Paranın yeni yönü

Paranın yeni yönü

YIL SONUNDA NE OLUR?
ALB Forex Genel Müdürü Cihan Aluç, bundan sonraki süreçte özellikle aralık ayında faiz artırım beklentisi çerçevesinde, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde ve yurtiçi iki yıllık gösterge tahvil faizlerinde yaşanacak yükselişin kurda yeni tarihi zirveler görülme ihtimalini ön plana çıkarabileceğini söylüyor.

Aluç, “Ancak yılın dördüncü çeyreğinde yurtiçin-de büyüme beklentilerinin güçlenmesinin yanında tarihi zirvelerden kâr satışlarının görülmesi kuru dengede tutabilir ve şu anki seviyelerin hafif üzerinde yılı 3,10-3,15 seviyelerinde kapatabilir” diyor.

Destek Menkul Genel Müdürü Tuna Yılmaz da 3,10-3,15 seviyelerinde yıl sonu kapanışı bekliyor. Yılmaz, “Dışarıdaki son siyasi ve askeri gelişmelere ek olarak içeride de baharda referandum ihtimalinin artması, ABD faiz artışının da etkisiyle daha önce 3,10 olarak tahmin edilen yıl sonu beklentisinden biraz daha yukarıda gerçekleşmesine yol açabilir” diyor.

FAİZDE YÜKSELİŞ HAREKETİ
Bu yılın mart ayından itibaren faiz koridorunun üst bandında üst üste yedi kez kesintisiz indirim yapan Merkez Bankası’nın geçen haftaki toplantıda faiz koridorunu yüzde 7,25-8,25 bandında bırakması sürpriz oldu. TCMB’nin açıklamasında, “Son dönemde açıklanan veriler ve yılın üçüncü çeyreğine dair göstergeler iktisadi faaliyetin ivme kaybettiğine işaret etmektedir. Toplam talepteki yavaşlama çekirdek enflasyondaki kademeli düşüşü desteklemektedir” dendi.

Tüm bu gelişmeler ışığında, küresel piyasalarda tahvil tarafında son günlerde ayrışmaların yaşandığı bir döneme girdik. Özellikle genişlemeci para politikası uygulayan ülkelerde kısa vadeli tahvil faizleri aşağı yönlü iken son dönemde ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde ciddi yükselişler yaşanıyor.

Yurtiçinde de özellikle darbe girişimi sonrası yüzde 8,5’leri alt taban yapan tahvil faizlerinde yüzde 9’lara gelindikçe artan tahvil talebiyle bu bant arasında hareket sürüyor. TCMB tarafından uygulanan sadeleştirme politikasıyla birlikte ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 8’in altına gerilemesi, gösterge faizin de gerilemesini destekliyor.

Ancak bundan sonraki süreçte ABD 10 yıllık tahvil faizlerindeki yükseliş eğiliminin yanında TCMB’nin sadeleştirme politikasında sona geldiği düşünüldüğünde, bu durum yurtiçinde iki yıllık gösterge tahvil faizlerinde yıl sonuna doğru artış eğilimini kuvvetlendiriyor.

FED’in son toplantısından sonra yıl sonunda olası bir faiz artırım ihtimalinin güçlenmesinin gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı yaşanmasına neden olabileceğini belirten İKON Menkul Değerler Genel Müdürü Engin Kuru, bu ihtimalin varlığının faizlerdeki düşüşün sınırlı kalmasını sağlayabileceğini söylüyor.

Tahvil bono faizlerinde yüzde 8,5 seviyelerin de ciddi bir katılık olduğunu ifade eden İntegral Menkul Genel Müdürü Kıvanç Memişoğlu da, “Özellikle kredi notumunuz düşmesinin ardından Türkiye’ye yönelik risk primlerindeki artışlar özel kurumların borçlanma maliyetlerine de yansıtılıyor. Bu nedenle enflasyonda ciddi bir geri çekilme oluşmadıkça yüzde 9 bandının korunacağını düşünüyoruz” diyor.

ALTINDA ÇIKIŞA DEVAM MI?
Altın bu yıl tüm dünyada gevşek para politikası uygulamalarından destek bularak yüzde 20 yükseldi. 1.250 dolar/ons seviyesinin üzerinde seyreden altın fiyatları için bu seviyenin altının alım fırsatı olabileceği ifade ediliyor. Ancak doların güçleniyor olması karşısında altının çıkışı kısa sürebilir.

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvcı Tokalı, altındaki beklentiyi şöyle yorumluyor: “Ons altın, 200 günlük hareketli ortalaması olan 1.267 dolar seviyesinin üzerine çıkarak 1.270 dolar seviyesinden işlem görüyor.

Ancak buna rağmen, 200 haftalık ortalaması olan 1.277 dolar seviyesini yukarı yönlü kırmadığı sürece, 1.233 dolar seviyesindeki destek noktasına geri çekilmeler yaşanabilir. Ons altının fiyat hareketlerine bağlı olarak gram altında da 122,70 TL/gr seviyesine doğru aşağı yönlü hareketler görülebilir.”

Sayfa: 1 2 3



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap