Doğu Avrupa’da üretim tesisi kuracağız

Doğu Avrupa’da üretim tesisi kuracağız

Dimes, Türkiye’deki üç tesisinde yılda 100 bin ton meyve işleyip 300 bin ton meyve suyu üretiyor. Şirket, şimdi yatırım için Doğu Avrupa’yı markaja aldı. Dimes Genel Müdürü Ozan Diren, Doğu Avrupa’da bir üretim tesisi kurarak ihracatta güçlü oldukları Avrupa pazarında derinleşmeyi planladıklarını söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Diren, bu yılın sonuna kadar bu yatırım için adım atmayı istediklerini ifade ediyor. İçecek sektörünün önemli oyunculardan biri olan Dimes, bu yıl 445 milyon TL ciro hedefliyor. Bu cironun 40 milyon TL’sini ihracattan elde etmeyi planlayan şirketin üçüncü kuşak temsilcisi Ozan Diren, bunun için Doğu Avrupa’da üretim tesis açmayı planladıklarını söylüyor.

Halihazırda ihracatlarının yüzde 40’ını Avrupa’ya yaptıklarını belirten Diren, açacakları yeni tesisle ihracatı daha da üst noktaya getirmek istediklerini ifade ediyor. Yatırım gündeminde yeni ürünlerin de yer aldığını dile getiren Diren, soğuk kahve işine girdiklerini belirtiyor.

Bu yıl yatırım 10 milyon TL bütçe ayırdıklarını söyleyen Diren, şirketin yeni girişimlerini Ekonomist’e anlattı.

Artan sağlıklı yaşam bilinciyle birlikte tüketim alışkanlıkları da değişiyor. Meyve suyu pazarında nasıl bir değişim yaşanıyor?
Türkiye’de toplam içecek pazarının yüzde 6’sını meyve suyu oluşturuyor. Dolayısıyla Türkiye’de meyve suyu
pazarı zaten büyüme potansiyeli olan bir pazar. Fakat geçen yıl yüzde 1 gibi bir daralma oldu. Meyve suyu ile ilgili yanlış bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Bunun mutlaka bir etkisi var fakat asıl etken meyvedeki fiyat artışları oldu. Türkiye’de kişi başına düşen ortalama yıllık meyve suyu tüketimi 9 litre iken AB’de ise ortalama 22 litre civarında. Pazarın 2020’ye kadar her yıl yüzde 3 oranında büyümesi öngörülüyor. Bu büyümenin sıkma, yüzde 100 ürünlerden geleceğini öngörüyoruz.

Dimes açısından nasıl bir performans söz konusu? Bu yıl için büyüme hedefi nedir?
Sözünü ettiğim gibi meyve suyu pazarı geçen yılı küçülerek kapattı. Biz ise Dimes olarak yüzde 1 büyümeyle pozitif ayrıştık. Pazarda tonaj olarak payını artıran tek markayız. Geçen yılı yaptığımız 7,5 milyon TL tutarındaki kapasite artırma, yenileme ve pazar geliştirme yatırımlarıyla sunduğumuz yeni ürünlerin de katkısıyla toplamda 400 milyon TL ciro ile kapattık.

Bu yıl hedef nedir? Büyümeyi nasıl sağlayacaksınız?
Biz yeni kategoriler oluşturduk. Taze sıkılmış ürünler, yüzde 100 kategorisi ve çocuk ürünlerinde geçen yıl elde ettiğimiz büyümeyi bu yıl daha ileriye taşıyacağız. Çocukta özellikle 200 gramlık yüzde 100 meyve suyu ürünümüz ilgi çekti. Meyve suyunda iç pazardaki büyüme hedefimiz yüzde 17. Biz büyümeyi hem yeni iller, kanallar yani dağıtım ağımız hem de artan tüketici kitlemiz, yeni yaş grupları ile sağlayacağız. Hedefimiz yüzde 12 büyüme ile ciroda 445 milyon TL’ye ulaşmak.

Gündemde yeni bir yatırım var mı? Yatırım konusunda nasıl bir bütçeyle ilerliyorsunuz?
Dimes’in yatırımları 2017 yılında da devam edecek. Bu amaçla 10 milyon TL bütçe ayırdık. Yenileme ve ürün kategorisine yeni eklemeler için böyle bir bütçe ile ilerleyeceğiz.

Üretim ayağında üç tesisin yanı sıra yeni bir üretim tesisi planlıyor musunuz?
Tokat, Aydın ve İzmir’de üç tesiste toplam 225 bin metrekare alanda yıllık 100 bin ton meyve işleme, 300 bin ton meyve suyu üretme, 100 bin ton süt ve süt ürünleri üretme kapasitesiyle Türkiye’nin yerli en büyük meyve suyu üreticisiyiz. Hedefimizde yurtdışında bir girişim var. Fakat bunun için uygun zamanı bekliyoruz.

Bu yatırım nerede planlanıyor?
Kapasitemiz yeterli ama Doğu Avrupa’da bir yatırım hedefliyoruz. Burada iyi bir noktaya geldik. Fakat dövizdeki çıkışlar bizi biraz düşündürdü. O nedenle biraz duralım dedik. Her şeye rağmen bu yıl içinde harekete geçebiliriz.

Yatırım yapılacak olan ülke belli mi? Bütçesi ne olur?
Yunanistan, Romanya ve Polonya olabilir. Fakat net bir ülke ismi şu an veremiyorum. Avrupa Birliği (AB) üyesi bir ülke olmasını istiyoruz. Bu konuda da girişimlerimiz sürüyor. Tabii Türkiye’den işlenmiş hammadde gideceği için orada dolum olacak. Dolayısıyla ilk etapta büyük bir yatırım gerektirmeyecek. Tahminen 3 milyon dolarla başlayacak bir yatırım olur. Fakat bu yatırımın ihracatımıza katkısı önemli olacak.

Bu yatırımdan nasıl bir katkı bekliyorsunuz?
Neticede bizim ihracat pazarlarımız açısından AB’ye çok ciddi bir satış söz konusu. AB’ye toplam ihracatımızın yüzde 40’a yakınını yapıyoruz. Büyüyeceğimiz pazarlara dönük bir lojistik avantaj olabilir. Dolayısıyla bunu da yakın bir yerde yapmak istiyoruz. Tesis yatırımı için yurtdışında ilk deneme olacağı için yakın bir noktayı seçtik. Afrika olsa belki çok daha iyi bir yatırım olacak. Fakat Azerbaycan’da başarısız bir deneyimimiz olduğu için yurtdışına yatırımda biraz temkinliyiz. O nedenle ilk yurtdışı girişim için güçlü olduğumuz ve pazar payımızı daha artırabileceğimiz, lojistik olarak daha iyi yönetebileceğimiz yakın bir noktayı seçmek istiyoruz. Ekibimiz çok daha rahat gitsin ve hemen adapte olsun istiyoruz.

İhracatta hangi noktadasınız? Bölgelere göre satış nedir?
Geçen yıl 30 milyon TL’lik ihracat yaptık. Bu yıl ise 40 milyon TL yurtdışı satış hedefimiz var. İhracatın yüzde 60’ını Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’ya, yüzde 40’ını ise Amerika ve Uzakdoğu’ya yapıyoruz. Ben ihracatla bizzat ilgilenirken biraz keşfetmek istedim. Avrupalı Filipinler’e peynir satıyor ki soğuk zinciri olan bir ürün, meyve suyu neden satılmasın diye düşündüm. O dönem Çin’de de ihracat patlaması vardı. Gemiler buraya geliyor ve boş dönüyordu. Dönüş maliyetleri çok ucuzdu. Neredeyse Adana’ya sevk edilen rakamla Çin’e ürün gönderiyorduk. Burada fırsatı gördüm ve fuarlara katıldım. Türkiye’nin iyi bir algısı var. Dolayısıyla başta Çin olmak üzere ciddi bir başarı elde ettik. Şu an ihracatın yüzde 5’i Çin’e yapılıyor.

Şu an hangi ülkelerin havayollarında yer alıyorsunuz?
Singapur Airlines, Royal Brunei Airlines, Malezya ve Uzakdoğu’daki birkaç havayolu şirketinin tedarikçisiyiz.

Meyvecilik alanına son yıllarda önemli yatırımlar yapıldı. Siz bu alanda yatırım düşünüyor musunuz?
Biz bahçecilik ve meyve yetiştirme işine girmek istemiyoruz. Çiftçi ile ortak bu işi büyütmek istiyoruz. Tarıma dayalı sanayiyi yaygınlaştırmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. 50 binin üzerinde çiftçi ile çalışıyoruz. Bütün Türkiye’den ürün alıyoruz. Aydın, Tokat ve İzmir’deki tesislerimizde meyve işliyoruz. Elimizden geldiğince ağaçta meyve bırakmamaya çalışıyoruz. Çiftçi bin bir zorlukla yetiştiriyor, üç günde topluyor. Neticede mağdur olmamaları için bizlerin alması önemli. Hammaddeyi böyle karşılamaya devam edeceğiz.

 



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap