|
Araç alım satımıyla başlayan girişimcilik serüveni, nükleer yatırımlarla sürüyor
Haber : Özge Yavuz / 01.11.2009
Girişimci yapıya sahip kişiler, sürekli
yeni fikirler peşinde koşar.
Eğer yeterli sermayeleri
de varsa, birden fazla işi yıllar
içinde birbiri ardına yapmaları
da kaçınılmaz olur. Urfa Birecikli İbrahim
Özsu’nun hikayesinde bunun tüm
nüvelerini bulabilirsiniz.
Özsu’nun 1980 yılında Birecik’te ticari
araç alım satımıyla başlayan öyküsü,
1990 yılından sonra İstanbul’a adım
atınca bambaşka bir boyut kazandı. Kuşkusuz
Özsu da başladığı nokta ile bugün
geldiği noktayı tahmin edemezdi. Fakat
dedik ya girişimcilik rüzgarı kimi nereye
savurur hiç belli olmaz.
Özsu, 1990 yılında İstanbul’a geldiğinde Crysler’in ticari araç bayiliğini alıyor. Sekiz yıl sonra Türkiye satışlarında
ikinciliği kazandığında, yeni bir işe yelken
açmanın da zamanı gelmiştir. 1999
yılında kendini petrol işinde bulan Özsu,
iki akaryakıt istasyonu alarak, bu
sektöre el attı. Aynı yıl işlerin büyümesiyle
birlikte girişimcilikteki ilk adımı
olan otomotivi tasfiye etti. Yükselen sektör,
lojistiğe giriş 2005’te oldu. 180 tane
TIR’la Borusan ve Omsan’ın alt tedarikçisi
olarak hizmet vermeye başladı.
Global krizin en çok etkilediği sektörlerden
biri olan lojistikten geçen yıl
çıkan Özsu, şirketin sahibi olduğu 50
TIR’ı Katar’a götürüp orada Turqa isimli
ilk Türk nakliye şirketini kurdu. Kalan
TIR’larını da Türkiye’de sattı.
Nükleer tıbba nasıl girdi?
Özsu’nun asıl şaşırtıcı girişimcilik
transformasyonu ise 2007 yılında gerçekleşiyor.
2007 yılında sağlıkta yatırım
kararı alarak görüntüleme merkezi işine
giren Özsu, bu merkezlerde kullandığı
ilaçta başka şirketlere tam bağımlı olduğunu görünce, kanser teşhisinde kullanı
lan PET CT cihazları için Radyofarmasotik
ilaç üretimine karar veriyor.
Böylece nükleer tıp alanına da girmiş
bulunuyor. Nükleer tıbba giriş hikayesini
Özsu’nun kendi ağzından dinleyelim:
“Görüntüleme merkezlerimizde kanser
taraması yapan PET CT isimli cihazları
mız da var. Bu cihazlarda kullanılan bir
de radyofarmasotik bir ilaç var. Dedim ki,
‘bu ilacı nereden alacağız?’ Türkiye’de
bir tek Eczacıbaşı Monrol ortaklığının
üretimi var. Düşündüm ve sordum, ‘Ya bize
bir gün bu ilacı vermezlerse? Öyleyse
neden biz de bu ilacı da üretmeyelim?’ İşte
o gün, nükleer tıbba girdik. Araştırmalar
yaptık. Temmuz 2007’de Moltek Moleküler
A.Ş’yi kurduk.
Üniversitelerden, birçok teknik eğitim
alan kişilerden oluşan bir ekip yarattık. Bu ilacın lisansını Sağlık Bakanlığı’ndan aldık. Moltek FDG ile Türkiye’deki
ilk yerli Radyofarmasotik ilaç
üretimi yapan fabrika yatırımımızı da bir
ay önce açtık.”
İlaca yatırım
Gebze’de 15 milyon dolarlık bir yatı
rımla bu ilacı üretmek için fabrika kuran
Özsu, Yıldız Teknik Üniversitesi’nin teknoparkı
nda da 10 milyon dolarlık yeni bir
yatırımı bitirmek üzere. Ardından Trabzon,
Gaziantep ve Ankara’da da ilaç fabrikası
yatırımları gelecek. Özsu, ticari araç
alım satımından nükleer tıbba uzanan bu
hikayesine, bundan sonra
sağlık alanında yapacağı
milyon dolarlık yatırımlarla
devam etmeyi planlıyor.
İbrahim Özsu, bugün iki
oğlu, kızı ve gelini ile birlikte
çalışıyor. Birden fazla alt şirketi
olduğu için de ana şirketini Özsu
Grup olarak konumlandırmış. 2007 yılında Ultra Görüntüleme
Merkezi A.Ş’yi kuran
grup, Türkiye’deki çeşitli hastanelerin
ihalesini almış. Hastanelerin
belirlediği alanlarda yeniden
modern bir bina yatırımı yaparak,
burayı hizmete açan grubun halen
9 hastanede 11 projesi bulunuyor.
“Türkiye’de lideriz”
Ultra Görüntüleme Merkezi
AŞ, İbrahim Özsu’nun verdiği bilgiye
göre Türkiye’de görüntüleme
pazarının lideri konumunda. Şirketin
devam eden taahhüt işleri
toplamı 40 milyon TL. Bugüne kadar
gerçekleştirdiği taahhütlerle birlikte ise
toplam 50 milyon TL’lik bir hacme ulaşı
lmış. İbrahim Özsu, sağlığın Türkiye’de
ve dünyada yıldızı parlayan bir
sektör olduğunu söylüyor. Özsu, şöyle
devam ediyor:
“Yaptığımız işin hem ticari hem de
manevi tatmini var. Şu an İstanbul, Kocaeli,
Ankara, Samsun, Aydın ve Gaziantep’te
görüntüleme merkezlerimizle,
hem modern hem de hızlı hizmet veriyoruz.”
Yüzde 25 pazar payı
Kanser teşhisinde kullanılan ilaç,
gelişmiş bir teknoloji ürünü. İbrahim
Özsu’nun verdiği bilgiye göre, kanser
şüphesi taşıyan hasta, emar çektirmek
zorunda kalmıyor. İlacın ömrü 110 dakika
olduğu için yatı-
rımların farklı coğrafi
bölgelerde yapılması ve
günlük çalışmak gerekiyor.
Bu yüzden Gebze'deki fabrika
gece çalışıyor. Üretilen
ilaç, sabah saatlerinde merkezlere
gönderiliyor.
Peki bu işin ticari boyutu
ne? Özsu’nun verdiği bilgiye
göre Türkiye’de şu an 69 tane
pet CT cihazı bulunan merkez
var. Burada da ortalama
10’ar hastaya bakılıyor. Yani günlük 700
kişi. Özsu, bir aydan beri ilaç üretimi
yaptıklarını, pazar paylarının kısa sürede
yüzde 25’e ulaştığını söylüyor.
Hedefte yurt dışı da var
Özsu Grup, Romanya, Suriye, Bulgaristan,
Katar ve Mısır’da fabrika yatırımı
yapmayı planlıyor ve şöyle diyor:
“Türkiye’de olduğu kadar bu alanda
yurt dışında da araştırmalara başladık.
Özellikle ilk önce komşu ülkelerle başlamayı
planlıyoruz” diyor.
Grubun, belirttiğimiz gibi Katar’da
da yatırımları var. Katar’da TURQA
isimli bir nakliye şirketi kuran Özsu, 50
TIR’la işe başladıklarını ve kısa sürede
oradaki yatırımcıların ilgisini çektiklerini
söylüyor.
Ciro hedefi 50 Milyon TL
Özsu’nun cirosunun büyük bölümü şu an
sağlık yatırımlarından geliyor. 2009 ciro
beklentisi 35 milyon TL. 2010’da ise
50 milyon TL’lik ciro hedefleniyor. Grupta 200
kişi çalışıyor. Ancak yeni görüntüleme
merkezleri ve ilaç fabrikaları ile birlikte
istihdam sayısının artacağı belirtiliyor.
Grup, sağlıkta büyüme hedefliyor. Yine
nükleer tıp alanında yeni ilaç üretimleri ile ilgili
çalışmalar devam ediyor. Abdülkadir Özsu,
“Nükleer tıp, önü açık bir alan. Türkiye’de de
bu alanda çok fazla yatırım yok. Biz yeni
ilaçlar için ekibimizle çalışmaya devam
ediyoruz. Kısa sürede Ultra Görüntüleme
Merkezleri olarak adımızı duyurduk. Yine
Moltek de bilinen bir şirket haline geldi. İçinde
bulunduğumuz alanlarda büyümeyi
hedefliyoruz “diyor.
|
|