Ciromuz üç yıl içerisinde 25 milyon dolara çıkacak

Ciromuz üç yıl içerisinde 25 milyon dolara çıkacak

1020Bu yıl 10’uncu kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarışması’nda, Dress Best Uniform’un kurucusu Tülin Yazıcı, ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’ seçildi. Yazıcı’nın şirketi global birçok otel markasına personel üniforması dikiyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist. com.tr

Bu yıl Rezidor ve Accor’un 400 otelinin üniformalarını tasarlayacaklarını söyleyen Yazıcı, “Üç yıl içerisinde 25 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedefliyoruz” diyor. Ekonomist, Garanti Bankası ve KAGİDER işbirliğiyle bu yıl 10’uncu kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ödüller sahiplerini buldu.

Bu yıl Türkiye’nin Kadın Girişimcisi ödülü, iki kadın girişimciye gitti. Bu iki girişimciden biri olan Tülin Yazıcı, dünyada pek çok otele personel üniforması dikiyor. Hacettepe Üniversitesi Yüksek Hemşirelik Okulu mezunu olmasına karşın bir arkadaşının yönlendirmesiyle üniforma üretimi işine giren Yazıcı, 1996 yılında yapılan Habitat Konferansı için 25 günde 2 bin 500 üniforma üretti.

Acıbadem Hastanesi çalışanları için renkli ve özel bir koleksiyon hazırlayarak bir ilki gerçekleştirdi. 2008’de Canan Göknil ile beraber Dress Best Uniform markasını kurdu ve yurtdışına açıldı.

Yazıcı, bugün Accor, Fairmont Raffles, Swissotel, Radisson Blu, Marriott Group otellerinin Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgelerinin üniforma tasarım ve tedarikçisi haline geldi. Tülin Yazıcı, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Dress Best Uniform’un hikayesi nasıl başladı?
Hacettepe Üniversitesi Yüksek Hemşirelik bölümünden mezun oldum. Akabinde evlendim. Dört yıl sonra da eşimi elim bir kazada kaybettim. Eşimin ortak olduğu bir makine dış ticaret firması vardı.

Bu şirkette sıfırdan başlayarak ticaret hayatını öğrendim. Sekiz yıl bu şirkette çalıştım. Yakın bir arkadaşımın Fransız kız arkadaşı vardı. Bana Fransız moda ve üniforma markası Balenciaga’yı tanıdığını ve beni kendileriyle tanıştırabi-leceğini söyledi.

İş üniforması tamamen tesadüf oldu o zaman?
Balenciaga’nın Carven, Claude de Tourtour ve Balenciaga adıyla üç ayrı üniforma markası vardı. Fizibilite çalışmaları yaptıktan sonra bu markaların Türkiye temsilciliğini aldım ve eşimin şirketindeki hisselerimi devrettim. İlk olarak Sultanahmet’teki Four Seasons Hotel, Ceylan Intercontinental ve Habitat’ın işini aldık. Habitat Konferansı için 25 günde 2 bin 500 üniforma ürettik.

Bu kadar kısa sürede üç önemli projeyi tamamlamayı nasıl başardınız?
Bir önceki şirketten öğrendiğim tüm deneyimlerimi bu işlere aktardım. Benim bu projelere tasarımlarla gitmem onları çok etkiledi. Sonrasında Antalya’da Gloria Golf lerden Magic Life’a kadar birçok uluslararası otelin üniformasını yapmaya başladım. Fransızlardan aldığım tüm konsept hazırlama bilgisini Türkiye’de moda akademilerinde okuyan kız öğrencilere aktardım ve onlarla çalışmaya başladım. Vepa’dan, Beymen’den yönetici düzeyinde transferler yapmaya başladık. Yaptığımız işlerle de turizm sektöründe tanınmaya başladık. Bunun üzerine ortağım Canan Göknil ile birlikte kendi atölyemizi kurmaya karar verdik. Dress Best Uniform böyle kuruldu.

Şirketinizi kurmanızla birlikte önemli bir sıçrama yaşadınız. Bu süreçte yapmış olduğunuz projeler hakkında bilgi verir misiniz?
Örneğin İstanbul Atatürk Havalimanı çalışanlarının tüm üniformalarını biz diktik. BTA, TAV’ın üniformalarında yine bizim imzamız var. ABD’de kasım ayında dünyanın en büyük otel gereçleri fuarı düzenlenir. Biz de fuarı görmek için 1996’da New York’a gittik. Bu arada Acıbadem Hastaneleri üniformalarını değiştirmeye hazırlanıyordu. ABD’de de hastaneler koleksiyonlarını renkli hazırlamaya başlamışlardı. Ben de Acıbadem Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın önüne renkli bir koleksiyon koydum. Kendisi de beğendi. Böylece Acıbadem Hastanesi personelinin kıyafet işini de almış olduk.

Peki, yurtdışı açılımınız nasıl oldu?
İstanbul’daki Ritz Carlton’ın işlerini tamamladıktan sonra grup tarafından Ritz Doha’ya davet edildik. Kızım Melis’le birlikte Doha’ya gittik. Kızımın yabancı dili çok iyiydi. İlk yurtdışı projemizi Doha’ya yaptık. Acıbadem’de hazırlamış olduğumuz koleksiyonun referansıyla Dubai’nin en büyük hastane gruplarından biri olan City Hospital Group’un tüm hastanelerinin ihalesini de aldık. Abu Dabi National Bank’ın fularlarını da biz tasarladık. İşlerimiz bu ülkede artmaya başlayınca Dubai’de temsilcilik açtık. Rixos Ottoman Palace’ın Palm’deki üniformaların tasarımını yaptık. Bu yıl dünya çapında büyük otellerin merkez satın almaları için sözleşmeler imzaladık.

Hangi otellere kıyafet tasarlayacaksınız?
Accor, Fairmont Raffles, Swissotel, Radisson Blu, Rezidor, Marriott Gro-up’un Afrika, Türki Cumhuriyetler, Rusya ve Avrupa’nın sözleşmelerini yaptık. Bu arada Birleşik Arap Emir-likleri’ndeki ikinci en büyük havayolu şirketinin üniforma ihalesini aldık.

Bugün uzandığınız coğrafyanın büyüklüğü nedir?
Johannesburg’dan Avrupa’ya kadar az önce saydığım tüm otel gruplarının işlerini biz yapıyoruz. ABD ve Uzakdoğu dışında bu otel zincirlerinin tüm bölgelerinin otellerinde bizim üniformalarımız var. Bu da bize yeni işler getiriyor. Son olarak Saudi Airlines’ın gömlek ve fular ihalesini aldık.

Önümüzdeki döneme ilişkin projeleriniz neler?
İkinci temsilciliğimizi Cidde’ye açtık. 2017’de ise üçüncü yurtdışı ofisimizi Londra’ya açacağız. Accor ve Rezidor ile imzaladığımız sözleşme kapsamında 400 oteline üniforma tasarlayacağız.

Büyüme hedeflerinizden bahseder misiniz?
Biz yüzde 95 ihracatla çalışan bir şirketiz. 2013-2016 arasında şirket olarak yüzde 105 büyüme kaydettik. Bu yıl iki katı büyüme bekliyoruz. Üç yıl içerisinde 25 milyon dolar ciroya ulaşmayı hedefliyoruz.

“Somalı kadınlara sürdürülebilir bir iş modeli yarattık”
Tülin Yazıcı, Vodafone Türkiye, KAGİDER ve Soma Belediyesi işbirliğiyle başlatılan ‘Önce Kadın Eğitim ve Üretim Merkezi Projesi’ile Soma maden kazasında yaşamını yitiren madeneilerin eşlerine istihdam olanağı sağladı. Yazıcı, Soma’da kurduğu dikiş atölyesinde kadınlara aşçı kıyafeti diktirmeye başladı. Şu ana kadar 30 kadının bu projeye dahil olduğunu ifade eden Yazıcı, şunları söylüyor: “Benim hedefim onları tüm bölgenin üniformalarını diker hale getirmek. Belediyeden biri hale aldılar, şimdi belediye çalışanlarının yeleklerini de dikiyorlar. Hatta zaman içerisinde onların küçük bir üniforma şirketi gibi çalışmalarını hedefliyorum. Bana bile ihtiyaçları olmayacak. Orası, içerisinde erkeklerin de olduğu 100 kişilik bir firmaya dönüşecek.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap