Zirvedeki liderler

Zirvedeki liderler

Ekonomistin bu yıl 26’ncısını yaptığı “Ekonomide Yılın İş İnsanları” anketinde, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç Yılın İş İnsanı olarak seçildi. İki bankacıdan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali Yılın Profesyoneli, Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ise Yılın Bürokratı kategorisinde liderliğe oturdu.

Yılın Global Türk Profesyoneli ve Yılın Global Türk Girişimcisi kategorilerinde geçen yıl ilk sırayı alan Coca Cola’nın CEO’su Muhtar Kent ve Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya yine ilk sıradaki yerlerini korudular.

Yılın Sivil Toplum Önderi de yine TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes oldu. Gamze Cizreli Yılın Kadın Girişimcisi seçildi. Yılın Erkek Girişimcisi ödülünü geçen yıl BİTaksi uygulamasıyla alan Nazım Salur bu kez de Getir uygulamasıyla aynı ödülü kazandı.

Türkiye, 2016 yılında çok zor bir süreçten geçti. Darbe girişimi başta olmak üzere, jeopolitik riskler, terör saldırıları, dünyada döviz kurlarının hızlı yükseliş süreciyle birlikte gelişmekte olan ülkelerden para çıkışı gibi faktörler, doğal olarak iş dünyasını da hayli zorladı.

İşte bu fırtınalı yılda gemisini en iyi şekilde yüzdüren kaptanlar, Ekonomist’in ‘Ekonomide Yılın İş İnsanları’ çalışmasında iş dünyası tarafından zirveye seçildi. Toplam sekiz kategoride düzenlenen ankette, 2016 yılındaki fırtınalı dönemde iş dünyasının başarılı bulduğu sekiz lider belirlendi. İş dünyasının önde gelen isimlerini içeren 2 bin 500 iş insanına gönderilen bu anketimize 500’ün üzerinde yanıt geldi. Mustafa Koç’un vefatının ardından

2016 yılında başkanlık koltuğuna oturan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, oyların yüzde 19,5’ini alarak ‘Yılın İş İnsanı’ seçildi. Hatırlanacağı üzere geçen yıl bu ödülü ağabey Mustafa Koç almıştı. Mustafa Koç, daha önce 2005 ve 2013 yıllarında da Yılın İş İnsanı seçilmişti.

GLOBAL LİDERLER
Son üç yıldır ‘Yılın Global Türk Profesyoneli’ kategorisini iş dünyasının oylamasına sunuyoruz. Bundan önceki iki yılda bu ödülü alan Coca Cola’nın CEO’su Muhtar Kent, üçüncü oylamada da oyların yüzde 31,2’sini alarak bu kategorinin lideri olmayı başardı.

Geçen yıl ilk kez düzenlediğimiz ‘Yılın Global Türk Girişimcisi’ kategorisinde ilk sırada Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya yer almıştı. Chobani’yi ABD’nin yoğurt devi haline getiren Ulukaya, bu yılki oylamada da oyların yüzde 44,2’sini almayı başardı ve zirvedeki yerini korudu.

İKİ BANKACI
‘Yılın Profesyoneli’ kategorisinde yoğun bir rekabet yaşandı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu’nu az bir farkla geçen ve oyların yüzde 14,6’sını alan İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, ‘Yılın Profesyoneli’ seçildi. Bu ödülü 2008 yılında İş Bankası’nın şimdi yönetim kurulu başkanı olan Ersin Özince almıştı. Yani İş Bankası dokuz yıl sonra Adnan Bali ile yeniden ‘Yılın Profesyoneli’ kürsüsüne bir yöneticisini çıkarmış oldu.

‘Yılın Bürokratı’ kategorisinde bundan önceki dört yılda ilk sırada yer alan isim Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı olmuştu. Bu yıl gelenek sona erdi ve oyların yüzde 20,6’sını alan ve aynı zamanda Türkiye Bankalar Birliği Başkanı da olan Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ilk sırada yer aldı.

YENİDEN KÜRSÜDELER
‘Yılın Sivil Toplum Önderi’ kategorisini bu yıl 16’ncı kez oylamaya sunduk. Bunların yedisinde ilk sırada yer alan TUSİAD, son oylamada da bu yıl başkanlık koltuğunu Erol Bilecik’e devreden Cansen Başaran Symes ile ilk sırada yer aldı. Symes, geçen yıl da iş dünyasının oylarıyla aynı ödüle layık görülmüştü.

‘Yılın Kadın Girişimcisi’ kategorisinde, bu ödülü 2010 ve 2013 yıllarında kazanan Big Chefs’in patronu Gamze Cizreli, oyların yüzde 39’6’sını alarak yine öne çıktı. Yılın Erkek Girişimcisi ise geçen yıl BİTaksi uygulamasıyla dikkatleri çeken ve ödül kazanan Nazım Salur oldu. Salur, bu yıl da ‘Getir’ uygulamasıyla iş dünyasının dikkatini çekmeyi başardı.

SEÇİM YÖNTEMİ
Ekonomist, ‘Ekonomide Yılın İş İnsanları’ anketini yayın yaşamına başladığı 1991 yılından beri aralıksız düzenliyor. Bu çalışmada öncelikle ilgili yılda yaptıkları işlerle dikkat çeken iş insanları, profesyonel yöneticiler ve girişimciler, aldıkları kararlarla ekonomiye yön veren bürokratlar ve faaliyetleriyle gündeme gelen sivil toplum önderleri bir jüri tarafından belirleniyor.

Daha sonra sekiz kategorideki bu adayların yer aldığı anket formları, içlerinde patronlar, CEO’lar ve üst düzey yöneticilerin bulunduğu 2 bin 500 civarında iş insanına gönderiliyor. Elektronik ortamda ve şifre girilerek yanıtlanan ankette katılımcılar her kategoride en fazla üç adaya oy verebiliyor. Bu oylama sonucunda da ‘Yılın İş İnsanları’ seçiliyor.

YILIN İŞ İNSANI ÖMER KOÇ
ZOR YILDA KAPTANLIĞI ÜSTLENDİ
Koç Holding yönetim kurulu başkanlığı görevine ağabeyi Mustafa Koç’un vefatının ardından geçtiğimiz nisan ayında getirilen Ömer Koç, zor bir yılda bu koltuğa oturdu. 2008’den beri Koç Holding’in yönetim kurulu başkan vekili olan ve Tüpraş’ta da yönetim kurulu başkanlığını üstlenen Ömer Koç, yeni görevine sıkıntılı bir süreçte geldi. Bu süreçte holdingin aldığı kararlar ve sanata verdiği destekle ön plana çıkan Ömer Koç, kısa zamanda iş dünyasının takdirini de kazandı. Böylece Ekonomist’in Yılın İş İnsanları anketinde ‘Yılın İş İnsanı’ olarak seçildi.

YATIRIM BÜTÇESİ 6,2 MİLYAR TL
Hem ailenin en sevilen isimlerinden Mustafa Koç’un vefatının verdiği üzüntü hem de global anlamda belirsizliklerin yüksek olduğu bir süreçte holdingin kaptanlığını üstlenen Ömer Koç’un ilk yılında holding cirosu 69,5 milyar TL’den 70,9 milyar TL’ye yükseldi. Zorlu 2016 yılında 6,2 milyar TL’lik yatırıma Ömer Koç başkanlığında imza atan holding, Pakistan’ın beyaz eşya devi Dawlance’ı satın aldı. Klima üretimi konusunda LG Electronics ile ortaklığını 2023’e uzattı.

Ömer Koç’un önderlik ettiği holdingin 2016 yılı başarısında otomotiv sektörünün de önemli katkısı oldu. Egea Projesi’nde, Sedan’ın yanı sıra geçen yıl Hatchback ve Station Wagon üretimine hız verildi. 2016 yılında Fiat Egea Sedan Türkiye’nin en çok satılan otomobili oldu.

Bankacılıkta ise Yapı Kredi ile 2016 yılında toplam aktifler 271 milyar TL’nin üzerine çıkarıldı. Yapı Kredi bu dönemde 245 milyar TL kredi hacmiyle de ülke ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan üçüncü özel banka oldu.

2016 yılında rafinerilerini tam kapasite çalıştıran Tüpraş, 30,3 milyon ton satış hacmiyle önceki yıla göre toplam satışlarını yüzde 5 artırdı. Opet, istasyon yatırımlarına devam etti. Aygaz LPG satış hacmini 2,1 milyon tonun üzerine çıkardı.

SANAT TUTKUSU
Holdingi büyütecek yeni yatırım kararlarının yanı sıra geçen yıl sanata destek de ön plandaydı. Koç Ailesi sanata her yıl 10 milyon Euro yatırım yapıyor. Türkiye’nin kültür ve sanatta gelişimine önemli katkılar sağlayan Koç Ailesi’nin sanat konusunda en tutkulu isimlerinden birinin Ömer Koç olduğunu gördük. Sanata katkı sunmak için birçok projeye destek veren Ömer Koç, kısa bir zaman önce kişisel koleksiyonundan oluşan eserleri sergiledi. “Yusuf Franko’nun İnsanları: Bir Osmanlı Bürokratının Karikatürleri” adlı sergisini ziyaretçilerle buluşturdu. Geniş bir kitap ve tablo koleksiyonu bulunan Ömer Koç, Osmanlı coğrafyası ile ilgili suluboya resimlerinden oluşan değerli bir koleksiyona sahip. Koç ayrıca dünyanın en büyük İznik tabak ve obje koleksiyonuna da sahip.

İLK YILINDA İŞ DÜNYASININ TAKDİRİNİ KAZANDI
Ekonomist tarafından bu yıl 26’ncısı düzenlenen Yılın İş İnsanları Ödülleri’nde Yılın İş İnsanı seçilen Ömer Koç, başkanlık koltuğundaki ilk yılında bu ödüle layık görüldü Geçen yıl bu ödülün sahibiMustafa Koç olmuştu.

YILIN GLOBAL TÜRK PROFESYONELİ MUHTAR KENT
“LİDER, YERİNE YENİ LİDERLER YETİŞTİRMELİ”
Yüksek dalgalanmaların yaşandığı Türkiye gibi piyasalarda gemisini başarıyla yüzdürmeyi başaran Türk profesyoneller, son yıllarda uluslararası şirketlerde de görev ve sorumluluklar alıyorlar. Buradaki zirve isim ise hiç kuşkusuz Muhtar Kent. Coca Cola International’ın dokuz yıldan bu yana CEO’luk görevini yürüten Muhtar Kent, 1 Mayıs’tan itibaren görevini devredip Coca Cola’nın yönetim kurulu başkanlığı koltuğuna oturacak.

Yılın Global Türk Profesyoneli kategorisini düzenlediğimizden bu yana hep birinci olan Muhtar Kent, bu yıl da yüzde 31,2’lik oy oranıyla üçüncü kez aynı ödüle layık görüldü. Sosyal kişiliği ile tanınan Kent, dünyanın en büyük gruplarından birinin en üst profesyonel yöneticisi olmasının yanı sıra global arenada Türkiye’nin fahri elçisi gibi de çalışıyor.

Konuyla ilgili olarak Ekonomist’e açıklamada bulunan Coca Cola CEO’su Muhtar Kent, başarının bir takım oyunu olduğuna dikkat çekiyor ve “Harika bir takımla ve Türkiye dâhil dünyanın birçok yerinde güçlü iş ortaklarıyla çalıştığım için şanslı olduğumu düşünüyorum” diyor.

CEO’LUĞU BIRAKIYOR
Bir liderin en önemli sorumluluğunun kendi yerine yeni liderler yetiştirmek olduğuna dikkat çeken Muhtar Kent, “Bu anlamda, geçtiğimiz aralık ayında James Quincey’nin bu yıl mayıs ayı itibariyle CEO olarak yerimi alacağını ve benim yönetim kurulu başkanı olarak devam edeceğimi duyurduk. James ile son birkaç yıldır daha yakın çalışıyorum ve şirketi bir üst seviyeye çıkarabilecek niteliklere sahip olduğunu biliyorum. Ben de bu süreçte yönetim kurulu başkanı olarak onu desteklemeye devam edeceğim” diye konuşuyor.

200’den fazla ülkeden oluşan küresel Coca Cola operasyonları içinde Türkiye’nin önemli bir yönetim üssü olduğunu belirten Muhtar Kent, “Coca Cola’nın Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya bölgesini İstanbul’daki merkezimizden yönetiyoruz. Türkiye genç nüfusu, dinamik pazarı, hızla büyüyen orta sınıfı ve coğrafi konumuyla bizim için dün olduğu gibi bugün de yatırım için cazip bir merkez. Son dönemde yaşanan bazı konjonktürel olumsuzluklara rağmen Türkiye ekonomisinin gücünü ve potansiyelini koruduğuna inanıyorum” diyor.

YATIRIMLARA DEVAM
Muhtar Kent, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik yapısal reformlar ve kamu-özel sektör ilişkilerinin bu dönemde hızlı ve sonuç odaklı şekilde yürütülmesinin yabancı yatırımcıya güven verdiğini düşünüyor. Şirket olarak, Türkiye ekonomisinin gücüne inanıp yatırımlarına devam ettiklerini belirten Kent, Türkiye’ye duydukları güvenle üretmeye ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceklerini vurguluyor.

Coca Cola, uzun vadede tüm paydaşlarına değer kazandırabilmek için yatırımlarına devam ediyor. 2016 yılında zorlu makro koşullara rağmen şirket, şişeleyici ortaklarıyla birlikte dünya genelinde toplamda 15 milyar dolardan fazla yatırım yaptı.

“ŞİRKETLERDEN BEKLENTİLER ARTIYOR”
Tüketicinin hayatının bir parçası olan markalardan beklentilerinin her geçen gün arttığını belirten Muhtar Kent şunları söylüyor: “İşimizin yalnızca hizmet ettiğimiz topluluklar geliştikçe gelişebileceğinin bilincindeyiz ve bu bizim için çok önemli. Bu amaçla, sürdürülebilirlik çalışmalarımızı işimiz için önem taşıyan üç başlık çevresinde planlıyoruz: Kadınların ekonomik olarak güçlendirilmesine katkı sağlayacak projeler, toplumların daha iyiyaşamı ve kullandığımız suyun doğaya geri kazandırılması”

YILIN PROFESYONELİ ADNAN BALİ
SEKİZ YIL SONRA BİR BANKACI ZİRVEDE
Yılın Profesyoneli olarak sekiz yıl aradan sonra yeniden bir banka yöneticisi seçildi. Bu ödülü en son 2008 yılında dönemin İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince almıştı. Bu yılki oylamada oyların yüzde 14,6’sını alarak ilk sıraya çıkan isim ise 2011 yılında İş Bankası Genel Müdürlüğü bayrağını Ersin Özince’den devralan Adnan Bali oldu.

Türkiye’nin geleceği ve yeni yatırımlar için iyimserliğini koruyan Adnan Bali, bu iyimserliğini başlıklar halinde şöyle açıklıyor:

■ Türkiye, geçmişte de çok zor sorunların üstesinden gelmiş, türbülanslara çok çabuk adapte olabilmiş bir ülke. Yakın zamanda 1994, 2001 krizlerinin yanı sıra 2008’de neredeyse tüm dünyayı kasıp kavuran global krizi hatırlamak yeterli. Çok güçlü bir kriz tecrübesi ve yönetim becerisi olan bir ülkeyiz. Bu yüzden yaşanabilecek zorluklar nedeniyle iyimserliğimizi yitirecek, umutsuzluğa kapılacak değiliz.

■ 2-3 saat zaman farklarıyla çevremizdeki ülkelere baktığımızda 1,5 milyar nüfus, 25 trilyon doların üzerinde milli gelir, 8 trilyon doların üzerinde ticaret hacmi var. Bu kadar insan aynı coğrafyada aynı saatlerde kalkıp aynı saatlerde iş yapıyor. Ülkemizin bu özel konumu, gerek yurtdışı gerek yurtiçindeki yatırımcılar için her zaman büyük bir potansiyel. Türkiye ekonomisi, bu açıdan yeni yatırımcılar için hala büyük fırsatlar sunuyor.

■ Türkiye genç nüfusuyla, dinamik iş alemiyle ve yeni teknolojilere hızlı adapte olan yapısıyla da olumlu ayrışıyor. Sadece bu yönleriyle baktığımızda bile ülkemizin geleceği için iyimser olmamız gereken pek çok neden var.

■Ayrıca yaşanan bu kadar sıradışı iç ve dış olaylara rağmen, başlıca makro ekonomik temel göstergelerdeki görece sağlamlığı ve güçlü bankacılık sistemini de çok kıymetli buluyorum. Sonuçta, olumsuz gündemlerin üzerinde gereğinin fevkinde düşünüp işlerimizin, moralimizin bozulmasına izin vermemeliyiz. Üstelik sadece olumlu, iyimser düşünmek yetmez. Olumlu olması için her kesimin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor.

2017 AJANDASI
Hem İş Bankası’nın ajandasında, hem profesyonel bir yönetici olarak kendi ajandasında 2017 yılında Türkiye’nin ve ekonominin gündeminde ne varsa o olacağını söyleyen Adnan Bali, sözlerine şöyle devam ediyor:

■ İstihdam, yatırım, ihracat gibi kalemlerde yarattıkları katma değerle ülkemiz ekonomisine katkıda bulunan esnaf, tüccar ve sanayicilerimizin sektör, bölge ve segment ayrımı yapılmaksızın desteklenmesine, sıkıntılarına çözüm geliştirilmesine önem vereceğiz. Banka olarak hem finansal anlamda, hem de danışmanlık, yol göstericilik anlamında KOBİ’lere, reel sektöre destek olmaya devam edeceğiz.

■ Şube bankacılığını tamamlayan bir alan olan dijitalleşmeyle, farklı kanalları dengeli bir şekilde güçlü bir kompozisyonla yönetebileceğimizi düşünüyoruz. Bu yıl da dijitalleşen dünyada müşterilerin değişen hayat evrelerine eşlik ederek, değişik hayat tarzlarına ve ihtiyaçlarına uygun kişiselleşmiş finansal çözümler sunmayı planlıyoruz.

BAŞARININ SIRRI NE?
“Bu ödülü bireysel başarılarım ya da yaklaşımlarım çerçevesinde algılamıyorum; layık görülen ödülü İş Bankası’nın tüm çalışanları adına kabul ediyorum” diyen Adnan Bali sözlerine şöyle devam ediyor: “Cumhuriyet ile yaşıt bir banka olarak bankanın kuruluşundan bu yana gösterilen performansın, bugün 25 bin çalışanı ile bu ülkenin dokusuyla, kumaşıyla uyumlu bir şekilde topluma sunduğu katkının ve milletimizin her zamanki teveccühünün bir başka göstergesi olarak görüyorum. Özellikle zor zamanlarda aldığımız tavrın, topluma moral verici yöndeki mesajlarımızın altını dolduran eylemlerimizin ve sağlam duruşumuzun, toplumun her kesiminde karşılık bulduğunu düşünüyorum”

YILIN SİVİL TOPLUM ÖNDERİ CANSEN BAŞARAN SYMES
UYARI YAPARKEN YAPICI OLMAYA ÇALIŞTIK
Türk Sanayicileri ve İşadamları Demeği’ne (TÜSİAD) iki dönem başkanlık yapan Cansen Başaran Symes, Yılın İş İnsanları anketinde Yılın Sivil Toplum Önderi kategorisinde birinciliğe layık görüldü.

İkinci defa bu ödüle layık görülen Cansen Başaran Symes’in TÜSİAD başkanlığını yaptığı son iki yıllık süreçte Türkiye çok yoğun bir siyasi gündemin içinden geçti. Bu süreçte Ankara’da dört ayrı hükümet görev aldı. Siyasetçilerin sert çıkışlarıyla karşı karşıya kalan TÜSİAD bu dönemde açıklamalarında siyasi gündemden uzak durmayı tercih etti.

“GELECEĞE ODAKLANDIK”
Cansen Başaran Symes, başkanlığı süresince Endüstri 4.0, dijital ekonomi, girişimcilik, STEM eğitimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği gibi Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasında önemli görülen konuları TÜSİAD ajandasının gündemi yaptı. Symes, ödüle ikinci kez layık görülmesini ve gelen başarıyı şu sözlerle açıklıyor: “Muhtemelen seçilmemde öne çıkan faktörlerden biri, görev süresince siyasi gündemin Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren asli gündemimizin önüne geçmesine izin vermememiz oldu.

Görüşlerimizi açıklar ve uyarılarımızı yaparken, yapıcı olmaya özen gösterdik. Güncel olanın ötesinde ülkemiz için daha iyi bir geleceğin nasıl inşa edileceğine odaklandık. Gerekli gördüğümüz çalışmaları eksiksiz ve zamanlı olarak yaptık.”

Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından biri olarak TÜSİAD’ın çalışmalarını uzun soluklu birer yolculuk olarak nitelendiren Cansen Başaran Symes, her başkanın kendi döneminde devraldığı iş süreçlerini bir adım öteye taşımaya çalıştığını söylüyor. Son 1,5 yılda Türkiye’nin farklı şehirlerinde 11 bölgesel çalıştay düzenleyerek yüzlerce genç ile bir araya geldiklerini anlatan Symes, yeni yönetim döneminde Türkiye genelinde etkinlikler düzenleyerek ekonomiye dönük katkılara devam edileceğini aktarıyor.

“POTANSİYELİMİZ YÜKSEK”
Cansen Başaran Symes, Türkiye’nin içinden geçtiği tüm koşullarda uzun vadeli potansiyelini hep koruduğunu söylüyor. Symes, Türkiye’nin uzun vadeli potansiyelini öne çıkaran demografik yapısı, jeopolitik önemi ve dinamik ekonomisinin göz ardı edilemeyeceğini de ifade ediyor. Bu faktörlerin Türkiye’yi yatırımcı için cazip kılan unsurlar olduğunu belirten Symes, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ancak bu avantajların üzerine teknolojiyi, inovasyonu, girişimciliği koyarak Türkiye ekonomisini çok daha rekabetçi ve cazip bir konuma getirebiliriz.

Hem insan sermayemizi çağa ayak uyduracak şekilde geliştirir hem de temel hak ve özgürlükleri güçlendirirsek, Türkiye’nin yatırımcılar açısından bir çekim merkezi olmaması için bir neden göremiyorum. Ancak bunları eksiksiz bir arada yaparsak asıl değeri ortaya çıkarabiliriz. Potansiyelimiz yüksek; bunu doğru kullanmak tümüyle bizim elimizde.” iş dünyasını temsil eden TÜSİAD bu değerlerin yakın takipçisidir”

“GÜÇLÜ KALMAK İÇİN DEMOKRASİ GEREKLİ”
Türkiye’nin bugün içinde bulunduğu sürecide değerlendiren Cansen Başaran Symes, şunları söylüyor: “Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana en ciddi krizlerinden birini yaşadığına tanık oluyoruz. Aynı zamanda ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik gelişmişlik düzeyi ve tarihsel birikimi bugün karşılaştığımız sorunları alt edebilecek temelide bize sunuyor.

Modernleşme tarihimiz bütün iniş çıkışlarına karşın transatlantik ve Avrupalı normlarda hukukun üstünlüğüne, laik ve çoğulcu bir demokrasiye, insan sermayesini güçlendirecek şekilde toplumsal refah üretebilen bir ekonomik rekabet gücüne dayalı bir yapıyı oluşturma sürecimizdir. Türkiye geleceğine yatırım için bu yönelimini korumak zorundadır. Küresel kriz sonrasında, özellikle referans aldığımız Batı dünyasının da yaşamakta olduğu sorunları dikkate aldığımızda, çok daha hassas ve dikkatli olmamız gerektiği açıktır. Türkiye’nin güçlü kalabilmesi açısından demokratik, sosyal, ekonomik reform perspektifinin takip edilmesi elzemdir. Türkiye iş dünyasını temsil eden TÜSİAD bu değerlerin yakın takipçisidir”

YILIN BÜROKRATI HÜSEYİN AYDIN
İKİ GÖREVİMİ DENGEDE GÖTÜRÜYORUM
Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, ‘Yılın Bürokratı’ kategorisinde Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’yı geride bırakarak ilk sırayı aldı. Böylece Merkez Bankası’nın dört yıllık liderlik serüveni son buldu. Bu kategorideki liderliğiyle ilgili görüşlerini sorduğumuz Aydın, Türkiye Bankalar Birliği (TBB) başkanlığı görevinin de olduğunu ve iki görevi eş zamanlı yürüttüğünü söylüyor. Aydın, “Her iki görevimi de dengede götürmemin seçilmemde önemli etkenlerden biri olduğunu düşünüyorum” diyor.

“SÜRECİ DOĞRU YÖNETTİK”
Geçen yıl Türkiye gerçek bir stres testinden geçti. Darbe girişimi, kredi not indirimi, ardı ardına gelen terör saldırıları, bunların sonucunda gerileyen iktisadi faaliyet, yatırımcı iştahındaki gerileme önemliydi. Darbe girişiminin hemen ardından finansal piyasaların açık tutulması öncelikle başarılan konular arasında yer aldı.

Hüseyin Aydın, “Bu yönde Bankalar Birliği olarak ilgili diğer karar vericilerle kesintisiz iletişimde kalarak gerekli önlemler ve aksiyonların alınmasında üzerimize düşeni etkin bir şekilde yapmaya çalıştık” diyor. Aydın, sonrasında bankalar olarak sorumlu davranarak kredi mekanizmasında devamlılığı sağlamaya özen gösterdiklerini hatırlatıyor.

Yapılan doğru ve etkin düzenlemelerin de desteğiyle kredi koşullarının iyileştirilmesi ve faizlerin düşürülmesi konusunda etkili davrandıklarını söyleyen Aydın, şöyle devam ediyor. “Doğru yapılandırmalarla bu sürecin doğru yönetilmesine sektör olarak dikkat ettik. Bankacılık sektörü ve kamu ile ekonomi ve finans karar vericileri arasındaki etkin iletişim çok önemliydi. Bu nedenlerle böyle bir ortamda sorumlu davranan bir sektörün birlik başkanı ve sektörün öncü bankasının genel müdürü olarak bu ödüle layık görülmüş olabileceğimi düşünüyorum.”

GELECEKTEN İYİMSER
Hüseyin Aydın, Türkiye’nin geleceği ve yeni yatırımlar için de iyimser. Çünkü otomotiv, demir-çelik ve petrokimya gibi ana sanayi kollarında tam kapasiteye yakın çalışıldığını söylüyor. Aydın’a göre yakın geçmişte özel sektörün yatırımlarda tereddüt etmesine karşın, nüfus ve istihdam artışı sayesinde ülkenin beşeri ve iktisadi dinamizmini koruması, arz-talep dengesini talep yönünde bozuyor.

Hanehalkı talebine cevap verebilmek için özel sektör istikrar ortamında ciddi bir yatırım hamlesi başlatabilir. Aynı zamanda verimlilik artışı üzerinden kâr marjını arttırmayı düşünen özel müteşebbisler de ellerindeki mevcut üretim teknolojilerini yenilemeyi tercih edebilirler.

Hüseyin Aydın’ın iyimserliğinin ikinci nedeni, Türkiye’nin tüm yönlerde küreselleşen değer ve tedarik zincirlerinin kesiştiği kilit jeostratejik konumu. Konum avantajı, uluslararası aktörlerin bölgesel merkezleri için yatırımları cazip hale getiriyor.

Hüseyin Aydın, “Güçlü demokrasi geleneği, geçmiş çağlardan gelen kültür çeşitliliğine sahip nüfus yapısı, günümüz modern sisteminde eğitim imkanı ile ülkenin kalifiye işgücü üzerinden üretkenliğini ve verimliliğini arttırabilme potansiyeli de iyimserliğimin bir diğer nedeni” diyor.

2017 AJANDASINDA NELER OLACAK?
1- Bankacılık sektöründe dijitalizasyon ön plana çıkıyor. Artık alternatif dağıtım kanalları değil, entegre bir dijital bankacılık çözüm yaklaşımı ajandalarda ön plana çıkıyor.
2- Ziraat Bankası’nın birçok alanda liderliğini sürdürmeye ve toplumun her kesiminin finansal ihtiyaçlarına çözüm üretme noktasında görevinin ve sorumluluğunun bilincinde hareket etmeye devam edeceği bir yıl olacak.
3- Tarım bankacılığını hiçbir zaman unutmayacağız. Sadece sübvansiyonlu tarım kredisi veren bir banka olmaktan öte önemli bir mesafe kaydettik. Ama yeterli görmüyoruz.
4- Kârlılığı değil ver iml il iği ön plana çıkaran yönet im anlayışımızı daha da geliştireceğiz. Bu kültürün iş yapışımızda esas olmasını sağlayacağız.

YILIN GLOBAL TÜRK GİRİŞİMCİSİ HAMDİ ULUKAYA
EN YENİLİKÇİ GİRİŞİMCİLER ARASINDA
Yılın İş İnsanları Ödülleri’nde geçen yıl ilk kez ‘Yılın Global Girişimcisi’ kategorisini açtık. Bu kategorinin ilk yılki birincisi ise ABD’nin yoğurt devi Chobani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya oldu. Ulukaya, bu yıl da aynı kategorinin lideri. Aldığı yüzde 44,2’lik oy oranı ile rakiplerine ciddi fark atan Ulukaya, oyların yüzde 14,9’unu alan Egetürk Kurucusu Burhan Özgören ve yüzde 10,1 oyalan Samumed’in kurucusu Osman Kibar’ı geride bıraktı.

ERZİNCAN’DAN YOLA ÇIKTI
Dünyanın önemli girişimcileri arasına giren Hamdi Ulukaya’nın öyküsü Erzincan’ın İliç ilçesinden ABD’ye uzanıyor. Yıllar önce Amerika’ya küçük bir sırt çantasıyla dil öğrenmek için giden Ulukaya, ilk fabrikasını babasının desteğiyle kurdu. Peynir üretimiyle başlayan serüven, sonrasında Chobani ile devam etti. Bugün Chobani, ABD’deki toplam yenilebilir yoğurt kategorisinde yüzde 19,2 pazar payına sahip bulunuyor.

Hamdi Ulukaya, gösterdiği performansla uluslararası arenada da adından söz ettiriyor. Geçtiğimiz günlerde ‘Dünyanın en yenilikçi şirketleri’ listesine de girmeyi başaran Chobani, Amazon, Google, Uber, Apple, Facebook gibi markaların bulunduğu sıralamada ilk 10’da yer aldı. Yine dünyaca ünlü iş dünyası dergisi Fast Company tarafından hazırlanan ‘2016’nın en iyi ve en kötü 10 liderlik hamlesi’ listesinde Hamdi Ulukaya, en iyiler sıralamasının zirvesinde yer buldu. Ulukaya, listeye şirket hisselerinin bir bölümünü işçilere dağıtma kararıyla dahil oldu. Buna göre şirket hisselerinin yüzde 10 kadar bölümünün çalışanlara dağıtılması kararlaştırıldı. Bu durumda bazı çalışanlara 1 milyon dolarlık hisse verileceği belirtildi.

YÜZDE 20 BÜYÜDÜ
Pazarlama ve ürün geliştirme alanlarındaki agresif stratejisiyle dikkat çeken Chobani, 2016 yılında geliştirdiği yeni ürünlerle pazar payını artırarak yıllık gelirini 1,5 milyar doların üzerine çıkardı. Brüt satış rakamlarında da
önceki yıla göre yüzde 20 oranında artış var. Şu anda New York ve Idaho’daki yerel çiftliklerden günlük olarak 4 milyon litreye varan taze süt alan şirketin çalışan sayısı ise 3 bine yakın.

Hamdi Ulukaya’nın yatırım hamleleri de devam ediyor. Yeni ve mevcut ürünlere yönelik talebi karşılamak üzere 2016 yılının mayıs ayında Twin Falls, Idaho’daki dünyanın en büyük yoğurt üretim tesisine 100 milyon dolarlık yatırım yaptı.

MÜLTECİLERE DESTEK OLUYOR
Hamdi Ulukaya, işlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projeleriyle de adından söz ettiren bir isim. Ulukaya, mülteci sorununa odaklanan Tent Vakfı’nın kurucusu ve bu konudaki çalışmaları desteklemeye devam ediyor. 2015 yılında Tent Vakfı’nı kurarak özel sektörü mülteciler konusunda harekete geçirmek için bir model oluşturan HamdiUlukaya, bu sayede her biri dünya devi olan pek çok markayı ortak bir amaç için bir araya getirmeyi başardı.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap