön planda. Bölgedeki farklı ülkelerle imzalanan STA’ların artmasıyla birlikte bu bölgeye ticaret yapan Türk şirketlerinin yatırım iştahı da artacaktır.”

LATİN AMERİKA’DAKİ EN BÜYÜK YATIRIMCI
Yıldırım Holding, Latin Amerika’daki en büyük Türk yatırımcısı konumunda. Yıldırım Holding’in iştiraki olan Yılport Holding, Ekvador’daki Puerto Bolivar Limanı’nın işletme haklarını 750 milyon ABD dolar yatırım koşuluyla devraldı. Holding’in Kolombiya’da ayrıca maden ve liman işletmesi yatırımları bulunuyor. Aynı zamanda DEİK Türkiye-Kolombiya İş Konseyi Başkanı olan Yıldırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yıldırım,

Kolombiya’nın ticaret yapma ve iş kurma endeksinde son yıllarda ciddi bir iyileşme gösterdiğini, başkenti Bogota’nın da bu anlamda Latin Amerika’daki dördüncü en cazip şehir unvanını kazandığını belirtiyor. Yıldırım, “Ülkede az sayıda sektördeki kısıtlamalar hariç, yerli ve yabancı sermaye mevzuat yönünden eşit statüde bulunuyor. Savunma, ulusal güvenlik, zehirli atık işleme hariç tüm sektörler yabancı yatırımcılara açık” diyor.nuşuyor.

DENİZ BİLGEN PUENTO TRADE YATIRIM DANIŞMANLIĞI DİREKTÖRÜ
“SIK SEYAHAT VE DİL ÖĞRENMEK ÖNEMLİ”
“Mercosur ve Pasifik ittifakı, yüksek gümrük vergisi engelini aşmak için Türk firmalarına önemli bir avantaj sağlayabilir. Fakat orada üretim yapmak gerekiyor. Beyaz eşya, makine, otomotiv gibi sektörlerde üretim yapılabilir.

Ülkeden ülkeye değişmekle beraber, üretimde kullanılan parçalarda yerlilik koşulu aranabiliyor. Öncelikle Latin Amerika ülkeleri için Türkiye fazla bilinen bir ülke değil. Son beş yılda Türk dizileri sayesinde biraz biraz tanıyorlar bizi.

Türk ihracatçısı, düzenli seyahat, İspanyolca ve Portekizce dil bilgisi, kültürel yakınlaşma sayesinde bölgedeki ticari etkinliğini artırabilir. Türk ihracat mallarının yurtdışı pazarlarda tutunma süresi ortalama 2,9 yıl. Bu da şu demek oluyor: Latin Amerika gibi zorlu bir pazara giriş yapılsa bile, orta vadede sık seyahatlerle ve düzgün bir iletişimle pazarda tutunma ve süreklilik sağlama konusunda ilerleme kaydedilebilir.”

Sayfa: 1 2 3 4 5 6



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap