Danışmanlık ve çözüm merkezi olacağız

Danışmanlık ve çözüm merkezi olacağız

Publicis One Türkiye CEO’su Savaş İnanç Dedebaş, şirketi bir danışmanlık ve çözüm merkezi gibi konumlandırmak istediklerini söylüyor. Dedebaş, bünyelerindeki 14 şirketi tek bir çatı altında, Publicis Kampüs’te toplayacaklarını da anlatıyor.

FATOŞ BOZKUŞ
fbozkus@ekonomist.com.tr

Dünyanın en büyük iletişim gruplarından olan Publicis Groupe, pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de tüm ajans markalarının yetkinlik ve uzmanlığını içinde barındıran, müşterilerin iletişim alanındaki tüm ihtiyaçlarını tek bir çatı altında sunmak üzere tasarlanan Publicis One modeline geçti.

Geçen yıl Türkiye’deki 14 ajans markalar korunarak Publicis One şemsiyesi altında toplandı. Publicis One Türkiye’nin CEO’luğuna ise Savaş İnanç Dedebaş getirildi. Şirket, aradan geçen bir yıl içinde sade bir yönetim yapısına kavuştu.

Publicis One’ı bir danışmanlık ve çözüm merkezi gibi konumlandırmak istediklerini dile getiren Dedebaş, geleceğe ilişkin planlarını Ekonomist’e anlattı.

Görevinizde bir yılı geride bıraktınız. Bu bir yılda neler yaptınız ve sizin için 2017 nasıl bir yıl oldu?
Bu bir yıl içinde sade bir yönetim yapısı kurduk. Bütün Publicis Türkiye grup liderleri beş kişiye düştü: Kurtuluş Eker, Yunus Güvenen, Özlem Öğüt, Kağan Yıldızalp ve ben. Tabii insan kaynakları (HR) liderimiz ve CFO’muz da var. 14 tane şirketin yer aldığı grubu bu kadroyla yönetiyoruz. Reaktif moddan proaktif moda geçtik. Bu yapı bizim çabuk karar almamızı sağladı. Tabi işin verimlilik boyutu da var. Çalışan sayımızı artırdık. Geleceğin alanları olan dijital veri analitiği ve dijital varlık yönetimi alanlarına yatırım yaptık. Sonuçta 2017 yılı bugüne kadarki en yüksek büyümenin 3,5 katı daha fazla büyüdüğümüz bir yıl oldu.

14 ajans da büyüdü. Yeni müşteriler katıldı. Yeni hangi müşterileri kazandınız?
Örneğin Türk Telekom ile çalışmaya başladık. THY ile kreatif ve performans pazarlaması anlamında çalışıyoruz. McDo-nald’s’ın dijital dönüşüm ve dijital varlık yönetimi tarafında çalışıyoruz. Garanti Bankası’na dijital işler yapmaya başladık. Performans pazarlamada Beymen ile çalışıyoruz. Geçen yıl hiçbir yarışmaya katılmadık ama en çok ödül aldığımız yıllardan biri oldu. Reklamverenler bizim adımıza katıldı ve ödül aldı. Tabii bir yıllık bu başarı hikayesini sürdürülebilir kılmak önemli.

Büyüme konusunda gelecekle ilgili nasıl bir hedefiniz var?
Biz üç yıl içinde toplam ciromuzu iki katına çıkarmayı hedefliyoruz.

Daha kısa vadeli, 2018’e ilişkin plan ve projeleriniz neler?
Öncelikle yılın ortalarına doğru taşınma projemiz var. Geçen yıl yaptığımız projeksiyonda Bomonti’deki binaya sığabileceğimizi düşünmüştük ama olmadı. Bu yılın ekim ayında dört farklı lokasyonda olan ajansların hepsini tek bir lokasyona taşıyacağız. Publicis Kampüs’ü kuracağız. Yatay bir ofis planlıyoruz. 500’e yakın çalışanımız tek çatı altında çalışacak. Ajansları tek binada, ayrı yerlerde tutacağız. Çalışanların temasta bulunacağı pop art birleşme alanları olacak. Geniş de bir bahçemiz olacak. Bizim odağımız girişimciliğimizi parlatmak ve ürün geliştirme olacak. Yeni gelir alanları yaratacağız. Şu anda prodüksiyon tarafında iç çözüm fırsatlarına bakıyoruz. Bu bir ürün geliştirme konusu. İkincisi, veri analitiği konusunda çözümler geliştirmeye odaklanacağız. Katkı sağlayacak yazılım ve araştırma metodolojileri üzerine çalışıyoruz. Dev teknoloji şirketleriyle işbirli-ğiyle ilk modül ve modelleri deneyen şirket olmak istiyoruz. Grubu da müşterinin merkezde olduğu, müşteri sorunlarına çözümler bulan bir danışmanlık ve çözüm merkezi gibi kurgulamak istiyoruz.

Danışmanlık ve çözüm merkezi olarak nasıl çalışacaksınız? İş süreçleriniz nasıl ilerleyecek?
Öncelikle müşteri brief yapılarının da buna dönüşeceğini düşünüyorum. Örneğin, markalar bu kadar bütçem var, markamı nasıl daha değerli hale getirebilirim, nasıl büyütebilirim diye bir soruyla gelecek. Daha hızlı, uygun fiyatlı çözümler arıyorum diyecek. İş ortakları olarak bizim, markalara rekabet avantajı sağlayabilecek konumda olmamız gerekiyor. Bunun gibi 360 derece yaklaşım gerektiren çözümleri, silolara ayrılmış bir yapıyla zaten başarmanız çok zor. Birbiriyle konuşan entegre sistemler, platform kurmanız gerekiyor. Kısacası hızlı içerik üreten, ürettiği içeriklerden geri dönüşlere göre iç görü çıkartan, iç görüleri sadece medyayı optimize etmek için kullanmayan, işin yaratıcısına ve prodüksiyonu yapana da aktaran yapılara dönüşmek gerekiyor.

Bu bir yıllık süreçte reklamverenler size ne tür farklı hizmet istekleriyle geldi?
En çok veri odaklı konularda hizmet ve danışmanlık ihtiyacı var. Teorik bir sürü laf ediliyor. Sahaya inildiğinde iletişim konusunda ne yapmak gerekiyor konusunun bizler tarafından doldurulması lazım. Biz oraya ciddi yatırımlar yapıyoruz. Aramıza Google Türkiye’den bir yönetici katıldı. Danışmanlık şirketleri ve teknoloji şirketlerinden transferler artıyor. Yetenek havuzumuzu daha geniş spektrumlu bir hale getiriyoruz.

Geçen yıl Publicis Groupe ajanslarından Digitouch, Türkiye’deki faaliyetlerini performans pazarlama ajanslarından Performics markası altında sürdürmeye başlamıştı. Bu yıl da böyle değişimler söz konusu olacak mı?
Evet. Halkla ilişkiler alanındaki küresel markamızı getireceğiz. Leo Pr, MSL Group’a dönüşecek. Bunun dışında veri odaklı yaratıcılık çalışan Digitas’ı Türkiye’ye getirmek niyetindeyiz. Belli yeteneklerimizi içine çekebileceğimiz sıfırdan bir yapı kuracağız. Yılın ilk yarısı bitmeden bu iki markayı lanse ederiz. Bunun dışında birkaç markayı daha getirme niyetimiz var.

“AKIŞKAN YETENEK KONUSU GÜNDEMİMİZDE”
Yetenekleri çekmek reklam sektörünün son yıllarda en büyük sorunlarından biri. Yetenekleri elde tutmak da bir başka sorun. İnanç Dedebaş, bu sorunları Publicis One olarak nasıl ortadan kaldırmaya çalıştıklarıyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Akışkan yetenek konusu gündemimizde. 2017 başına kadar bu yapı içinde rotasyon fırsatı çok yoktu. Farklı şirket ve departmanlarda belirli zamanlarda deneyim kazanma fırsatı sunamıyorduk. Ama şimdi 14 şirket tek kâr- zarar tablosuyla çalışıyor. Artık çalışanlar medyada başlayıp dijital ajansta devam edebiliyor, performans ajansındaki lider, farklı bir markanın liderliğine geçebiliyor. Hatta yetenek ihracı ve ithalatı yapar hale geldik. Uluslararası rotasyon da söz konusu.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap