Yükseliş bitti mi?

Yükseliş bitti mi?

İLAVE FAİZ ARTIRIMI GELEBİLİR
GCM Menkul Araştırma Uzmanı Enver Erkan’ın değerlendirmesine göre, piyasanın bir önlem beklentisinin iyice zayıfladığı bir ortamda TCMB’nin ara toplantıyla yaptığı faiz hamlesinin ilk etkileri olumlu oldu. Erkan, ilk reaksiyondan sonra etkinin kalıcı olup olmayacağının önemli olduğunu ve PPK’nin açıklamasının TCMB’nin fiyat istikrarı amacı doğrultusunda bütün araçları kullanmaya devam edeceğini belirtiyor.

Bundan sonrasını ise fiyatlama davranışlarının belirleyeceği kanaatinde olan Enver Erkan, sözlerine şöyle devam ediyor: “7 Haziran’a kadar olan süreçte TL yeniden değersizleşme trendine girerse TCMB yeniden adım atabilir. 7 Haziran toplantısı öncesinde kendine bir miktar hareket alanı açan TCMB’nin 7 Haziran toplantısında da benzer şekilde faiz artırımı kararı alması kuvvetle muhtemel.”

İş Yatırım analistleri, piyasalardaki kafa karışıklığını gidermenin tek yolunun ekonomi kurmaylarının piyasalarla görüşüp bu endişeleri gidermesi olduğunu kaydediyor. İş Yatırım, “Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve TCMB Başkanı Murat Çetinkaya’nın yurtiçi ve yurtdışın-daki yatırımcılarla yapacağı görüşmeleri doğru yönde atılan bir adım olarak görüyoruz” diyor.

PORTFÖY ÖNERİLERİ
2018’in ikinci çeyreği itibarıyla yurtiçi ve yurtdışı kaynaklı haber akışlarının ve veri trafiğinin yoğunlaşmasının hem gelişen ülke hem de gelişmekte olan ülke (GOÜ) piyasaları üzerinde etkilerinin ön plana çıkmaya devam ettiği görülüyor. Piyasaların takip edeceği konu başlıkları oldukça çeşitlilik gösterirken risklerin de arttığı bu süreçte yatırımcılar için portföy önerileri de önem kazanıyor.

Biz de bunu dikkate alarak sekiz aracı kuruluş ve portföy yönetim şirketinin üst düzey yöneticisiyle bir anket çalışması gerçekleştirdik. TL’deki oynaklığın arttığı, dövizin rekorlarını tazelediği, borsada dalgalanmaların devam ettiği ve faizlerde yükselişin sürdüğü bir ortamda uzmanlardan, seçim sürecine kadarki portföy önerilerini aldık.

Buna göre; seçim sürecinde en çok önerilen yatırım aracı yüzde 31,3 ile hisse oldu. Onu yüzde 20 ile mevduat, yüzde 17,5 ile dolar ve yüzde 11,3 ile tahvil bono takip etti. Euro yüzde 10,6, altın yüzde 3,8’lik pay sahip.

BORSANIN YONU
Portföy dağılımlarında tablo böyleyken hissenin ağırlıklı yeri nedeniyle BİST-100 Endek-si’ne yönelik beklentilere de değinmek gerekiyor. BİST-100, erken seçim kararının açıklandığı 18 Nisan’da 112.099’deyken bu gelişmenin ardından düşüş trendine girdi. 9 Mayıs’ta 99.364’e kadar gerileyen BİST-100, böylece 23 Haziran 2017’deki 99.639’dan sonraki en düşük seviyesini gördü. Endeks, o tarihten beri 100.000-103.650 bandındaki hareketini sürdürüyor.

Global Menkul Değerler Stratejisti Rıdvan Baştürk, “Küresel bazda risk iştahı 2017’ye göre oldukça azaldı. Borsalar tarafında yılbaşından bu yana net bir getiri yok. Özellikle GOÜ piyasalarından para çıkışları söz konusu” diyor.

Yurtdışında bozulmalar yaşanırken iç dinamiklerde de olumsuzluklar ve riskler olduğuna dikkat çeken Baştürk, bu riskleri düşük çift hanelerde yapışkanlık gösteren enflasyon, bütçe ve cari açıktaki yükselişler ve ekonominin aşırı ısınma bölgesinde olması olarak sıralıyor.

Bu risklere siyasi belirsizliği ve ABD ile olumsuz ilişkileri de ekliyor. Rıdvan Baştürk, riskler ortadan kalkana kadar borsada ralli başlamasını beklemiyor ve BİST-100’ün 24 Haziran’a kadar 100.000-105.000 bandında hareket etmesini öngörüyor.

30 YILLIK DENEYİM NE DİYOR?
Prim Menkul Yönetim Kurulu Üyesi Tunç Kertmen, gelinen noktada portföylerde yüzde 50 oranında hisse senedi öneriyor. Kertmen, bu kadar kırılgan bir ortamda yüzde 50 hisse senedi önerisinin nedenini de şöyle açıklıyor: “Sektördeki 30 yıllık tecrübem, işler sakinleştiğinde hisse senetlerinin kayıpları fazlasıyla kapadığını gös terdi. Yeter ki doğru hisse senedi olsun.

Gelinen seviyelerde artık çok sert satış gelmiyor. Borcu olmayan veya az borçlu, iç piyasadaki daralmadan etkilenmeyen ihracatçı şirketleri öneriyoruz. Paranın yüzde 50’si de dolar ve nakitte tutulabilir.”

MEVDUAT FAİZİ NE KADAR?
Türk yatırımcısının en çok tercih ettiği yatırım aracı mevduat. Hanehalkının portföy dağılımına bakıldığında mevduatın oranı yüzde 50’ler seviyesinde. Piyasalarda yaşanan belirsizlikler ve volatil hareketler, sabit ve enflasyonun üzerinde reel getirisi nedeniyle yatırımcının özellikle TL mevduata olan ilgisini yüksek tutuyor. Portföy önerilerinde de mevduat öne çıkıyor.

Bankalar mevduata uygulayacakları faizi resmi olarak açıklıyor. Buna da ‘tabela faizi’ deniyor. Ancak piyasada likidite sıkışıklığı yaşandığı dönemlerde ve bilanço dönemlerinde bankalar pazarlık durumuna göre tabela faizinden 1 -2 puan daha yukarıda faiz oranları sunabiliyor.

Bu anlamda bankacılarla yaptığımız görüşmelerde 32 gün vadede TL mevduat için tabelada yüzde 14,15 civarında faiz oranı varken tezgah altında yüzde 16’lar seviyesinde faizlerin verildiğini görüyoruz.

Geçen hafta Merkez Bankası’nın bankalara GLP’den borç verme faizini yüzde 13,5’ten yüzde 16,5’e yükseltmesiyle birlikte bankaların bekleme ve piyasayı izleme sürecine girdiği belirtiliyor. Yabancı sermayeli bir bankanın üst düzey yöneticisi, Piyasada yüzde 16,5 seviyelerinde faiz söz konusu.

TCMB’nin bankalara GLP’den borç verme faizini yüzde 16,5’e çıkarmasının ardından, buranın bir iki puan üzerinde faiz söz konusu olabilir. Geçmiş tecrübeler bunu gösteriyor” diyor. Yine dolar mevduat tarafında yüzde 3,5-4,5 ve Euro tarafında yüzde 1,5-2,5 bandında faiz oranları söz konusu.

Sayfa: 1 2 3



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap