|
Osmanlı zırhından esinlenerek ürettiği zincirlerle dünyaya ihraç ediyor.
Haber : Özge Yavuz / 15.11.2009
Bir girişimci düşünün, kendisi
bir elektrik teknisyeni. Özellikle
çimento fabrikalarının elektrik
sistemi konusunda uzman. Bir
gün Denizli Çimento fabrikasının genel müdürüyle yemek yerken, genel
müdürün bir şikayetine tanık oluyor.
Şikayet şu: Genel müdür fabrikada çalışan büyük bir iş makinesinin lastiklerini
korumak üzere Almanya’dan 4 adet lastik
koruma zinciri siparişi veriyor. Parayı
ödüyor. Ancak aylar geçiyor, zincirler bir
türlü gelmiyor.
Türkiye’de ise o dönem, yani 1978 yılında böyle bir üretim yok. Elektrik teknisyeni
diyor ki, “Ben bu zinciri üretirim”.
Kimse inanmıyor, girişimcimiz kendisini
böyle bir iddianın içinde buluyor.
Türkiye’de bırakın lastik koruma
zincirini, lastiğin bile karaborsa olduğu
1970’li yıllardan bahsediyoruz. Hüseyin
Şedele adındaki bu girişimci zincir üretimine
başlıyor. Üretim için ne makinesi
var, ne de elinde örnek alacağı bir zincir
modeli. Çünkü böyle bir zincir henüz
Türkiye’de yok.
Düşünüyor, tasarlıyor ve üç arkadaşıyla işe girişiyorlar. Altı ayda üretebildikleri
zincir sadece dört adet. Bu arada çimento
fabrikasının siparişi geliyor, ancak
Şedele’nin zincirlerini de satın alıyorlar. Şedele, 80’li yıllarda yol, inşaat yapımlarının artmasıyla birlikte işleri yavaş
yavaş büyütüyor. Cirosu 6 milyon dolar
ama farklı bir girişim öyküsünü
aktarıyoruz.
Hayalinin peşine düşmüş
Hüseyin Şedele, Türkiye’de parmakla
gösterilecek bir girişimci. Bir elektrik
teknisyeni olmasına rağmen, iddia üzerine,
yaratıcılığını ve cesaretini de katarak
bir sanayi ürünü ortaya çıkarmış. Ve şu
anda markası Las Zırh olmasına rağmen
zincirleri yurt dışında ‘Türk zinciri’ olarak
tanınıyor.
Şedele, 1970’li yıllarda çimento fabrikalarının elektrik sistemi üzerine çalışan bir uzman. Bahsettiğimiz üzere bir
çimento fabrikasının ihtiyacı üzerine
dev lastikler için zincir üretiyor. Ancak
bu zincir otomobillerin karda kaymasını
engelleyecek bir zincir değil. Dev iş makinelerinin
lastiklerini, zorlu arazi koşullarında yıpranmalardan korumak için
üretilen, en hafifi 400 kilo, en ağırı ise 5
ton olan zincirler. Yapımı oldukça zor.
1978 yılında ilk üretime başladığı zaman
Şedele’nin makinesi bile yokmuş.
O dönemi Şedele şöyle anlatıyor: “O
zaman lastik de karaborsa. İthalatı zor.
Elde olan lastikleri de korumak gerekiyor.
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|