Uzun süredir siyasi gelişmeleri
fiyatlamayan piyasalarda
artık siyaset
önemli bir gündem
maddesi. Hükümet ile
yargı arasında yaşanan
gerginliğin ardından
AKP’ye olası yeni bir kapatma davasının
piyasalar üzerindeki gerginliği daha
azalmadan geçen haftanın ilk gününde
başlayan ‘Balyoz Darbe Planı’ kapsamında gözaltı ve tutuklamalar, gerilimi
daha da artırdı. Cumhurbaşkanı, başbakan
ve genelkurmay başkanının üçlü
zirvesine kadar uzanan gelişmelerin ardından gerilim azalsa da etkileri bu hafta
da sürecek gibi görünüyor.
İçerde bu gelişmeler yaşanırken, yurt
dışında FED’den faiz artırımı için erken
olduğu açıklamalarına rağmen AB bölgesinde
Yunanistan’ın ardından diğer
yüksek borçlu Euro ülkeleri başta Yunanistan
olmak üzere Portekiz ve İspanya
ile ilgili kaygılar hala devam ediyor. ABD
işsizlik başvurusu verilerinin kötü gelmesi,
piyasaların risk algılamasını artırdı. Piyasaların risk göstergesi Vix Endeksi, kritik
seviyelere ulaştı. Ekonomist’in volatilite
endeksi E-Vex 200, uzun süreden beri
ilk kez 30 değerini aştı. Bu da belirsizliğin
en yüksek noktaya ulaştiğinın göstergesi
olarak yorumlanabilir.
Tüm bu gelişmeler paralelinde
İMKB Ulusal-100 Endeksi 55.000 seviyelerinden
başladığı gerilemesini
48.000 seviyelerine kadar sürdürürken,
dolar kuru 1.56’nın üzerini gördü.
Gösterge faiz ise yüzde 9’lara çıktı.
Önceki sayımızda borsa giriş haberinde
bu kaygılara dikkat çekerek
“İMKB, siyasetin gölgesi altında” başlığı altında bir haber yayınlamıştık. Gelinen noktada bu kaygıların artarak devam ettiği görülüyor. Biz de buradan yola çıkarak, geçmişte yaşanan krizlerde piyasaların seyrini ve kriz
sonrasında yaşanan gelişmeleri analiz ederek, yaşanan son
gelişmeleri piyasa uzmanları ile konuşarak, bu dönemin yatırım stratejisi konusunda değerlendirmeler aldık.
10 yılda 4 siyasi kriz
Aslında bakıldığında Türk yatırımcısı ve uzun zamandır
Türkiye’ye yatırım yapan yabancı yatırımcılar, siyasi krizlere
çok da yabancı değil. 1997 yılında tankların Ankara Sincan’da
yürütülmesiyle başlayan ‘Postmodern Darbe’deki yüzde
19’luk düşüşü hatırlattıktan sonra borsanın son 10 yılına
bakıldığında dört önemli kriz ve bunun
piyasalara etkisi dikkat çekiyor.
Ekonomik göstergelerin de çok parlak
olmadığı Şubat 2001’de Anayasa kitapçığının havalarda uçuşmasıyla başlayan krizde,
borsa sert bir şekilde düşerek yüzde 33 değer yitirdi. 27 Nisan 2007’de e-muhtıra olayı
yla endeks yüzde 11 düştü. Ardından Mayıs 2007’de 367 oyun gerekliliği tartışmaları paralelinde cumhurbaşkanlığı
seçim kriziyle borsa yüzde 20 düştü. Son siyasi
kriz ise 17 Mart 2008’de AKP kapatma davasıyla patlak verdi.
İlk etapta borsa yüzde 11 düştü. Kapatma davası sürecine global
kriz de eklenince endeksin kaybı yüzde 52’leri buldu.
1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►