|
İki yeni proje şubat ayında devreye girecek.
Haber : Gözde Yeniova / 16.01.2011
Son olarak telekom şirketi Orange’da
internet kanallarından
sorumlu başkan yardımcısı olarak
Londra’da çalışan Tamer
Özmen, geçen yıl Microsoft için
yeniden Türkiye’ye döndü. Özmen ile
Microsoft’un odaklandığı yeni alanlar,
projeler ve pazardaki büyüme fırsatlarını
konuştuk.
Türkiye’deki yazılım pazarının çok
küçük olmasını bir fırsat olarak gören
Tamer Özmen, buradaki büyümenin
KOBİ ve girişimcilere yönelik projelerden
geçeceğini ifade ediyor. Microsoft
Türkiye de bu konuda yapacağı projelerle
büyüme hedefini gerçekleştirecek. Tamer
Özmen’in sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle.
Ekonomist: Genel müdürlüğe ilk atandığınız toplantıda CEO Steve Ballmer yaptığı
sunumda "Microsoft olarak Türkiye'yi
Brezilya, Rusya ve Çin gibi ülkelerle aynı
kategoride değerlendiriyoruz” demişti.
Bu ülkelerle rekabette Türkiye’nin pozisyonunu
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tamer Özmen: Çok haksız bir rekabet
ama hoşuma giden bir rekabet var.
Haksız rekabet şöyle, Türkiye yazılım pazarı
617 milyon dolarken, Brezilya’daki
pazar 4.3 milyar dolar, Hindistan’da 3
milyar dolar, Çin’de 6 milyar dolar.
Ringde bizim boyumuz 1.30 metre ise
onlarınki 2 metre. Yani eşit değil. Güney
Afrika’da bile IT yatırımı Türkiye’dekinin
beş katı.
Bunun nedeni ne?
Özmen: Ucuza kaçıp korsan kullanmaktan
kaynaklanıyor.
Microsoft bazında Türkiye’nin konumu
diğer ülkelere göre nasıl?
Özmen: Ciro olarak onlar bizden daha
iyiler. Bunun tek nedeni üretimde kalite
ve ucuzluğu yakalamış olmaları ve aynı
zamanda inovasyona odaklanmaları.
Ama onlarla ölçülürken müşteri memnuniyeti,
ülkeye yaptığı yatırımlar, geliştirdiği program sayısı gibi 25 farklı faktöre
bakılıyor. Bu sıralamaya göre o ülkelerle
kafa kafaya gidiyoruz.
Türkiye yazılım pazarını diğer ülkelerle
kıyasladığınızda nasıl bir tablo çıkıyor?
Özmen: Türkiye ciddi anlamda büyüyor.
Ama Türkiye yazılım pazarına
baktığınızda çok küçük. Sadece 617 milyon
dolar civarında. Toplam donanım
pazarı 6 milyar dolar civarında, yani pazarın yüzde 10’u kadarı yazılım. Bu pazarın büyümesi için potansiyel var. Çünkü
ülkedeki yaş oranının yüzde 50’si 28 altında. 1.4 milyon tane KOBİ var. Ama
KOBİ’ler bilişim konusunda çok algısızlar.
Her 10 KOBİ’den 9’u korsan kullanıyor. Korsan kullanım oranını yüzde
90’dan yüzde 70’e indirebilirsek 1 milyar
dolar pazara geri dönüş oluyor.
Büyümede itici güç ne olacak?
Özmen: Burada büyümenin altındaki
temel paydaş nüfusun gençliği. Genç ve
girişimci bir ülke olduğumuz için yeni ortamlar
yaratmak zorunda kalıyoruz. Dünya,
teknoloji dünyası olmaya doğru gittiği
için girişimci modeller yaratıp onlara şirketler
kurabilirsek, inovasyona yatırım yapabilirsek,
Türkiye’yi dışarıda temsil edecek
girişimciler yaratabilirsek burada
hem istihdam, hem de ekonomi yaratmış
oluruz. İkinci olarak KOBİ’ler istihdamın
yüzde 75’ini sağlıyor ama ekonomiye katkıları sadece yüzde 22. KOBİ’leri daha
fazla geliştirmemiz gerekiyor. Sonuç olarak
büyüme genç nüfus ve onlara verilecek
bilişim olanaklarından geçiyor.
Bu girişimci ve KOBİ’ler için sizin projeleriniz
var mı?
Özmen: KOBİ’ler konusunda Türk
Telekom ile yeni bir proje yaptık. İki ayda
10 bin kullanıcı oldu. Bunu 200 bine
çıkaracağız. Türkiye’deki KOBİ’lere
Türk Telekom faturalarıyla birlikte satın
alabilecekleri Office 2010 ve Windows 7
ürünlerini sunduk. Bunların yanında
CRM (Müşteri ilişkileri yönetimi) paketleri
de koyduk.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|