Sektörlerin çıkış yolu

Sektörlerin çıkış yolu

PERAKENDE
KAMPANYALARLA AYAKTA DURUYOR
Perakende sektörü son yıllarda nominal olarak yüzde 10-15 düzeyinde büyüyor. 2018’e de yine genel eğilime paralel olarak yüzde 12-15 düzeyinde büyüme beklentisiyle başlandı. Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, 2018’in ilk yarısında perakende sektörünün tahminleri doğrultusunda büyüme gerçekleştirdiğini söyleyerek, yıl sonuna dair öngörülerinde de revizyona ihtiyaç olmadığını düşündüklerini belirtiyor.

Perakende sektörünün durgunluktan daha önemli iki sorunu olduğuna dikkat çeken Öncel, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Birincisi, girdi maliyetlerindeki artışlar nedeniyle sektörde kârlılık en alt seviyelere inmiş durumda. İkincisi ise önümüzü görmekte zorlanıyoruz. Kurun üç ay sonra ne olacağı konusunda hiçbir fikrimiz yokken altı ay sonrası için ürün yapıyoruz.

Bütün sektörlerin ortak sorunu olan bu belirsizliğin yeni dönemde en hızlı şekilde ortadan kalkacağına ve piyasaların özlemini duyduğu ‘maliyetlerdeki istikrarın’ sağlanacağına inanıyoruz.”
Sinan Öncel, tüm markaların satışlarını arttırmak, depolarında yeni ürünlere yer açmak için sürekli kampanya yaptıklarını vurguluyor. Öncel, ikinci önlem olarak da tüm firmaların ihracata yönelip dövizle satış faaliyetlerini arttırma yoluna gittiklerini ifade ediyor.

PLASTİK
FAİZ YÜKÜ YUKSEK
Her yıl Türkiye ekonomisinin üzerinde bir büyüme performansı gösteriyor. Sektörün büyüme hedefi, Olağanüstü Hal’in (OHAL) kalkması, seçim ekonomisinin geride bırakılması ile yılbaşında olduğu gibi yüzde 6. Geçen yıl 9,9 milyon ton olarak gerçekleşen plastik mamul üretim kapasitesinin 10,5 milyon tona ve yine 2017 yılında 37,6 milyar dolar olarak gerçekleşen cironun ise 40,3 milyar dolara erişmesi bekleniyor.

Sektörün geçen yılı yüzde 8 büyümeyle kapattığını söyleyen Plastik Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Son iki yıldır büyümede iç pazar dinamizmi ve devlet teşvikleri etken unsurlar olarak öne çıkarken, 2017 sonu ve 2018 ilk yarısında büyümeye ihracat katkısının da eklendiğini gözlemliyoruz. Bu doğrultuda 2018 yıl sonu büyümesinde dış pazar payının artacağını öngörüyoruz.”

Sektörde fiyat rekabeti yapabilecek orta ve ileri teknolojiye dayalı ürünlerin üretimlerini arttırmak için yeni yatırımlara ihtiyaç duyuluyor. Bu bağlamda yılın ilk beş ayında 2017 yılının aynı dönemine göre yatırım teşvik belgesi alan plastik ve lastik sektöründen işletmelerin yatırım tutarı yüzde 11 artışla 889 milyon liraya ulaştı. Bununla birlikte, kârlılıkların düşük seyretmeye devam ettiğini de sözlerine ekleyen Selçuk Gülsün, imalat sanayiinin genelinde olduğu gibi işletmelerin borçlarının öz kaynaklarına oranı noktasında iyileşmeye ihtiyacı olduğunu söylüyor. Yine sektörde faiz yükü ve kreditör baskısının dikkat çekici oranda yüksek görüldüğünün de altını çiziyor.

TEKSTİL
HEDEFİNİ KORUYOR
Yarattığı katma değer, sağladığı istihdam ve gösterdiği performansla Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasında yer alan tekstil sektörü bu yılın başında belirlediği yüzde 18’lik büyüme hedefini koruyor. Son dönemde özellikle katma değerli üretime odaklanan sektör, tasarım, moda ve teknik tekstil alanında yatırım yapmaya devam edecek. Sektör, yatırım ve üretim ortamının geliştirilmesi için faizlerin düşürülmesini istiyor.

Diğer taraftan ihracat odaklı bir sektör olan tekstil için AB ile ilişkilerin olumlu olması büyük önem taşıyor. Artan döviz kurlarının sektöre kârlılık ve fiyat avantajı sağladığını söyleyen İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Öksüz, “Fakat sanayiciler ve ihracatçılar açısından paritenin dengeli, reel ve öngörülebilir bir seyir izlemesi kur artışından çok daha önemlidir” diyor.

TURİZM
TOPARLANMAYA DEVAM EDİYOR
Türkiye’de turizm sektörü diğer sektörlere göre daha hareketli ve daha iyi bir yıl yaşıyor. Siyasi gerginlikler ve terör olayları olmadığı takdirde bu trendin gelecek yıllarda da devam etmesi bekleniyor. Rusya, Orta Avrupa, Almanya, İskandinav ülkeleri ve İngiltere pazarı oldukça iyi gidiyor. Doğu Avrupa ülkeleri, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Baltıklardan da turist geliyor. Ortadoğu pazarı oldukça hareketli. Çin ve Hindistan gibi uzak pazarlar da oldukça iyi. Fransa, İtalya gibi geçmişte iyi olan pazarlarımız ise durgun.

Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, turizm sektörünün bu yıl turist sayısı bakımından kriz öncesi döneme döndüğünü ancak turizm gelirleri anlamında kriz öncesi rakamlara hala gelemediğini söylüyor. Ayık, “Kriz öncesi rakamlara gelmek için arz-talep dengesini tekrar oturtmak ve kapasite doygunluğunu sağlamak, ülkedeki toplam kaliteyi artırmak lazım” diyor. Osman Ayık, turizmin daha da geliştirilebilmesi için, talep ve müşteri eğilimlerini dikkate alarak ürün çeşitliliğini arttırıp Türkiye’nin tümünü turizm ürünü haline getirmek gerektiğini de vurguluyor.

Sayfa: 1 2 3 4 5



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap