|
Bağdat Caddesi'ndeki mağazası talep görünce mağaza sayısını artırma kararı aldı.
Haber : Fatoş Bozkuş / 28.03.2010
Yabancı birine Türkiye’den bir
hediye verilmek istendiğinde
genellikle ülkeyi de tanıtacak
ürünler tercih edilir. Geleneksel
el sanatlarıyla süslü objeler
ise son dönemde en çok rağbet gören hediyelikler
arasında yer alıyor.
İki kadın girişimcinin kurduğu, 400 yıl
öncesinin kaybolan İznik Çini Sanatı’nı
bugün geleneksel yöntemlerle üreterek
hediyeliklere taşıyan Anikya İznik Çini, bu
boşluğu görerek hem yurt içinde hem de
yurt dışında mağaza sayısını artırma, bir
tür zincir mağaza haline gelme kararı aldı.
2004 yılında yapılan NATO Zirvesi’ne
katılan ülke başkanları ve eşlerine verilen
hediyeliklerle ismini duyduğumuz şirket,
geçen yıl Bağdat Caddesi’nde açtığı mağazasına bu yıl açılış hazırlıkları süren Dubai’deki
mağazayı ekleyecek. 2011 yılında ise
mağaza sayısı, hem yurt içinde hem de
yurt dışında artırılacak.
İki çini sevdalısı
İznik çinisine olan merak ve sevginin
bir araya getirdiği Sevinç Öztürk ve Nejla
Anıl’ın 2003 yılında kurduğu bir şirket
Anikya İznik Çini. Nejla Anıl, reklamcılık
yaptığı sırada kişisel merakıyla İznik çinisini
araştırmaya başlamış. 15 yıl boyunca bu
işle ilgili fizibilite yapmış. Kendini bir İznik
aşığı olarak tanımlayan Sevinç Öztürk
ise Bülent Eczacıbaşı’ndan destek alarak
İznik’teki Süleyman Paşa Medresesi’nin
İznik Çini sanatçılarına açılmasına ön
ayak olmuş kişilerden biri.
Bu iki girişimci kadının hayalleri ise
bir noktada buluşmuş; “Bugüne kadar duvar
çinileri ve evani (kap-kacak) olarak
görmeye alıştığımız İznik çinilerini her an
dokunabileceğimiz kültürel, sanatsal ve
fonksiyonel objeler haline getirmek üzere
özel tasarımlar yapmak ve çinili ürünler
geliştirmek.”
Bu doğrultuda da hareket edilmiş.
Anıl’ın başkanlık yaptığı beş kişilik tasarım ekibi mobilyadan zarf açacağına, kol
düğmesinden takıya kadar pek çok ürün
üretmiş. Öztürk’e ise bu ürünlerin pazarlama
işi düşmüş.
Bu konuda özellikle kurumlara gidip
onlara özel ürünler yaparak kendilerini tanıttıklarını dile getiren Öztürk, en büyük
çıkışı 2004 yılındaki NATO Zirvesi sayesinde
yaptıklarını anlatıyor. Öztürk, şöyle devam
ediyor:
“Biz NATO Zirve’si için hediyelikler
konusunda teklif veriyorduk. Ancak
Zirvenin organizasyonunda görev alan
Büyükelçi Umur Apaydın’ın
kafasında hem hediyelik
hem de isimlik
olabilecek kolye düşüncesi
vardı. Biz, yaparız dedik; bir gecede
hazırlandık. Kabul
edildi ve İznik Çinisi’nden
150 kolye, dünya
liderleri ve Türk bakanların eşlerine hediye
edildi. Liderlere ise zarf
açacağı yaptık.”
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|