Akdeniz havzasının en büyüğü olacağız

Akdeniz havzasının en büyüğü olacağız

Türkiye ve Mısır’da tekstil üretimi olan Tay Group, Cezayir ve Sırbistan’da yeni yatırımlar yapıyor. Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak, “Bu yatırımlar tamamlanınca AB ve bu havzadaki en büyük ve en önemli üretici olacağız” diyor.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Temelleri 1977 yılında Sultanhamam’da kumaş üretimi ve ticaretiyle atılan Tay Group, zaman içinde gayrimenkul ve turizm alanlarına da girdi. Grubun gayrimenkul şirketi Astay Gayrimenkul çatısı altında Onaltı-dokuz İstanbul, Academia Apartments projeleri yürütülüyor. Turizm sektöründe ise Four Seasons Boshporus ve Sultanahmet otelleri bulunuyor. Ancak grubun lokomotif sektörü hala tekstil.

Grup şirketlerinden yaklaşık 1 milyar dolarlık ciroya sahip olan Taypa Tekstil, dünya markalarına tasarım ürünler satan bir denim devi konumunda. Türkiye’nin yanı sıra Mısır’da da yatırımı bulunan Taypa Tekstil, Cezayir’de de bölgenin en büyük testil kampüsünü kuruyor. Tay Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Toprak ile yatırım planlarından hedeflerine kadar pek çok konuyu konuştuk.

Amiral geminiz tekstil. Geçen yılı tekstilde nasıl kapattınız? Bu yıl için hedefleriniz neler?
Türkiye’de dört ayrı lokasyondaki 70 bin metrekarelik kapalı alanda denim ve non-denim konfeksiyon alanında faaliyet gösteriyoruz. 2017’yi atılım yılı olarak kabul etmiştik. Geçen yılı yaklaşık 100 milyon dolar ihracatla oldukça başarılı bir şekilde kapattık. Bu yıl yurtiçindeki tesislerimizde kapasite artışımız yüzde 15-20’yi bulacak.

Kapasite artışınız sadece Türkiye’deki tesisleriniz sayesinde mi oldu?
Cezayir’de inşaatı devam eden fabrikamız da mart ayı itibarıyla iplik üretimine başladı. Cezayir’deki yatırımımızın birinci fazı için planladığımız yatırım tutarı 800 milyon dolardı. Tam kapasite olarak bu yılın sonunda çalışmaya başlayacak. İpliğin yanı sıra kumaşımızı da üreteceğiz, boyasını da yapacağız, konfeksiyon üretimi de olacak. Bu tesislerden yılda yaklaşık 30 milyon ürün çıkacak. Sırada ikinci ve üçüncü faz var. Bu yatırım 10 yıllık bir periyotta tamamlanacak. 2018 yıl sonu faaliyete geçecek birinci fazda toplam 10 bin kişiye istihdam sağlayacağız.

Cezayir’den nerelere ulaşmayı düşünüyorsunuz?
Yurtdışına yaptığımız her yatırımın stratejik bir nedeni var. Mısır’a niye gittik? Çünkü Türkiye’de ABD pazarını kaybettik. Yüksek vergilerden dolayı bizden mal almamaya başladılar. Mısır, ABD ile arasındaki serbest ticaret anlaşması nedeniyle stratejik bir ülke. Bu ülkeden ABD’ye yaptığımız ihracatta büyük bir vergi avantajı sağladık. İkinci durağımız ise Cezayir oldu. Bu ülkeyi seçmemizin de çeşitli nedenleri var. Özellikle hızla gelişen Afrika pazarına yakın olmak. Bir diğer neden ise Kuzey Afrika ülkelerinin Avrupa’ya yakın olmaları nedeniyle sağladığı
hızlı lojistik avantajı. 40 milyon nüfuslu bir ülke, çok genç bir nüfusu var ve tekstil üretimi yok denecek kadar az. Buradan ihracatla o ülkeyi doyuramayız. Dolayısıyla orada yatırım yapıp, hem o ülkeye hem o bölgeye hem de AB’ye ihracat yapacağız.

Tekstili bilmeyen bir ülkedeki elemanlarla iş yapmak zor değil mi?
Zor tabii. Bunun için kontratımızın içinde 500 kişinin eğitim alacağı bir formasyon okulu var. Şu anda eğitimlerimiz başladı.

Yurtdışında başka yatırımınız var mı?
Bu yılki bir diğer yatırımımız Sırbistan’a oldu. Ben Sırbistan’a giderek hızıma hız katmak istiyorum. Oradan Rusya’ya geçmek istiyorum. Sırbistan’ın Kraljevo şehrinde kurulum çalışmalarına başladığımız denim ve non-denim hazır giyim ve konfeksiyon fabrikamızda beş yılda 35 milyon Euro’luk yatırım yapmayı planlıyoruz. Bu tesiste de yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam imkânı sağlayacağız.

Sırbistan’a yatırım kararınızda neler etkili oldu?
Türkiye’den Rusya’ya gönderdiğimiz ürünlere müşterilerimiz gümrük vergisi ödüyor. Yeni yatırımımız ile Sırbistan’dan gümrüksüz bir şekilde Rusya’ya mal satacağız. Globalleşme yerini yöreselleşmeye bırakmaya başladı. Yöresel pazarlar bundan sonra çok önemli hale gelecek.

Tekstilin dışında turizm ve gayrimenkul alanlarında da yatırımlarınız var değil mi?
Evet. Gayrimenkul sektörüne 2004 yılında girdik. Four Seasons otellerini alarak turizm yatırımı yapan bir şirket haline geldik. Otellerimizdeki operasyonları biz değil, Four Seasons yapıyor. 2005 yılında inşaatına başladık ve 2008’de bitirerek turizme açtık. Şu ana kadar da yüzlerce ödül kazandı. Şimdi biz bunu Bodrum ile taçlandırmak istiyoruz. Bodrum’da bir resort projemiz var.

Ne zaman başladı?
Çok yeni başladık ve 2020 yılında bitirmeyi düşünüyoruz. Bodrum’un Yalıçiftlik bölgesinde Four Seasons Resort Bodrum projesini yapacağız. Projenin bitimine kadar tüm bölgeye 100 bin ağaç dikme planımız var. Four Seasons Resort Bodrum, Akdeniz çanağındaki ilk ve tek Four Seasons resort olacak. “Gelin bu ülkede de Four Seasons oteli yapın” diye teklifler alıyoruz. Farklı ülkelere de Four Seasons’ı götüreceğiz.

Gayrimenkul sektörüne yönelik yeni yatırımlarınız olacak mı?
Önümüzdeki günlerde Etiler’de yer alan arazimizde Four Seasons Private Residences Etiler projemize başlayacağız.

Mercek altına aldığınız başka yerler var mı?
Şu anda yaptığımız yatırımları hazmetmeye çalışıyoruz. Türkiye’de yılda 8 milyon, Mısır’da 5 milyon olmak üzere 13 milyon adet giysi üretim kapasitemiz var. Türkiye, Mısır ve Cezayir ile Sırbistan’daki tesisimizin de tamamlanmasıyla yılda toplam 60 milyon adetlik kapasiteye ulaşacağız. AB ve bu havzadaki en büyük ve en önemli üretici marka olacağız.

“BİR BARDAK SUYLA PANTOLON YIKIYORUZ
“Yaklaşık 2 bin metrekare büyüklüğünde tasarım ve AR-GE merkezimizde ayda bin 500 adet yeni ürün geliştiriyoruz. Bizim uzmanlık alanımız denim konfeksiyon ve denimde en önemli süreç yıkama.

Denimde daha fazla katma değeri, tasarımda olduğu kadar yıkama trend ve teknolojileriyle de arttıyoruz. Teknoloji yatırımlarıyla şu anda bir bardak suda bir pantolon yıkayabilecek kabiliyete ulaştık.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap