İMKB %-1,92
-1109,6 56744,3
USD % -0,1
-0,002 1,833
EURO % -0,3
-0,006 2,336
ALTIN % -0,5
-0,464 93,7317
BOVESPA%-1,47
-847,956646,9
FDAX%-0,79
-50,916401,06
 
Skip Navigation LinksAna Sayfa > Haberler > Haber Detay

Merkez bankalarının başları dertte


Önlemlerin uzun vadeli etkileri hakkındaki endişeler giderek artıyor.

Haber : Ekonomist Online / 18.09.2011

Yaşanan son finansal krizin çalışan bütün merkez bankacılarının profesyonel hayatlarında eşi benzeri görülmedik sonuçları oldu. ABD ve Avrupa’daki önemli parasal otoritelerin, elemanları ve faaliyetlerinden tutun da politika enstrümanlarına ve hatta merkez bankalarının kendilerinin rolleri ve felsefelerine kadar bile her alanda gerginlikler yaşamalarına neden oldular.
2008 Eylül’ünden bu yana Fed’in (Amerikan Merkez Bankası) bilançosunun ABD gayri safi yurtiçi hasılasının (GDP) yaklaşık yüzde 12’si kadar, BoE’nin (İngiltere Merkez Bankası) İngiliz GDP’sinin yüzde 10’u kadar ve ECB’ninkinin de (Avrupa Merkez Bankası) Euro bölgesi GDP’sinin yüzde 8’i kadar genişlemesinden de anlaşılacağı üzere BoE’nin hesaplamalarına göre krizin en fazla göze çarpan sonucu Fed’in, ECB’nin ve BoE’nin bilançolarında yarattığı büyümeydi.
Görülmüş en kötü piyasa altüst oluşu sırasında merkez bankalarının verdiği (teminatlandırılmış) repo kredilerinde devasa artışlar gözlenmişti. Fed ile BoE örneğinde bu doğrudan kredi verme işi bittiğinde onun yerini, bankaların bilançolarına doğrudan likidite aktarılmasını sağlayan ve çoğu hükümet tahvilleri şeklinde olan finansal piyasa varlıklarının steril olmayan satınalımı almıştı. ECB başlangıçta bu yola girmemek için bayağı direnmiştii ancak o da 2010 Mayıs’ından itibaren bir hayli farklı nedenlerden de olsa Menkul Kıymetler Piyasaları Programı (SMP) çerçevesinde belirli Euro bölgesi devletlerinin tahvillerini satınalmaya başladı.
Finansal piyasalara müdahil olmanın bu yeni seviyesi yüzünden bu gibi müdahalelerin etkinlikleri ve merkez bankalarının kendi bilançolarını nasıl eski seviyelerine geri çekebilecekleri hakkındaki endişeler giderek artıyor. Ayrıca merkez bankalarının fiyat istikrarını sağlama çekirdek yükümlülüklerinden taviz vermeksizin bu genişletilmiş rol ile nasıl başa çıkacaklarını tanımlamaları da çok acil bir ihtiyaç.

ALTUST OLUŞLARLA SAVAŞMAK
Finansal krizin en ayırd edici özelliklerinden biri de en likit piyasaları hatta bankalararası borçlanmaları bile sıkıştırmasıydı. Bu tehdite bir tepki vermek için bu üç önemli merkez bankasının hepsi de bankalara sundukları kredi imkanlarını arttırmıştı. Bazı durumlarda ise normal gecelik veya 30-günlük repo vadeleri bir yıla kadar uzatılmıştı ve alışıldık hükümet tahvillerinin yanı sıra yeni türden teminatlar da kabul edilmeye başlanmıştı. Bunların arasında şirket tahvilleri, varlık-destekli menkul kıymetler (ABS’ler) ve teminat olarak ticari bankalar tarafından her geçen gün daha az kabul gören ticari kağıtlar vardı.
Teminatlar ve karşı taraf sayısının artmasıyla merkez bankaları tam da piyasanın kendisinin analiz edememesi nedeniyle felç olduğu türden yeni bir kredi riskine maruz kaldı. Merkez bankaları bu riski bertaraf etmek için olağanüstü kredi verme faaliyetlerinin üzerine ciddi derece komisyonlar ve ücretler bindirdiler. Bunlar normal piyasa faizlerinin çok üzerindeydiler ancak o sıralar merkez bankaları tarafından teminat olarak kabul edilen varlıkların çoğu zaten ticari piyasada beş para etmiyorlardı.
2006 ile 2009 yılları arasında bankaların denetimi ve düzenlenmesi komitesine başkanlık yaptığı Fed’de guvernör olarak çalışan ve Chicago Üniversitesi Ekonomi Profesörü olan Randall Kroszner, “Biz merkez bankasını potansiyel zararlara karşı korumaya çalışıyorduk ve bu olanakların tümü de çok para kazandırdı. Yüksek komisyonlar ile ücretleri ayrıca Fed’in bu imkanları kalıcı bırakmamak arzusu da körüklüyordu. Piyasalar sakinleştiklerinde bu imkanlar hiç de rekabetçi olmadıklarından bu doğal bir çıkış stratejisinin bir parçasıydı” diyor.

KENDİ KENDİNİ BİTİRMEK
Bu imkanların kendi kendilerini bitirecekleri teorisi en azından ABD ve İngiltere için uygulamada doğruluğunu ispatlamıştı. Bu da merkez bankalarının bir yandan kendilerine bir çıkış yolu bularak finansal piyasalardaki acil krizleri istikrarlaştırmaktaki başarısını gösteriyor. Çoğu teminat türlerine ticari fonlar kapılarını açtıkça, ABD ve İngiltere’de uzun vadeli repo imkanlarından faydalanma seviyeleri de çok düştü.
Bu arada risk yönetim teknikleri üzerinde de çalışılması gerektiği ortaya çıktı. BoE açısından bunun içinde sunum dökümanlarının ve BSSlerdeki altta yatan kredilerin satır satır incelenmesi var. Zira ekonominin parlak yıllarında ticari yatırımcılar buna hiç dikkat etmemişlerdi. Bir keresinde, İngiliz bir konut ipoteği kredisi destekli menkul kıymet (MBS) işleminde gösterilen repo teminatının aslında yüzde 28’inin İspanyol oto parklarından ibaret olduğu anlaşılmıştı.


1 | 2 | 3 | 4 | 5 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►





Önlemlerin uzun vadeli etkileri hakkındaki endişeler giderek artıyor.
Önlemlerin uzun vadeli etkileri hakkındaki endişeler giderek artıyor.
 
 

Arkadaşına yolla  
Yazdır
Favorilere ekle
    Yorumlar ( 0 )
    Bu Resim'e Henüz Yorum Yapılmamış.
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Ekonomist Online sorumlu değildir.
Siz de yorumunuzu yazın:
   

 
Kayıtlı isminizin görüntülenmesini istiyorsanız, yorumnuzu yazmadan önce üye girişi yapınız.
 
 
Forumdan Başlıklar
En Çok Okunanlar // Yorumlananlar
Yatırım yapılabilecek 30 gıda şirketinin franchising koşullarını araştırdık.
Global kriz, az riskle yatırım imkanı tanıyan franchising sistemine olan talebi artırdı. İş bulamayanlar, işini kaybetme korkusu yaşayanlar ya da krizden darbe yiyen sektörlerde faaliyet gösteren ş Devamı için tıklayın...






Anket
Enflasyon bu yıl sonunda yüzde kaç olacak?




Ekonomist ve Capital Sıralamaları
siralamalar
E-bülten
 
E- mail Adresiniz
 


Dergi İçeriği ve Verilen Ekler
  • Bu yıl topraktan bereket fışkıracak
  • “Boyner’in yaptığı rakibini yok etme operasyonudur”
  • Klasik pazarlar üzüyor, umut yeni pazarlarda
  • Ömer Malaz Numarine’i tekrar geri aldı
  • Babadan devraldığı Betek’i ikiye katladı
  • Stajyerlik yaptığı şirketi 155 milyon liralık ciroya taşıdı
  • Klasik Türk ürünleri duty free’leri uçurdu
  • Yeni Desa mimarisinden ucuz genç markası çıktı
  • “Türk enerji borsasına yabancı ilgisi çok olur”
  • Dergi İçeriği       
  • Arşiv

    Tüm geçmiş Ekonomist sayılarına kapsamlı arşivimizden erişebilirsiniz.



    Hisse senedi verileri 3 dakika, Tahvil-Bono-Repo özet verileri 15 dakika gecikmelidir. Piyasa verileri MATRİKS BİLGİ DAĞITIM HİZMETLERİ A.Ş. tarafİndan sağlanmaktadır.
    Sayfadaki analizler www.ekonomist.com.tr’ye aittir. İMKB isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. İMKB ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen İMKB'ye ait olup, tekrar yayınlanamaz.

    Copyright © Ekonomist Online | Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli - İstanbul
    Capital500 en_begenilen_sirketler en_degerli_markalar sosyal_sorumluluk_liderleri inovasyon_liderleri ceolarin_ideal_sirketleri en_guclu_30_kadin Perakende50 ihracat500 en_guclu_is_insanlari anadolu_250 anadolu_markalari en_zengin_100_is_insani