İzaha davet

İzaha davet

fatihİzaha davet, vergi idaresinin, bir mükellefin vergi kaybına sebebiyet verdiği konusunda tespitleri olması durumda, vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk etmeden önce açıklama istemesi anlamına geliyor.

M. FATİH KÖPRÜ
fatih.kopru@tr.ey.com
www. vergidegundem. com

Bu talep yazılı olarak mükellefe iletilecek. yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde mükellefin izahatta bulunması gerekiyor. Geçtiğimiz ağustos ayında yayımlanan bir yasa (6728 sayılı) ile yatırım ortamının iyileştirilmesi amacıyla başta vergi yasaları olmak üzere birçok yasada değişiklikler yapıldı.

Yasanın damga vergisi ile ilgili hükümlerine bu köşemizde yer vermiştik. Bu kez Vergi Usul Kanunu’na eklenen yeni bir düzenleme üzerinde duracağız. “İzaha davet.”

Vergi hukukumuzda, vergi incelemesine başlanmadan hatta vergi idaresinin bilgisine girmeden önce vergi kaybına (ziyaına) sebebiyet veren hallerin mükellefin kendisi tarafından idareye bildirilmesi esasına dayanan pişmanlık uygulaması bulunuyor.

Sadece haber vermek yeterli değil, eksik vergiye ilişkin beyannamenin verilerek verginin de pişmanlık zammı ile 15 gün içerisinde ödenmesi gerekiyor. Bu şartlarla mükellefe vergi ziyaı cezası kesilmiyor.

İdarenin vergi kaybına sebebiyet veren işlemden haberdar olmaması ise bu konuya ilişkin bir ihbarda bulunulmamış olması, vergi incelemesine başlanmamış olması veya takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması anlamına geliyor. Bu durumlardan biri varsa pişmanlık talebi kabul edilmiyor ve vergi ziyaı cezası kesiliyor.

İdarenin, vergi kaybı ortaya çıkabileceğine dair tespitlerinin olması durumunda ise pişmanlık müesse-sesi çalışmıyor. Bu durumda idarenin elinde vergi incelemesi veya takdire sevkten başka bir imkan bulunmuyordu.

Bu ihtiyacın sonucu olarak pişmanlığa benzer bir uygulama, yani vergi incelemesi veya takdir işlemlerine başlanılmadan önce konuya ilişkin mükellefin görüşlerinin alınması esasına dayanan “izaha davet” uygulaması 6728 sayılı yasayla mevzuatımıza girdi.

TEBLİĞ TASLAK HALİNDE
6728 sayılı yasa 9 Ağustos’ta yayımlandı ve izaha davet hükmü (22. madde) de bu tarih itibarıyla yürürlüğe girdi. Ancak uygulama için yasanın yürürlüğe girmesi yetmiyor. Uygulama usul ve esaslarının Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmesi gerekiyor. İzaha davet kime yapılabilir, şekli nasıl olacak, yapılan izahatı hangi merci değerlendirecek gibi.

Aslında Bakanlık tarafından eylül sonunda konuya ilişkin bir tebliğ taslağı hazırlanarak ilgililerin görüş ve önerileri alınmak üzere internet sitesine eklendi. Üzerinden 1,5 ay gibi bir süre geçmesine rağmen tebliğ henüz yayımlanmadı. Dolayısıyla uygulama da başlayamadı.

Biz de, konuya ilişkin açıklamalarımızı yaparken, yasal düzenlemeyi esas almakla birlikte, bazı hususlarda tebliğ taslağından da yararlandık. Ancak önümüzdeki dönemde bu tebliğ yayımlandıktan sonra kendisinden izahat talep edilen mükelleflerin, yayımlanan tebliğle yapılan son düzenleme ve açıklamalara göre hareket etmeleri uygun olacaktır.

İZAHA DAVET NEDİR?
İzaha davet, vergi idaresinin bir mükellefin vergi kaybına sebebiyet verdiği konusunda tespitleri olması durumda, vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk etmeden önce mükelleften yazılı izahat (açıklamalar) istemesi anlamına geliyor.

İdare mükellefe “izaha davet yazısı” tebliğ ederek bu talebini iletmiş olacak. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde izahatta bulunulması gerekiyor.
Ancak idarenin ön tespitleri hakkında, tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması şartı var. İzaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler davet konusu ile sınırlı olmak üzere pişmanlık hükümlerinden yararlanamıyorlar.

KİM İZAHAT İSTEYECEK?
İlgili yasanın sonunda Maliye Bakanlığı’na izaha daveti yapacak mercii belirleme yetkisi veriliyor. Tebliğ taslağında bu yetkiye istinaden, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde “İzah Değerlendirme Komisyonu”nun kurulacağı belirtiliyor.

Dolayısıyla madde kapsamındaki izaha davet işlemleri ile mükelleflerce verilen izahatın değerlendirilmesi ve sonuca bağlanması işlemlerinin bu komisyonlar tarafından yapılacağı anlaşılıyor.

İZAHAT KONULARI
İzaha davet konularını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili. Tebliğ taslağında; tapu daireleri ve bankalar ile Ba-Bs formlarından elde edilen bilgilerin karşılaştırılması, yapılan risk analizleri sonucu ulaşılan bulgulardan hareketle ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması durumunda mükelleflerin izaha davet edilebileceği belirtiliyor.

KAÇAKÇILIK KAPSANMIYOR
Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi uyarınca; defter ve belgeleri tahrif eden, yok eden, gizleyen, hesap ve muhasebe hileleri yapan ya da halk arasında naylon fatura olarak bilinen sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyen veya kullanan mükellefler kaçakçılık suçu işlemiş kabul ediliyorlar.

Bu fiillerin tespit edilmesi halinde vergi ziyaı cezası 3 kat olarak uygulanıyor. Bunun yanında ayrıca fiile göre 18 aydan beş yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.

İdarece yapılan ön tespitlerde vergi kaybının, yukarıda sayılan fiillerden kaynaklandığı belirlenirse izaha davet uygulamasından yarar-lanılamıyor. Ancak bunun, sadece sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanan mükellefler için bir istisnası bulunuyor.

Her bir belge itibarıyla 50 bin lirayı geçmemesi ve mükellefin ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının yüzde 5’ini aşmaması kaydıyla bu mükellefler de izaha davet edilebilecekler.

İZAHA DAVET YAZISI
Tebliğ taslağında mükellefe tebliğ edilecek olan “İzaha davet yazısında aşağıdaki hususların bulunması gerektiği belirtiliyor:

a. Davet konusu ön tespitle ilgili olarak pişmanlık hükümlerinden yararlanılamayacağı,

b. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde yazılı izahatta bulunulması gerektiği, aksi halde bu uygulama kapsamında indirimli ceza uygulamasından yararlanılamayacağı ve mükellefin incelemeye ya da takdire sevk edilebileceği,

c. İndirimli ceza (yüzde 20’lik vergi ziyaı cezası) uygulamasından yararlanabilmek için yazılı izahatın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde yapılması gereken işlemlerin neler olduğu (beyannamelerin verilmesi, vadesi geçmiş vergilerin izahat zammı ile birlikte ödenmesi gibi),

d. Mükellefin yapacağı izahatı ispatlamak üzere başta defter ve belgeler olmak üzere her türlü delili yazılı izahatın eki olarak sunabileceği.

İZAHAT YETERLİ BULUNURSA
İdare tarafından vergi kaybına neden olabilecek işlemler tespit edildi. Mükelleften izahat istendi. Mükellef tarafından bu tespitlerin kabul edilmemesi durumunda, 15 gün içerisinde vergi kaybına neden olunmadığı yönünde yazılı izahatta bulunulması gerekiyor.

Bu izahatın komisyonca yeterli bulunması ve beyanname verilmesini gerektirir bir durumun olmadığının değerlendirilmesi durumunda, mükellef hakkında vergi incelemesine ve takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmayacak.

KOMİSYON İKNA OLMADI
Mükellefçe yapılan izahatın komisyonca yeterli bulunmaması ve beyanname verilmesini gerektiren bir durum olduğunun değerlendirilmesi halinde ise öncelikle bu durum mükellefe bildirilecek. Bildirim üzerine, yazılı izahat tarihinden itibaren 15 günlük sürenin henüz bitmemiş olması şartıyla mükellefçe;

■ Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi,

■ Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi,

■ Ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin gecikme zammı oranında izahat zammıyla (aylık yüzde 1,4) birlikte ödenmesi,

şartıyla, 1 kat olarak kesilmesi gereken vergi ziyaı cezası yüzde 20 oranında kesilecektir. Tebliğ taslağında, vergi ve ceza konusunda mükellefin ayrıca uzlaşma (tarhiyat sonrası) hakkının bulunduğu da belirtiliyor.

TESPİTLER HAKLI BULUNURSA
Mükellefin, idarenin tespitlerinin doğru olduğu ve dolayısıyla vergi kaybına sebebiyet verildiği yönünde izahatta bulunması durumunda da indirimli vergi ziyaı cezası imkânından yararlanılabiliyor.

Bunun için yazılı izahatın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde, beyan ve izahat zammıyla birlikte ödeme şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor. Bu durumda ziyaa (kayba) uğratılan vergi tutarının 1 katı yerine yüzde 20’si kadar vergi ziyaı cezası kesiliyor.

Bu yeni uygulama genel olarak, gereksiz inceleme ve takdir işlemleri nedeniyle hem mükellefler hem de idare açısından oluşabilecek zaman kayıplarını önlemesi açısından olumlu olarak değerlendiriliyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap