|
Ekonominin canlanmasına yönelik bir destek de reklam mecrasından geldi.
Haber : Gözde Yeniova / 30.08.2009
Kriz önlemlerine yönelik sektörlerden
yapılan desteğe ilk olarak
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), ‘Kriz varsa çaresi de
var’ kampanyasıyla başlamıştı. Şimdi buna
bir de reklam dünyasından destek geldi.
Mehmet Ali Yalçındağ başkanlığındaki
pazarlama, reklam, medya alanındaki
örgütlerin çatı kuruluşu olan Türkiye
Reklam Konseyi, küresel krizin etkilerini
azaltmak ve iç talebi canlandıracak mekanizmaları
harekete geçirebilmek amacıyla
yeni bir kampanya başlattı.
26 Ağustos-15 Eylül döneminde yayınlanacak olan “Ekonomik Canlılık
Kampanyası’’nın amacı, ‘alın-verin, ekonomiye
can verin’ mesajıyla önümüzdeki
Ramazan, bayram, okula dönüş dönemlerini
kapsayacak biçimde, topyekün bir
seferberlik başlatmak.
Tüm sektörlerden destek
Bu amaçla TV, basın, radyo, outdoor
ve internete yayılan kapsamlı bir kampanya
hazırlandı. Ekonomi dünyasının tanınmış isimleri de bu reklamlarda oynayarak
kampanyaya destek verdi. Reklamlarda
sakız, simit, çiçek veya oyuncak almanın
bile ekonomi çarklarını döndürmeye
başlayacağı mesajı veriliyor. Reklam
filmleri ve gazete yayınları için yapılan
çekimlerde Merkez Bankası eski Başkanı
Yaman Törüner, oyuncakçıyı; Garanti
Bankası eski genel müdürü Akın Öngör,
simitçiyi; Ekonomist Deniz Gökçe,
bakkalı; ekonomi yazarı Meliha Okur ise
çiçekçiyi oynadı. Bu kampanyanın TÜSİAD, TOBB ve AMPD üyeleri tarafından
yapılacak bireysel kampanyalarla da desteklenmesi
ve iç piyasanın daha da hareketlilik
kazanması hedefleniyor.
Türkiye Reklam Konseyi ve IAA Başkanı
Mehmet Ali Yalçındağ, yaptığı konuşmada
2008 Ekim ayından beri dünya
ekonomisini sarsan küresel
krize dikkat çekerek, dayanışmanın zorunlu olduğunu
Türkiye Reklam Konseyi olarak
kendilerinin de dayanışmanın ülkedeki en iyi örneklerden
birini gerçekleştireceklerini
ifade ediyor. Yalçındağ,
kampanya ile ilgili şunları söylüyor;
“Kampanya, Reklamcılar Derneği, Reklam
Verenler Derneği, Televizyon Yayıncıları Derneği, Basın Reklam Platformu
ve Radyo İzleme Araştırmaları Kurumu’nun
ortak çabası, ama bu çaba sadece
medya ve iletişim sektörü ile sınırlı değil; sanayi, finans ve perakende sektörleri
de bu girişimin parçası.”
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|