Perakendede kartlar yeniden karılıyor

Perakendede kartlar yeniden karılıyor

Migros’un Tesco Kipa’nın alışveriş merkezlerini ve mağazalarım satın almasının ardından gözler perakende sektörüne çevrildi. Rekabetin giderek kızıştığı ve kâr marjlarının gerilediği sektörün önümüzdeki günlerde daha da hareketlenmesi bekleniyor.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

Yabancıların payının giderek azaldığı pazarda Migros, Metro, CarrefourSA gibi güçlü oyuncuların hakimiyetinin artması bekleniyor. Yabancıların yerli markaları yok etmesi beklenirken son yıllarda yerel markaların da atılımıyla yabancılar birer birer pazardan çekilmeye başladı. Merkezden yönetildiği için hızlı hareket edemeyen ve lokal koşullara uyum sağlamayan pek çok şirket Türkiye’den çıktı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
hb363Bunların son örneği ise Tesco Kipa oldu. Migros, Anadolu Gıda perakendesi 411 milyar TL’ye ulaşan büyüklüğüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri. Son yıllarda büyük bir dönüşüm sürecine giren sektörde modern gıda perakendesinin cirosu ise yaklaşık 95 milyar TL. Yani modern gıda perakendeciliğinin toplam içindeki payı yüzde 23’e denk geliyor.

Türkiye perakende sektörü yüzde 9 civarında büyürken modern gıda perakendesi ise yüzde 11 ’lik büyüme ivmesiyle dikkat çekiyor. Büyümesiyle yatırımcıların iştahını kabartan sektörde dengeler sürekli değişiyor. 2000’li yıllarda yabancı şirketlerin pazara girmesiyle hareketlenen perakende sektöründe son yıllarda sular tersine dönmüş durumda. Grubu satın almasının ardından en önemli atımlarından birini yaparak Tesco Kipa’nın Türkiye’de 21 ilde bulunan 26 AVM ve 168 mağazasını 302 milyon TL’ye satın aldı.

KATI YÖNETİM SIKINTI YARATTI
Tesco’nun çıkışının arkasında pek çok neden var. Öncelikle şirketin globalde yaşadığı ekonomik sorunların bunda etkili olduğu belirtiliyor. Diğer taraftan uzmanlar Türkiye operasyonunun kendine özgü bir takım sorunları olduğuna dikkat çekiyor.

Tesco’nun Kipa’yı satın aldıktan sora ulusal markaya doğru evriltirken de yerel kültürel, sosyal farklılıklara bile özen gösterdiğini söyleyen danışmanlık şirket Management Time’ın kurucusu Hamit Akçay, yaşanan sıkıntıları şu şekilde açıklıyor: “Ancak Tesco aynı uyum konusuna perakende mühendisliği konusunda dikkat etmedi.

İngilizler çok katı biçimde tedarik, raf yönetimi, üretim gibi alanlarda katı sistem dayatması içine girdiler. Yıllarca Kipa bu dayatma yüzünden anlamsız ve gereksizce yok satma (out of stock) problemleri yaşadı. Üretim üniteleri hatalı yönetildi.”

MİGROS’U NE BEKLİYOR?
Bu satın almayla birlikte gıda perakende tarafında liderliğini pekiştiren Migros, aynı zamanda AVM tarafında da önemli bir oyuncu haline geldi. Yurtiçinde bin 454 mağazası bulunan şirket, bu satın almayla mağaza sayısını bin 622’ye çıkartırken AVM sayısını ise 30’a çıkartmış olacak. Kuşkusuz bu satın alma Migros’un Ege Bölgesi’ndeki gücünü artırmasını sağlayacak.

Diğer taraftan ise Tesco Kipa’nın mağazalarının önemli bir kısmının hipermarket formatında olması Migros için çözülmesi gereken sorunların başında yer alıyor. Türkiye’de 2 bin metrekare ve üstü satış alanı olan en fazla mağazaya sahip olan şirket Tesco Kipa’ydı.

Hipermarket konseptinin gerilediği bir dönemde Migros’un bu mağazalara yönelik stratejisi merak edilen konulardan biri. Satın alma sonrası açıklama yapan Migros Genel Müdürü Özgür Tort, önümüzdeki dönemde satın alma fırsatlarına açık olduklarının sinyalini veriyor. Ekomini konseptiyle 2012 yılında discount pazarına giriş yapan Anadolu Grubu’nun odağını Migros’a vermek için bu zinciri satabileceği kulislerde dolaşan bilgiler arasında. Ekomini’nin bin 470 mağazası bulunuyor.

YERELLERİN DÖNEMİ KAPANIYOR MU?
Son yıllarda rekabetin giderek kızıştığı sektörde rüzgar büyük şirketlerin lehine dönüyor. Zira son yıllarda büyük bir ivme gösteren yerel perakendeciler bir duraklama dönemine girmiş durumda. Yerel perakendecilerin en büyük sorunu kârsızlık. Büyük zincirler satın alma operasyonlarında, alt yapılarında yaptıkları yeniliklerle verimliliğe odaklanıyor.

Yerelincirlerin başarılı perakendecilik uygulamaları olduğunu söyleyen Özdi-lek Perakende Operasyonları Genel Müdürü Sertaç Ünal’a göre kurumsallaşma konusunda sıkıntılar var. Ayrıca şirketlerin stok yönetimi ve takibi konusunda gelişmeye ihtiyaç duyduklarını belirten Ünal, “Bunu yapamazsanız kârlılığı sağlamanız da çok zor. Kârsızlık sorunu operasyonel verimliliğin sağlanamamasında ileri geliyor. Tabii bunda olağanüstü oranda artan ücret maliyetlerinin payı da büyük” diyor.

2016’nın zor bir yıl olduğuna dikkat çeken Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı Nihat Özdemir ise yerel marketler kanadında pazardan çekilen veya devreden birçok oyuncu olduğuna dikkat çekiyor. Modern kanalın ise sermaye yapısı ve kaynakları bakımından biraz daha sağlam ilerlediğini belirten Özdemir, “Ancak bizler de zaten çok düşük olan kâr marjlarımızı koruyabilmek adına operasyon maliyetlerimizi düşürmek ve süreçlerimizi daha verimli hale getirmek için çalışıyoruz” diye konuşuyor.

METRO GROUP FARKLILAŞTI
Elbette Türkiye’de başarılı olan yabancı şirketler de yok değil. Metro Group, Türkiye’de uzun yıllardır istikrarlı bir büyüme ivmesi izliyor. Grup bu başarısını kendini farklılaştırmaya borçlu. 4-5 yıl önce aldığı bir kararla otel, restoran, cafe gibi işletmelere odaklanmaya karar veren şirket, stratejisini bu şekilde belirledi. Mağaza sayısının yanı sıra depo sayısını artırdı ve lojistik operasyonunu geliştirdi.

Metro Group, 1.5 yıl önce boşluk gördüğü yazlık bölgeler için bin-bin 500 metrekarelik küçük bir konsept ortaya çıkarttı. Bu konseptle iki mağaza açan şirket, Ayvalık ve Fethiye’de de birer mağaza açmaya hazırlanıyor.

Türkiye’de organize perakendenin toplam içindeki payının düşük olduğuna dikkat çeken Metro Toptancı Market Genel Müdürü Kubilay Özerkan, “Bu nedenle pazar yerli yabancı yatırımcılar için iştah kabartıyor. Ancak Türkiye pazarının kendine özgü koşulları var. Bunları anlayamayan şirketler başarılı olamıyor. Bu noktada yerelleşmek çok önemli. Biz şirket olarak yerelleşmeyi odağımıza aldık” diyor.

“BORSADA YENİDEN GELİŞECEĞİZ”
Sektörde dengeleri etkileyecek önemli bir gelişme de Uyum Marketler tarafında yaşanıyor. 2014 yılında Ankaralı Makro Market’in satın aldığı Uyum Marketleri, borsadan çıkmaya hazırlanıyor. Makro, Uyum birleşmesini tamamladıktan sonra 2017’de tekrardan halka arz planlıyor. Ankara merkezli Makro Market’in 15 ilde 252, Uyum Market’in ise 60 mağazası bulunuyor. Hisseleri borsada işlem gören Uyum’un yüzde 30 hissesi halka açık.

Halka açık hissenin yüzde 92,23’ü Makro Market’e, yüzde 5,83’ü ise Makro Market’in ortaklarından Şeref Songör’e ait. Kalan yüzde 1,93’lük hisse ise küçük yatırımcının elinde. Önümüzdeki iki aylık süreçte borsa-dan çıkışın tamamlanacağını söyleyen Makro Market Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör, “Bu çıkışın ardından üçüncü çeyrek bilançolarında zıplama yapabileceğimizi düşünüyoruz. İki tane şirketin birleşmesi kolay değil.

Bu sürecin ardından birleşmeyi tamamlayacağız. 2017’de tekrardan halka arz olmayı planlıyoruz” diyor. 2017’de organik olarak yüzde 10’luk bir büyüme hedeflediklerini söyleyen Songör, yeni satın almalar yapabileceklerinin sinyalini veriyor. Sektörde organik büyümenin yavaşlayacağını söyleyen Songör, iyi bir fırsat çıkması durumunda satın alma yapabileceklerini belirtiyor.

PERAKENDE DANIŞMANI SERVETTOPALOGLU
“İnorganik büyümeler devam edecek”
“Migros;Tansaşve Macro Center gibi güçlü markaları bünyesine katmasına rağmen, BİM’in hala açık ara gerisinde. Bu nedenle arayı kapatması gerekiyor. Organik büyüme ile bu çok zor. Bu aranın bir nebze de olsa kapanması için Tesco-Kipa’nın’cirolarının satın alınmasını’önemli bir adım olarak görmek gerekir. Perakendede başarılı olmak için en azından iki faktörü başarmanız gerekiyor. Operasyonel kârlılık ve negatif işletme sermaye yaratma kabiliyeti. İkisini de yapanlar, eğer kredi ile borçlanma konusundaki kaldıracı aşırı derecede kullanmazlarsa mükemmel net kâr yapabilirler. Bunun en iyi örneği BİM’dir.

Diğer büyük gıda perakendecilerimiz bu konularda ancak kısmi başarı gösteriyorlar. Türkiye’de perakende sektörünün önü açık. Ülkemizde pazar liderinin cirosunun 20 milyar USD olabileceği kadar büyük bir potansiyel var. Pazar lideri olan BİM’in bugünkü cirosu bu hedefin henüz yarısı bile değil… BİM ve ikinci formatı File bu rakama doğru koştukça, kendisini takip edenler de organik ve inorganik olarak hız yapıp, büyümeye devam edeceklerdir.”

TÜRKİYE PERAKENDECİLER FEDERASYONU BAŞKANI MUSTAFA ALTUNBİLEK
Koşullar satın almayı cazip kılıyor
“Sektörümüzde son dört yıldır önemli birleşmeler, satın almalar gerçekleşti. İç pazarımız oldukça dinamik. Avrupa’daki perakende sektöründeki doygunluk oranları ile Türkiye’yi kıyasladığımızda büyük bir fark var. Market lokasyonları açısından verimliliğin henüz istenilen seviyelerde olmaması, rekabet koşulları açısından sektörde karlılığın düşük olması, sektördeki birleşme ve satın almaları cazip kılıyor. Satın alma ve şirket birleşmeleri 2016 yılında da gerçekleşebilir.”

ALAN YATIRIM KIDEMLİ ANALİSTİ EDA ÖNDER ÖZTÜRK
“Avm’lerle katma değer yaratacak”
“Bu satın alma ile Migros, tecrübesini ve katma değerini AVM alanında da gösterebilme imkânı elde edebilecek ve kaleminde önemli ölçüde katma değer yaratabilecek. Kipa’nın toplam 303 bin metrekarelik perakende alanına sahip 37 gayrimenkul portföyünü de göz önünde bulundurduğumuzda operas-yonel performansında da daha fazla iyileşme görebiliriz.”

DESTEK YATIRIM ARAŞTIRMA MÜDÜRÜ MURAT TUFAN
“Kipa hisselerinde geri çekilme hızlanabilir”

“Kipa, hisse başına 0,2375 TL bedelle toplam 302.286.947 TL’ye satıldı. 9 Haziran’da Kipa hisse senetlerinin 2,34 TL’den işlem gördüğü göz önüne alındığında, işlemde piyasa değerinin yaklaşık yüzde 10’u kadar devir gerçekleştiği anlaşılıyor.

Kipa hisselerinin büyük çoğunluğunun (yüzde 95,5) satışa konu olması nedeniyle Migros geri kalan yüzde 4,5’lik hisse sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkına sahip olmuş oluyor. Haziran ayında yatırımcısına yaklaşık yüzde 34 kaybettiren Kipa hisse senetlerinde bundan sonraki süreçte geri çekilmeler hızlanabilir.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap