Altın madenine 400 milyon $ yatıracağız

Altın madenine 400 milyon $ yatıracağız

Nurol Holding, savunma sanayiinden turizme, bankacılıktan enerjiye uzanan geniş bir kulvarda faaliyet gösteriyor. Holding şimdi yeni bir alana daha girmeye hazırlanıyor. Bu alan altın madenciliği olacak.

ERDİNÇ ÇELİKKAN
ecelikkan@hurriyet.com.tr

Nurol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Çarmıklı, “Altın madenciliği alanında yaklaşık 400 milyon dolar yatırım içeren iki projeye 2017 yılında başlamayı planlıyoruz” diye konuşuyor.

Nurol Holding’in temelleri inşaat ve taahhüt alanlarında atıldı. İnşaat halen grupta lokomotif sektör olarak öne çıksa da, Nurol, savunma sanayiinden turizme, bankacılıktan enerjiye uzanan geniş bir kulvarda faaliyet yürütüyor. 2015’te 3,45 milyar TL ciro gerçekleştiren Nurol Holding, bu yılı 4,4 milyar TL ciro ile kapatmaya hazırlanıyor. Şirketin ihracatı ise 800 milyon doları buluyor.

Nurol, şimdi de altın madenciliği alanında yatırıma soyunuyor. Şirket, 2017 yılında altın madenciliği alanında yaklaşık 400 milyon dolarlık yatırım içeren iki projeye hayata geçirilecek. Nurol Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Çarmıklı ile mevcut gelişmelerin yanı sıra yeni projeleri içeren bir söyleşi yaptık.

Çarmıklı sorularımıza şu yanıtları verdi:

Şirketiniz 2016’yı nasıl geçirdi? Yakın geleceğe ilişkin rakamsal hedefleriniz nedir?
2014ve 2015 yıl sonları itibarıyla uluslararası finansal raporlama standartlarına göre konsolide ciromuz sırasıyla 2,5 milyar TL ve 3,45 milyar TL olarak gerçekleşti. 2016 yılı konsolide ciromuz ise 4,4 milyar TL olarak bütçelendi.

Ciroda sektörel dağılım nasıl? Yeni dönemde bu dağılım nasıl değişecek?
Grubumuz ağırlıklı olarak inşaat-taahhüt ve savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösteriyor. 2015 yılı verilerine göre konsolide ciromuzdaki yüzde 63’lük pay inşaat sektörüne, yüzde 30’luk pay ise savunma sanayi sektörüne ait. Cironun korunması ve büyütülmesi adına iş geliştirme faaliyetleri önem taşıyor. Özellikle yurtdışında yeni coğrafyalara girişlerin sağlanması ve yeni proje fırsatlarının değerlendirilmesi yönünde çalışmalar yapılıyor.

Yeni hangi pazarlara yönelmeyi planlıyorsunuz?
Yeni coğrafyalara adım atılması yönünde, yurtdışında iş yapma potansiyelimizin yüksek olduğunu düşündüğümüz Sahra altı Afrika’da muhtemel proje fırsatları değerlendiriliyor. Grubumuzun 2016 ve 2017 yılları sektörel ciro dağılımlarında, 2015 yılındaki dağılıma yakın oranlarda bir tablonun oluşması bekleniyor.

Şirketinizin ihracat rakamları nedir? Hedef pazarlar, ülkeler nereleri olacak?
2015 yılı sonuçlarına göre grubumuzun yurtdışı satış ve döviz geliri rakamı yaklaşık 800 milyon dolar. Mevcut durumda yurtdışında ağırlıklı olarak Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika’da faaliyet gösteren grubumuz, hedef pazar olarak Sahra Altı Afrika bölgesini belirledi.

2017’ye ilişkin nasıl bir planlama ve bütçeleme yapılıyor?
2017 yılında stratejik hedeflerimiz ve yurtdışındaki büyüme stratejilerimiz iş yapmakta olduğumuz bölgelerin/ülkelerin artırılması ve çeşitlenmesi yönünde olacak. Özellikle grubun asıl uzmanlık sahası olan inşaat ve taahhüt alanında altyapı projeleri ile savunma sanayiinde yeni proje edinimleri ve iş fırsatları yaratılması amaçlanıyor.

Yeni yatırım alanları planlıyor musunuz?
Altın madenciliği alanında yaklaşık 400 milyon dolar yatırım içeren iki projeye 2017 yılı itibarıyla başlamayı planlıyoruz.

Savunma sanayiinde en büyük oyuncular arasındasınız. Nurol’un savunmadaki serüveni nasıl başladı?
Nurol’un savunma sanayi hayatı, 1985 yılında, Zırhlı Muharebe Aracı (ZMA) programında Nurol Holding olarak ulusal savunma sanayinde yer almaya karar verilmesiyle başladı. ZMA programına ABD’den FMC ile ortaklık kurularak girilmesine karar verildi. 1987 yılında FMC-Nurol Savunma Sanayii A.Ş. (FNSS) olarak resmiyet kazanan girişim, 1988 yılında bin 700 aracın 10 yıllık bir takvim kapsamında TSK’ya teslimine yönelik sözleşmenin imzalanması ile faaliyete geçti. FMC ile başlayan ortaklık bugün dünyanın en büyük savunma sanayi kuruluşlarından birisi olan BAE Systems ile devam ediyor. FNSS ortaklığının yüzde 51 payı Nurol Holding’e ait.

FNSS’in savunma şirketleri arasındaki yerinden bahseder misiniz?
Nurol Holding’in savunma sanayiindeki amiral gemisi diyebileceğimiz FNSS, Türkiye’deki ilk özel savunma sanayi girişimi olup, Nurol Makina ve Sanayi AŞ (NMS), Nurol Teknoloji (NT), Nurol BAE Systems Hava Sistemleri (BNA) ile sektörde faaliyetlerine devam ediyor. FNSS ve NMS, yaptığı işler ve ürünleri ile birbirini tamamlayan ve Türkiye’nin kara platformlarında önde gelen kuruluşlarıdır.

Yabancı ortaklıklarınız ile yürüyen yeni projeler var mı?
Bizim savunmada Amerikalılarla bir ortaklığımız var. Fakat biz AR-GE Merkezi kurduk. Şimdi bütün geliştirmeler yüzde 100 Türkiye’de yapılıyor. Araçların hepsi Türkiye’de yapılıyor. Yani Türk aracı. Askeri araçları yaparken yan sanayi oluşuyor. Yan sanayi, müşterek çalışmalar neticesi bir yere geliyor. Bütün olay bu. Biz 1981’de yurtdışına çıktık. Yurtdışı çalışmalarında başarılı olduk, intibak ettik. Çalışma ve iş düzenimizi yurtdışından aldık. Şimdi dışarıda rakip firma olarak tanınırız. İnşaatçılık ve askeri zırhlı araçlar alanında rakip firma haline geldik.

Bu alanda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje ya da bir araç var mıdır?
Yeni aldığımız projeler var. Silah taşıyıcı araç projesi, 4×4 araç ve paletli araç geliştirip TSK’ya satacağız. Yurtdışında da bununla ilgili yüksek potansiyel var. Mevcut araçlarımızın yeni nesillerini ortaya koyuyoruz. Pars’ın yeni nesil aracını üretiyoruz. Zırhlı araçlarla mayın tespiti ve imhası projemiz bulunuyor. Küçük kesme şekeri bile tutabilecek, uzayabilen bir kolu bulunan bir araç. Mayın imha aracı olarak geçiyor. Mayından etkilenmiyor olması çok önemli. AR-GE çalışmalarının önemli bölümü savunma sanayiinden çıkıyor. Teknolojik gelişmelerin kaynağı savunma sanayiinden geliyor. AR-GE’ye önem veriyoruz, büyük yatırımlar yapıyoruz. FNSS bu bakımdan sektörün en büyüklerinden birisi olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin en iyi okullarından mezun mühendislerin istihdam edildiği bir merkezimiz var.

2017 yılını ekonomi açısından nasıl görüyorsunuz?
2016 yılında turizm çok kötü geçti. Rusya krizi turizm sektörünü olumsuz etkiledi. Ancak sektör 2017 yılında canlanacak gibi görünüyor. Biz turizmle yakından ilgileniyoruz. Rusya biraz hareketlenmeye başladı. Allah memlekete, millete zeval vermesin. Bizim büyüklerimizin duasıyla bu memleket daha güzel günlere ulaşacaktır.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap