|
Rüzgar, Türk yatırımcının gündemine her zamankinden daha fazla girmiş durumda.
Haber : Sibel Atik / 10.07.2011
Japonya’nın yaşadığı nükleer felaket
enerji yatırımları konusunda
birçok ülkeyi bir kez daha düşündürdü.
Hatta Almanya başta olmak
üzere kimi ülkeler gelecek
yıllarda tamamen yenilenebilir enerjiye
yüzünü döneceğini açıkladı. Türkiye’de
liberalleşme rüzgarının estiği enerji sektöründe
bugünlerde daha çok nükleer
ve termik santral yatırımları adından söz
ettirse de yatırımlar arasında alternatif
kaynaklara da yönelen grupların sayısı
gittikçe artıyor. Hatta kimi şirketler yatırım rotalarını tamamen yenilenebilir
enerji üzerine kurma çabasında. Güneşten
enerji üretmenin şuan için yatırımcılar için fizibıl olmaması nedeniyle yatırımların önemli bir kısmı rüzgara yapılıyor. Büyük gruplar içinde sadece yenilenebilir
enerji alanında büyüme stratejisiyle
ilerleyenler arasında ise Polat, Demirer,
Bilgin ve Yırcalı başı çekiyor.
Firmalar için yenilenebilir enerjiye
yatırımın kazan kazan prensibiyle hayata
geçirildiğini ifade eden Rüzgar Enerjisi
ve Su Santralleri İşadamları Derneği
(Ressiad) Yönetim Kurulu Başkanı ve Bilgin
Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tolga Bilgin, bu yatırımların var
olan potansiyelin değerlendirilmesi açısından çok önemli olduğunu aktarıyor.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında
ciddi bir potansiyeli olduğunu ve bu şirketlerin
de gelecekte bu alanın daha da
önem kazanacağını öngörerek bir strateji
çizdiklerini dile getiren Bilgin, karbon
salımına yönelik sınırlama ve desteklerle
şirketlerin bu alana yatırımlarının artarak
süreceğini söylüyor.
Sadece yenilenebilir enerjiyle yoluna
devam eden büyük grupların da katkısıyla rüzgardan elektrik üretiminin kısa sürede üçe katlanması bekleniyor.
Toplam elektrik üretiminin henüz yüzde
1,7’sinin rüzgardan karşılandığı düşünülürse
gidilecek daha çok yol olduğu ortada. Enerji Piyasası Düzenleme
Kurumu’nun (EPDK) verdiği 94 lisanstan
işletmeye geçenlerin kurulu gücü
henüz 1.500 megavata ulaştı. Ancak yapılan yatırımlarla birlikte Türkiye’nin
potansiyelinin bu rakamın çok üstünde
olduğu da hemen bütün sektör temsilcisi
tarafından dile getiriliyor.
Yatırımcılar artacak
Daha çok sahil kesimlerinde inşa
edilen rüzgar santralleri Balıkesir, Manisa,
İzmir ve Çanakkale bölgelerinde
yoğunlaşıyor. Ancak bu rotalar dışında
Hatay, Tokat, Amasya, Tekirdağ gibi illerde
de yapımı devam eden rüzgar santrali
yatırımları mevcut. Bugüne kadar
inşa edilip elektrik üretimine başlayan
rüzgar santrallerinin kurulu gücü yapişlet-
devret modeliyle inşa edilenler dahil 1.500 megavat olurken bu rakamın
4 yıl içinde 5 bin megavata ulaşması öngörülüyor.
Yatırım tutarının megavat
başına ortalama 1 milyon euro olduğu
dikkate alındığında, gelecek 4 yılda bu
alana yaklaşık 3 milyar euroluk bir yatırım yapılması öngörülüyor.
Bugüne kadar devletin yaptığı yatırımları özel sektörün risk alarak yapmasının Türkiye için çok önemli bir gelişme
olduğunun altını çizen Tolga Bilgin,
“Bu alanda şu anda 1.500 megavat
olan yatırımların, 4 yıl içinde 5 bin
megavata ulaşabileceğini öngörüyoruz.
Düzensiz üretimi olan RES ve
HES’lere 5346 sayılı Yenilenebilir
Enerji Kanunu (YEK) ile verilen 7.3
dolar cent’lik alım garantisi, bu santrallerin
finansman bulmaları kolaylaşacak
ve dolayısıyla yatırım daha mümkün
olacak” diyor. Devlet teşviklerinin
piyasa oluşumunda büyük önem taşıdığını belirten Tolga Bilgin, hem çevreci
ve hem de Türkiye’nin yüksek
rüzgar potansiyeli nedeniyle bu alana
girdiklerini kaydediyor.
Bandırma örnek oldu
Yap-işlet-devret modeli ve alım garantisi
kalkmasıyla bütün yük ve risklerin
yatırımcı üzerinde olduğunu aktaran Bilgin,
özellikle karbon salımına getirilen
kısıtlamaların bu alandaki yatırımcıya yeni
bir kazanç imkanı da yarattığını iletiyor.
“Bilgin Enerji Yatırım Holding, 2005
yılında Bandırma santrali için Türkiye’deki
ilk gönüllü karbon azaltım sertifikasını aldı. Her yıl emisyonunu azalttığımız bu karbonu, çevreye karbon salan ve
bunu sıfırlamak isteyen yurtdışındaki alıcılara ihraç ediyoruz. Bu model diğer
RES ve HES yatırımcılarına örnek oluşturdu”
diyen Bilgin, şu anki mevcut RES
kurulu gücünün yüzde 15’inin kendi firmaları
tarafından
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|