|
Cem Kozlu, global kriz en büyük kaybedeninin işlerinden olanlar olduğunu söyledi.
Haber : Hülya Güler / 31.05.2009
Türkiye’de kamu, özel ve çok uluslu yabancı şirketlerde üst düzey yöneticilik yapan az sayıda profesyonellerden biri Cem Kozlu. Özellikle THY’nin bugünkü boyutlarına ulaşmasında Kozlu’nun yöneticilik yaptığı dönemde oluşturduğu altyapının payını kimse yadsımıyor.
Coca-Cola’da da aynı şekilde şirketin bölgesel büyümesine ivme kazandırmıştı. Bugün halen Coca-Cola dahil birçok yerel ve uluslararası şirket ile sivil toplum kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği ve danışmanlık yapan Kozlu ile ‘iyi yönetici’liğin kıymet kazandığı kriz sürecini konuştuk. Kriz sonrasındaki en büyük yeniliğin şirket değerlemelerinde görüleceğini söyleyen Kozlu, post-kriz süreci ve kriz sonrasında oluşacak yeni ekonomik düzenin olası aktörleri üzerine sorularımızı yanıtladı.
Ekonomist: Dünya neredeyse alışacağımız kadar uzun bir süredir krizde. Sizin bu krize ilişkin düşünceleriniz neler, bu krizin en çok kazananı ile kaybedeni kimler?
Cem Kozlu: Bana göre bütün dünyada ilk ve en büyük kayba uğrayanlar, işlerinden olanlar. Ve ABD’de işinden olanlar, Çin’de ya da Türkiye’de işinden olanlardan daha da fazla kaybetti. Çünkü onların evleri arabaları daha büyüktü, tükettikleri şeyler daha fazlaydı ve şimdi onların hepsinden vazgeçmek zorunda kaldılar.
Kaybeden büyük bir kesim, kazananlar kim öyleyse?
Kozlu: Bu olacakları öngörenler ise en kazançlılar. Hayatta mutluluğu maddi kazanımlarla değil de aile, arkadaşlık gibi manevi değerlerle tanımlayanlar da kazançlı. Bu kriz sonrasında bazı felsefi değişiklikler olacağını düşünüyorum dünyada. Örneğin mutluluk ya da zenginliğin tanımının değişeceğine inanıyorum. Bundan sonra farklı sorular soracak insanlar kendilerine.
Ne tür sorular?
Kozlu: En basitinden mutluluk, sınırsız tüketimle yakalanmaya çalışılıyor günümüzde. Dört odalı evim var bunu 14 odalıya dönüştürmek istiyorum, yeni daha büyük bir araba almak istiyorum yaklaşımı doğru mudur, değil midir? Bu ve buna benzer yaklaşımlar daha fazla tartışılacak.
Bunları sadece ekonomistler değil medya, sanatçılar, yazarlar herkes tartışacak; bu düşüncelerden etkilenenler siyasette tercihlerini ona göre yapacak ve bunu gören siyasetçi kısmen değişecek. Ve işte bu değişim yavaş yavaş gerçek olacak.
1 | 2 | 3 | 4 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|