2017 yılında demiryoluna odaklanacağız

2017 yılında demiryoluna odaklanacağız

Lojistikte yeniden yapılanan Arkas Holding, 2017’de demiryoluna yönelik yatırımlarıyla öne çıkacak. Arkas Lojistik Grup Başkanı Diane Arcas, 2017’de demiryolu serbestleşmesine yönelik süreçlerin netleşmesiyle yatırıma başlayacaklarını söylüyor.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

Arcas, “2017’de üç lokomotif almayı planlıyoruz. Sadece lokomotif alımı için 12 milyon Euro’luk yatırım yapacağız” diyor. Acentelik, armatörlük ve limancılık, Arkas Holding’in lokomotif iş alanları. Holding, son iki yıldır lojistik alanında önemli adımlar atıyor.

Şirketin dördüncü kuşak temsilcilerinden Diane Arcas’ın lojistik işinin başına geçmesiyle bu alandaki yatırımlarını hızlandıran holding, 2015 yılında ulaştırma, depoculuk, forwarding şirketlerinin hepsini Arkas Lojistik çatısı altında birleştirdi.

Bu sinerji sayesinde operasyon süreçlerini daha hızlı ve verimli hale getiren şirket, küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler ve yavaşlamaya rağmen yılın ilk dokuz ayında geçen yıla kıyasla TL bazında kârlılıkta yüzde 38 artış yakaladı.

Cirosu 400 milyon dolara ulaşan şirket, 2017’de en az yüzde 20 büyüme hedefliyor. Son dönemde proje taşımacılığına odaklanan şirketin gündemindeki diğer bir konu ise demiryolu serbestleşmesi. Diane Arcas, 2017’de demiryolu serbestleşmesine yönelik süreçlerin netleşmesiyle yatırıma başlayacaklarını söylüyor.

Arcas, “2017’de üç lokomotif alımı yapmayı planlıyoruz. Sadece lokomotif alımı için 12 milyon Euro’luk yatırım yapacağız. Biz şu anda yatırım yapmaya hazırız. Ancak ekonomik, teknik ve operasyonel dataların belirlenmesini bekliyoruz” diyor.

Diana Arcas, sorularımızı aşağıdaki gibi yanıtladı.

Lojistik sizin sonradan girdiğiniz ancak hızla büyüttüğünüz bir sektör. Nasıl bir büyüme ivmesi gösteriyorsunuz?
Lojistik, Arkas’ın temelindeki dört ana sütundan biri. Deniz, kara, demir ve hava taşımacılığı yapan ve bu kadar yaygın lojistik ağı olan başka bir şirket Türkiye’de yok. 2015 yılında ulaştırma, depoculuk, forwarding şirketlerinin hepsini Arkas Lojistik çatısı altında birleştirdik. Onlar birleşince süreçler yalın hale geldi. Karar vermek kolaylaştı. Bunun müşteri tarafına da etkisi oldu. Müşteriler tüm süreçlerin aynı elden yönetilmesini olumlu karşıladı. Her açıdan bu birleşme bizi bu zor süreçte taşıdı. Yılı yüzde 38’lik büyümeyle kapatmayı planlıyoruz.

2017 için beklentileriniz nelerdir?
2017 yılı daha zor olacak. Finansı yönetmek çok zorlaştı. Tahsilatları yapabilmek ve riski yönetmek çok zor. Sizin kontrolünüzde olmayan noktalar var. Denizcilik zor bir dönemden geçiyor. Dünya çapında armatörler konsolide oldu. Onların yaşadığı zorluklar bize de yansıyor. Türkiye’nin ithalat ve ihracatında yaşanan düşüş bizi de etkiledi. Yine de yatırımlara devam etmek lazım. Biz pozitif düşünmeye çalışıyoruz. Negatif şeyleri konuşabiliriz ama kimseye bunun faydası yok. Biz yatırımlara ve büyümeye devam edeceğiz. 2017’de yüzde 20 büyüme hedefliyoruz.

2017 için yeni yatırım planlarınızdan bahsedebilir misiniz?
Demiryolu serbestleşmesine öncelik veriyoruz. Üç tane lokomotif alacağız. Bazı teknik detayların devlet tarafından netleştirilmesi gerekiyor. İstasyonlarla ve altyapıyla ilgili birtakım beklentilerimiz var. O detaylar belli olunca lokomotif siparişi vereceğiz. Her yıl kamyon filomuzu yeniliyoruz.2017’de 30 kamyon alacağız. Müşteriye farklı çözümler üretebilmek için dorse yatırımlarımız olacak. Üç lokomotif için 12 milyon Euro yatırım yapacağız. Diğer yatırımlarımızı da eklersek 15 milyon Euro’luk yatırım planlıyoruz.

7076

Demiryolundaki serbestleşme özel sektöre nasıl bir katkı sağlayacak?
Türkiye’de ticari taşıma 15-17 milyon ton civarında. Transit taşıma yok. Serbestleşme ve Kars-Tiflis-Bakü hattı bittikten sonra ilk partide bu rakamın iki misline çıkması bekleniyor. Kars-Tiflis-Bakü hattında 6 milyon ton kapasite yaratılması planlanıyor. Yıl sonunda bu hattın açılışı yapılacak. Bu hat Hazar’a bağlanıyor. O bittiği zaman pazara ulaşım çok kolay olacak.

Yurtdışına yönelik yatırım planlıyor musunuz?
Yurtdışında Çin, Rusya, Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan ve Türkmenistan’da ofislerimiz var. Bu ülkeler de çok önemli. Bu ülkelerde büyümeyi hedefliyoruz. Onun dışında Orta Asya’ya Türk firmalarının yönelimi var. Bu bölgelere bakacağız. Proje odaklı olacağız. Müşteriyi izleyerek büyüyoruz diyebiliriz. Ayrıca Kuzey Afrika ve Türki Cumhuriyetler çok canlandı. Hazar Denizi’ne ilgimiz var. Orada güçlenmeye çalışıyoruz. Oraya girdiğiniz zaman Türkmenistan, Özbekistan gibi ülkelere erişim kolaylaşıyor. Bu yıl bunu geliştirmeye çalışacağız.

Yurtiçinde nasıl bir strateji izleyeceksiniz?
Yurtiçi dağıtımda çok aktif değiliz ama bu yıl onlara odaklanacağız. Lojistik şirketlerinin çok geliştirdikleri dağıtım ve depolama bizim için yeni. Biz deniz kökenli bir şirketiz. Depo kısmını geliştirmeye çalışıyoruz. Onu geliştirdiğimiz ve güçlendiğimiz zaman Türkiye içinde çok daha hızlı büyüme şansımız olacak. Uluslararası şirketlerde tüm taşıma modları var. Bizim de yapımız o şekilde. Beş yıllık planımızda kendi alanında güçlü bir şirketi satın almak var.

Çevre ülkelerdeki iç çatışmalar, siyasi gerginlikler lojistik sektörünü de olumsuz etkiliyor. Bu noktada siz bu süreçleri atlatmak için nasıl bir strateji izliyorsunuz?
Türkiye özellikle bulunduğu coğrafi konum nedeniyle pek çok avantaja sahip. Doğu-batı, kuzey-güney arasında doğal bir köprü konumunda, maliyeti düşük bir çıkış noktası olarak önemli pazarlara kolay erişim imkanı var. Ancak yaşadığımız coğrafya dolayısıyla zor durumlarla her zaman karşılaşabiliyoruz, ülke olarak zorluklara daha kolay ayak uydurup adapte olabildiğimizi ve rekabeti bırakmadığımızı söyleyebilirim. Bu süreçte biz hizmet ve coğrafya çeşitliliği yaratıyoruz. Mesela Cezayir ve Fas pazarları güçlendi. Batı Afrika’ya servis koyduk. Güney Afrika ve Doğu Afrika üzerinde çalışıyoruz. Hindistan ve Çin pazarına yöneldik. Artık daha mobiliz diyebiliriz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap