20 yılda 3 milyar TL ceza kestik

20 yılda 3 milyar TL ceza kestik

Verdiği cezalarla gündeme gelen Rekabet Kurumu, bugüne kadar 3 milyar TL’ye yakın ceza verdi. Geçen yıl tamamlanan 21 soruşturma sonucunda toplam 187 milyon TL idari para cezası verildiğini söyleyen Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, 1999 yılında bu yana en çok para cezası verilen sektörler içinde finansın yaklaşık 1.2 milyar TL ile birinci olduğunu söylüyor.

FATOŞ BOZKUŞ
fbozkus@ekonomist.com.tr

1997 yılında kurulan Rekabet Kurumu bu yıl kuruluşunun 20’inci yılını kutlamaya hazırlanıyor. Rekabetçi ortam önündeki en önemli engellerden olan kartelleşme ve tekelleşmenin engellenmesi görevi çerçevesinde bu amaca katkı sağlamak üzere çalışmalarını yürüten kurum, rekabet savunuculuğu konusunda da faaliyette bulunuyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.
Ancak kurum genellikle verdiği cezalarla gündeme geliyor. Çünkü 20 yılda 261 soruşturma kapsamında verilen idari para cezası yaklaşık 3 milyar TL. Geçen yıl tamamlanan 21 soruşturma sonucunda toplam 187 milyon TL idari para cezası veren Rekabet Kurumu’nun Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak, birincil kaygılarının ceza vermek olmadığını söylüyor.

“Düzenlediğimiz programlar ve çalıştaylarla rekabetin faydaları konusunda, iş dünyasını, ilgili paydaşları ve kamuoyunu bilinçlendirerek rekabetin arttırılması ve sağlıklı çalışan bir rekabet ortamının tesisi için çalışıyoruz” diye konuşun Torlak, kendileri için önemli olanın piyasaların rekabetçi bir yapıya kavuşması olduğunun altını çiziyor. Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun’da bazı değişikliklerin yapılması teklifinde bulunduklarını söyleyen Torlak’la, bu değişikliklerin içeriklerini ve rekabetle ilgili tüm konuları masaya yatırdık.

2016 sizin açınızdan nasıl bir yıldı? Neler yaptınız 2016 yılında?
2016 yılı, Kurum olarak misyonumuz ve vizyonumuz doğrultusunda çalışmalarımıza devam ettiğimiz bir yıl oldu. Kurul olarak 83 adedi rekabet ihlallerine, 33 adedi muafiyet/menfi tespit başvurularına, 209 adedi de birleşme/devralma/özelleştirme başvurularına ilişkin olmak üzere toplam 325 adet dosyayı nihai karara bağladık. Bu rakam geçen yıla göre yüzde 15 artışa işaret ediyor. Göreve geldiğim süreden bu yana en çok birleşme ve satın alma dosyalarına baktığımızı söyleyebilirim.

Son dönemde önünüze gelen dosyalarda ve şikayetlerde farklar oldu mu?
Türkiye’de de dünyada olduğu gibi rekabet otoritelerinin önüne yeni konular geliyor. Bunun en önemli sebebi özellikle e-ticaretin yaygınlaşmasına bağlı olarak iş dünyasındaki yeni iş yapma tarzları. Ciddi bir inovasyon var, sektörel bazda yeni rekabet ihlalleri konuları gündeme geliyor. Örneğin en çok, ‘kayrılan müşteri’ konusu bizde de gündeme geliyor. E-ticarette bu ticareti inovasyon olarak geliştirenler, farkında ya da farkında olmadan rekabet ihlali
oluşturacak bayilik sözleşmeleri, bazı müşterilere ayrımcılık yapma, dışlama gibi davranışlar sergileyebiliyorlar.

Burada şikayetçi kim oluyor?
Rakipler arasında problem olursa rakipler, bu tür uygulamalardan etkilenen teşebbüsler ya da resen kendisi yapıyor kurum. Burada bir başvuru yok ama piyasaların rekabeti için araştırılmalı kararı alınıyor. Bu alanda en çok kayrılan müşteri konusunda en yakında verilen karar, Yemeksepeti.com ile ilgili oldu. Yemeksepeti’nde müşterileri arasında yapmış olduğu sözleşmeler bakımından ola ki bana teklif ettiğin fiyattan daha düşük fiyat görürsem, çıkarırım listemden gibi bir uygulaması vardı. Ciroya bakarak ceza veriyoruz. 400 bin TL ceza verildi. Booking.com’a da aynı nedenle ceza vermiştik. Önümüzde bir Yandex müracaatı var. Yandex, Google’a dünyanın pek çok ülkesinde yaptığı rekabet ihlali başvurusunu Türkiye’de de yaptı.

Rekabet Kurumu 1997 yılından bu yana kaç soruşturma tamamladı?
Bugüne kadar tamamlanan toplam 261 soruşturma kapsamında 4054 sayılı Kanun’un 16’ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca (esastan) verilen idari para cezaları yaklaşık 3 milyar TL. Sadece 2016’da tamamlanan 21 soruşturma sonucunda, toplam 187 milyon TL idari para cezası verildi.

Bu yıla nasıl başladınız?
2017 yılına ilişkin ilk 5 ayda soruşturması tamamlanan 5 dosya var ve bunların ceza toplamı yaklaşık 160 milyon TL. Bunların en önemlileri Mey İçki’ye kesilen 155,7 milyon TL’lik ceza ile Booking.com BV’ye kesilen 2,5 milyon TL’lik ceza oldu.

En çok rekabet ihlali hangi sektörlerde yapılıyor? Bugüne kadar en çok hangi sektörde soruşturma açıldı?
Son beş yılda en çok ulaştırma sektörüne ilişkin rekabet ihlali kararı alındı. Yine petrol ve petrokimya sektörü ile gıda önde. 2016 yılında rekabet ihlali incelemelerine en çok konu olan sektörler ise sırasıyla; petrol ve petrokimya, ulaştırma, taşıt ve hizmetleri ile gıda, tarım, ormancılık, balıkçılık ve hayvancılık ana sektörleri oldu. İnceleme veya soruşturmalarda bazı sektörlerin farklı dönemlerde öne çıkmasının belirgin bir sebebinin olmadığını, tamamen konjonktür ile ilgili gelişmelere bağlı olduğunu düşünüyorum.

Bu cezaların rekabet ihlallerinin önüne geçmekte nasıl bir etkisi oluyor?
Bunu ölçebilmek için etki analizlerine başladık. Bu yıl kurumun kuruluşunun 20’nci yılı. İki sektör açısından incelemelerimiz sürüyor. 20’nci yılımızı kutlarken etkileri açıklayacağız.

Hangi sektörler bunlar?
Onu açıklamıyoruz. Bu bir başlangıç olacak bu tür çalışmaları artarak devam ettireceğiz. Ama şunu söyleyebilirim, kurumla muhatap olan başta çimento, perakende, enerji, finans, petro kimya gibi sektörlerdeki pek çok şirket, rekabet ihlali neticesinde sadece parasal cezayla karşı karşıya kalmadıklarının bunun şirket itibarına da olumsuz etkisi olduğunun bilincinde. Bu anlamda şirketlerin kendilerini bir rekabet uyum programına aldıklarını görüyoruz. Uzman kişiler istihdam ediyorlar ya da danışmanlık hizmeti alıyorlar. Sadece benim görevde olduğum yaklaşık 2 yıllık süreç içinde, 20 yetişmiş insan kaynağımız özel sektöre transfer oldu.

Kaç kişilik bir ekibiniz var?
Toplam personel sayımız 300 civarında olup, bu sayının yarısını Kurul adına incelemeleri yürüten meslek personeli oluşturuyor.

Rekabet Kurumu Başkanı olarak şirketlere önerileriniz neler olur?
Rekabet Kurumu’nu faaliyetleri açısından bir engel olarak görmemelerini, bilakis faaliyetlerinin gelişmesini güvence altına alan bir fırsat olarak değerlendirmelerini diliyorum. Şirketlerimizin rekabet kuralları ile uyum konusundaki hassasiyetlerini geliştirmeleri önemli. Bu doğrultuda, Kurul tarafından alınan kararların ve çıkarılan diğer yayınların takibi ilgili kesimlerce yapılmalı. Rekabet uyum programlarının tüm alt şirketler ve çalışanlar düzeyinde yaygın ve etkili bir şekilde uygulanması gerekiyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap