Nakit sermaye artışında indirim uygulaması…

Nakit sermaye artışında indirim uygulaması…

Banka ve finans kurumlan dışındaki şirketler 2017 yılında nakit olarak artırdıkları sermayeleri üzerinden hesaplanan bir tutarı, kurumlar vergisi beyannamelerinde matrahtan düşebiliyorlar. Böylelikle şirket daha az vergi ödemiş oluyor.

M. FATİH KÖPRÜ / EY DİREKTÖR
fatih.kopru@tr.ey.com
www. vergidegundem. com

Gelir vergisi beyan süresi (uzatmalar dahil) sona erdi. Sıra kurumlarda. Anonim ve limited şirketler 2017 yılı kazançlarını 25 Nisan’a kadar beyan etmek zorundalar. Kurumlar vergisi yasasında bazı indirim kalemleri var ki ancak şirket kâr elde ettiği durumda dikkate alınabiliyor.

Bunların en günceli hiç kuşkusuz, nakdi sermaye artışına ilişkin indirim uygulaması. Bu uygulama kısaca, şirketlerin nakit olarak artırdıkları sermaye tutarı üzerinden belli bir faiz hesaplanması ve bu tutarın yarısının sermayesi artan kurumun beyannamesi üzerinde matrahtan indirilmesi esasına dayanıyor. Bu düzenleme ile nakdi sermaye artışlarının teşvik edilmesi amaçlanıyor.

SADECE SERMAYE ŞİRKETLERİ
İndirim hakkından sadece sermaye şirketleri yararlanabiliyor. Yani anonim ve limited şirketler için geçerli. Ancak bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri ile varlık kiralama şirketleri ve sigorta şirketleri gibi finans sektöründe faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri bu indirim imkânından yararlanamıyorlar.

NAKİT ARTIŞ OLMALI
İndirim hakkından sadece nakdi sermaye artışı yapıldığında yararlanılabiliyor. Nakdi sermaye artışı da, sermaye şirketlerince ilgili hesap döneminde ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi artışlar ile yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakdi olarak karşılanan kısmı olarak tanımlanıyor.

BANKA DEKONTU ŞART
Sermaye artırım tutarının ortaklar tarafından nakit olarak şirketin banka hesabına fiilen yatırıldığına dair ilgili banka şubesi tarafından onaylanmış banka hesap özetinin kurumlar vergisi beyannamesi ile birlikte vergi dairesine ibraz edilmesi gerekiyor. Belge kâğıt ortamında veya elektronik ortamda verilebiliyor. Ancak kurumlar vergisi beyan süresi içinde (25 Nisan’a kadar) verilmesi gerektiği unutulmamalı.

BİLANÇO İÇİ KALEMLER
Bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu şeklinde gerçekleştirilen sermaye artışları nakdi artış olarak kabul edilmiyor. Bu nedenle örneğin nakit ihtiyacını karşılamak için ortaktan alınan borcun ödenmeyerek sermayeye ilave edilmesi durumunda, bu da bilanço içi kalemlerin birbiri içinde mahsubu kabul ediliyor ve indirim tutarının hesabında dikkate alınamıyor.

Aynı şekilde sermaye şirketlerinin öz kaynakları içerisinde yer alan dönem kârı veya geçmiş yıl kârları, olağanüstü yedekler, yasal yedekler ve enflasyon farklarının sermaye artışında kullanılması durumunda da, bir nakdi sermaye artışından söz edilemeyeceği için indirim imkânından yararlanılamıyor.

ORTAK BORÇ ALMIŞSA
Ortaklar veya ortaklarla ilişkili olan kişiler, iştiraklerinde sermaye artışı yapılırken, yatıracakları sermaye paylarını öz kaynaklarından karşılamaları gerekiyor. Nakit olarak yatırılan sermaye payını, kredi kullanarak veya borç alarak temin etmişlerse, sermayesi artan kurum indirim imkanından yararlanamıyor.

Düzenlemenin en çok tartışılan bölümü burası. İşletmelerin belli bir miktar öz kaynağı olsa da faaliyetlerini çoğunlukla borçla finanse ettikleri biliniyor. Bu durumda olan bir şirket iştirakindeki nakit sermaye artışına katıldığı durumda, artırılan sermaye payının hangisinden karşılandığına nasıl karar verilecek?

Şirketlerin hangi harcamayı hangi kaynaktan karşıladığına dair bir hesap tutma, bunu belirleme görevi de olmadığına göre, sermayesi artan şirketin indirimden yararlanıp yararlanamayacağı konusu hâlâ gizemini koruyor.

Diğer taraftan indirim hakkından yararlanacak olan şirketin, ortağının (özellikle de yabancı ortağının) sermaye payını hangi kaynaktan karşıladığını araştırma ve tevsik etme (belgeleme) zorunluluğu olup olmadığı, varsa hangi belgelerle tevsik edilebileceği de tereddüt yaratan bir başka konu. Uygulamanın usul ve esaslarını belirleyen tebliğde bu ve buna benzer tereddütlü konularla ilgili maalesef herhangi bir açıklama da bulunmuyor.

FAİZ ORANI
İndirim tutarının hesaplanmasında kullanılan faiz oranı, yasada, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” olarak tanımlanıyor.

2017 yılı için bu oran yüzde 17,06 olarak açıklandı. Buna göre 2017 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinde matrahtan indirilecek tutarın hesabında yüzde 17,06 oranının kullanılması gerekiyor.

İNDİRİMİN HESABI
Öncelikle nakit olarak artırılan sermaye tutarının (yeni kurulan şirketlerde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmının) yukarıdaki faiz oranıyla (yüzde 17,06) çarpılması gerekiyor.

Bulunan tutarın yüzde 50’si beyannamede indirim olarak dikkate alınabilecek yıllık tutarı veriyor. (Bakanlar Kurulu, halka açık şirketlerle, artırılan sermayeyi yatırım teşvik belgeli üretim ve sanayi tesisi yatırımlarında kullanan mükellefler için yüzde 50 oranı yerine daha yüksek oranlar belirledi.)

Nakdi sermayenin yıl içerisinde ödenmesi durumunda indirim tutarı, ödemenin yapıldığı ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay sayısına göre hesaplanıyor.

Örneğin bir anonim şirket tarafından 2017 Mart ayında 6 milyon liralık nakit sermaye artışı yapılmasına karar verilmiş ve ortaklar tarafından söz konusu tutarın tamamı aynı ay içerisinde ödenmiş olsun. Bu durumda beyannamede matrahtan indirilecek tutar yandaki tabloda görüldüğü şekilde hesaplanacaktır.

Yukarıda hesaplanan tutar şirketin kârda olması durumunda beyannamenin “kâr olması halinde indirilecek istisna ve indirimler” bölümüne yazılacak. 2017 yılı için kurumlar vergisi oranı yüzde 20 olduğuna göre, bu indirim sayesinde kurum 85 bin 300 liralık bir vergi avantajı sağlamış oluyor.

GEÇİCİ VERGİLER
Bu indirim, geçici vergi dönemlerinden sadece dördüncü vergilendirme döneminde dikkate alınabiliyor. Ancak kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutarlar, izleyen hesap dönemine ilişkin bütün geçici vergi beyannamelerinde matrahtan indirilebiliyor.

ZARARSA DEVREDİYOR
Şirketin zararda olması ya da yeteri kadar kârı bulunmaması durumunda hesaplanan indirim tutarı, herhangi bir endekslemeye tabi tutulmaksızın gelecek yıllara devrediyor. Devreden tutar beyannamede ayrıca gösteriliyor. Bir süre sınırlaması da yok. İleride kâr oluşan dönemde indirim hakkından yararlanılabiliyor.

Şirket kâr da zarar da etmiş olsa, nakdi olarak artırılan sermaye tutarı ile indirime konu edilecek tutara ilişkin bilgilerin ayrıca kurumlar vergisi beyannamesi ekinde bildirilmesi de gerekiyor.

SADECE BİR YIL DEĞİL
İndirimden sadece nakdi sermaye artışının gerçekleştirildiği yıl yararlanılmıyor, takip eden yıllarda da, şirket devam ettiği sürece (sermaye azaltımı olmaması şartıyla) bu indirim hakkı devam ediyor. Sonraki yıllarda indirilecek tutarlar hesaplanırken, sermaye artışının yapıldığı yıldaki değil, TCMB tarafından beyanname verilen yıla ilişkin olarak açıklanan faiz oranı kullanılıyor.

Yukarıdaki örnekte ödeme mart ayında olduğundan, 2017 yılı için indirim imkânından 10 aylık yarar-lanılabilmişti. 2018 ve takip eden yıllarda ise 2017 yılında yapılan sermaye artışına ilişkin yıllık olarak hesaplanan tutarlar ilgili yıl kurumlar vergisi matrahlarından düşülebilecek.

Örneğin 2018 yılında faiz oranının yüzde 16 olarak açıklandığını varsayarsak, 2018 yılına ilişkin kurumlar vergisi matrahından 480 bin lira (6.000.000 x % 16 x % 50) indirilebilecek. Bu da ilgili yıl, yüzde 22 kurumlar vergisi oranına göre 105 bin 600 liralık bir vergi avantajı anlamına geliyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap